Tekil Mesaj gösterimi
Eski 31.07.15, 17:21   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Örf, Adet, Kurallar, Yasalar

ÖRF, ADET,KURALLAR, YASALAR



Kurallar; ilkel ve medeni toplumlarda yaşamı düzenlemek üzere konulmuş, uyulmaması halinde yaptırımları zorlayıcı tebdirleri olan ilkeler silsilesidir. Her kural, ister ilkel toplumlarda ister medeni ve çağdaş toplumlarda olsun tüm boyutları ve her yönü ile tartışılarak yaşam alanlarını düzenleme açısından konulan uyulması gereken ilkelerdir. Bu ilkeler her zaman dürüst, makul ve mantıklı insanlar tarafından konulmadığında, toplum yaşamına fayda yerine zarar getirir. Tıpkı 13 yıldır AKP'nin çoğunluğu ile kabul edilen torba kanunlar vb örneklerinde olduğu gibi.


Düşünce, davranış, eylem olarak toplumsal yaşam sistemlerine yön veren ilkeler!
Bazen örf, adet, gelenek, bazen alışkanlık, bazen örf adetlerin homojen ve grift halde yasaya dönüşmüş hali toplumların içinde olup, örf adet ve geleneklerin içinden ince elenmiş sık dokunmuşları, genelde yasalaşarak kamu düzeninin işleyişine katkı sunmak üzere toplumların hayatına girerler.
Örf ve adetler bazen inanılan dinlerin, dinlerin mezhep, tarikat cemaat gibi oluşumlarının ortaya koyduğu ilkel ve irticai düşünce, bu düşünceler eylem ile bütünleşince, bütünleşenlerin belli bölümleri demokrasilerin imkanlarından istifade ederek bir parti etrafında kümelenir, tasvip görmeyen güruh oluşturur, bu güruhun temsilcilerinin kanun koyucu olarak parlamentoda varlık bulması ve halkın uyması için kötü olan örf, adet gelenek ile harman olmuş kanunlar çıkarması toplum düzenini bozar, toplumu özgürlük, yaşam standardı ve evrensel insan hakları açısından geri bırakır. Bunun örneklerini 13 yıldır AKP idarecileri ve hükümetlerinde görmekteyiz. Türkiye ifade etmeye çalıştığımız güruhun temsilcilerinin çıkardığı kötü kanunlar ile idare edilmektedir.


Kanunlarla harman olmuş kötü ve kabul görmez ilkeler, kurulu demokratik parlamenter sisteme zarar vermekle kalmaz toplumun tüm katmanlarını her konuda menfi açıdan etkiler. Kötü ilkelerin sahipleri, kurulu nizamın süregelen kuruluş felsefesi ile donanımlı idari rejimin karşıtı iseler, bu halleri ile toplum kesimlerinden belli oy alarak kurulu nizamı bozmaya çalışmaları halinde anayasa mahkemesi devreye girer, ilkesizlik ile dolu olan kanunlar iptal edilir.. Kötü ilkelerin sahipleri, anayasa değiştirecek kadar parlamentoda etkin iseler, anayasa mahkemesi işleyişinin çark olarak kendi istedikleri şekle dönüştürecek çoğunluğu bulmaları halinde ise, toplumun meşru ve kurulu düzeni bozulacaktır.

Toplumsal yaşamı şekillendirmek üzere örgütlenmiş olan siyasetin ve siyasi partilerin idareye gelmiş olanları, 13 yıldır kurallar olduğu halde kural yokmuşcasına ve ülke aleyhine olacak davranış ve uygulamalar içine girmeleri herkesi, hepimizi, özgürlüklerimizi, iç ve dış barışımızı tehdit eder, 13 yıldır AKP ve HDP, onun dağ bağlantısı PKK, şehir uzantısı KCK ile ediyor da.


Bir anlayış vardır. Askerler anayasa yaparsa kötü! Siviller yaparsa iyi! Bu anlayış ve mantığı kabul etmeyenler çoğunluktadır. 1960 anayasası bir devrim anayasasıdır, halk oyuna halkın kafasında sopa ve değnek olmadan sunulmuş % 60 üzeri oyla kabul görmüştür. 1982 anayasası bir darbe ve cunta anayasasıdır, bir kurucu meclis tarafından hazırlanmış, hazırlayanların çoğu sivil ve Orhan Aldıkaçtı isimli zat ise bu anayasanın yapımcılarının başında gelen bir sivil kişidir. 1982 anayasası cunta baskısını halkın üzerinde hissettirmesi ile yine halka sunulmuş % 92 oyla kabul görmüştür. Geriye giderek 1924 ve bir önceki anayasa kalır ki, Monarşi döneminden Cumhuriyete, insanların teba oluşundan vatandaşlığa geçişte olabilecek en iyi anayasalardı.
Günümüze gelindiğinde, 1982 anayasanın nerede ise 100 adet maddesi ya tamamen değişmiş yada maddeler eklenmiştir. Tüm değişimler, değiştirenlerin veya madde ekleyenlerin ilkeleri anlayışları doğrultusunda olmuştur; örneğin 22-23 adet maddesi ise AKP'nin hükümet döneminde olmuştur. Buna rağmen ve hala 1982 anayasasından bahsedilir, tu kaka denir muhalifi iktidarı gelin bu anayasayı değiştirelim derler niçin? Türk sözü kalkacak, 8 adet devrim kanunları kalkacak, anayasanın giriş bölümü kalkacak, değişmez değiştirilmez, değiştirilmesi teklif dahi edilmez ilk üç maddesi bazılarına batar değişmesi gerekir derler. Sivil kişiler tarafından ilkeleri doğrultusunda ceberrut ve başkanlığa izin veren kantonlara bölünmeyi kolaylaştıran maddeler eklenecek, tevhid-i tedrisat eğitimi kaldırıp çok çeşitli dilde eğitim yapılmasına izin verilecek, her okulun imam hatip olmasına izin verecek ondan ve onun için bu anayasa tu kaka denir değişsin denir.


Siyaset kurumunun işleyişi ile siyaseten iktidar olanlar, kurulu meşru kuruluş sistemini beğenmediğinde, temel nizamını eğitimi ile sağlığı ile savunması ile vergi sistemi ile dızdızcılığa, karmanyolacılığa, zarfcılığa, rüşvete, komisyona, haraca, israfa dayalı bir sistem ile değiştirmeye kalktığında insanların geleceklerini ya da ortak kaderlerini menfi yönde etkiler 13 yıldır Türkiye Cumhuriyeti devletinde ve Türk milleti hayatında yaşam şekli budur bu olacaktır dayatmaları ile belirlenen kötü ilkeler, uyulması gereken müeyyideler toplumdan istenir uygulanırsa, Türkiye'de 13 yıldır yaşanan kaoslar ortaya çıkar. Bu gün Türkiye'de yaşanan kaos değilmidir?


Kendilerini ülkenin egemeni, siyasetin ve idareciliğin vazgeçilmezi sananlar,
hükümet olmaya, hükümetin içinde olmaya mecburuz denecek kadar ülkenin diğer çocuklarına siyaset hakkı tanımayacak kadar ileri gidenlere bizim mahallede önde gidenin burnuna, arkada kalanın kıçına vururlardı. Şimdi biz kimin burnuna kimin kıçına vuracağız.
 
31.07.2015
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.