Tekil Mesaj gösterimi
Eski 14.08.15, 21:03   #16
Livan
Tam Üye

Livan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: May 2015
Yaş: 47
Konular: 1
Mesajlar: 358
Ettiği Teşekkür: 225
Aldığı Teşekkür: 1354
Rep Derecesi : Livan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisiLivan muhteşem birisi
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Devlet Yönetiminde Laiklik İlkesi ve Özellikleri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi dil-edebiyat Mesajı göster
Milli marşımızı yazan şair bile fitneye sebep olmamak için ülkesini terk ediyor. Doğu cephesini açarak İstiklal Savaşımızı başlatan general hakim karşısında... Aradan yıllar geçip halk başka kapılara gidince halkımız bizi anlamadı diye feryat figan...
Halk istediği kapıya gidebilir. Bunda hiç bir sorun yoktur. Herkes de halkın kapısını çalabilir, bunda da sorun yoktur. Doğu cephesi komutanının hakim karşısına çıkarılması, her şeyden önce övünülecek bir durumdur. Laik anlayış olmasaydı, değil Doğu cephesi komutanı, herhangi bir aşiret reisini dahi hakim karşısına çıkarmanız mümkün olmayabilirdi. Kimin adalet önüne çıkarıldığı değil, önemli olan adaletin gerçekleşip gerçekleşmediği konusudur.

Milli marşımızın şairinin Cumhuriyet'le sıkıntıları olduğunu söyleyen çok kişi olmuştur son yıllarda. Bu söylemlerin fikir babası da, bütün hayatını futursuzca, laik Cumhuriyet ve onun kurucusuna düşmanlıkla geçiren, sözde tarihçi Kadir Mısırlıoğlu'dur.

Mehmet Akif Ersoy, 1925-1936 yılları arasında Mısır'da yaşamıştır. Mısır'da kalmasında en önemli etken, baba dostu Mısır'lı Halim Paşa'dır. Halim Paşa ciddi bir şekilde, Türk, Osmanlı ve Cumhuriyet hayranıdır. Türk vatandaşlığı elde etmek için dönemin CHP'sine önemli girişimlerde bulunmuştur.

Diğer taraftan, Osmanlı halkı, modern Batı tarzı yaşam ve kültürünü, Mısır'lı aristokrat,aydın ve Batı'lı yaşam tarzına sahip halk üzerinden görmüş ve benimsemiştir. Batılı yaşam tarzıyla ilgili olarak, Mısır'lı modernlerin Osmanlı tebaasına etkisi önemlidir.

Halim Paşa da bunlardan biridir. Akif'in kendi eşi ve kızlarının başları açık olduğu gibi, Halim Paşa'nın eşi ve kızlarının başları da açıktır.

Kaç yıllar önce, saltanat kaldırılmış, Hilafet kaldırılmış, Cumhuriyet kurulmuş, Mehmet Akif'in sesi çıkmamış, ama, 1925 Kasım'ında Şapka kanununa Akif tepki göstermiş.... Bu hiç de mantıklı değil gibime geliyo. Ayrıca Akif'in yazdıklarını okuduk. Akif, Doğu kültür geleneğine bağlı, Modern Batı bilim, felsefe, sanat, teknoloji ve yaşam tarzını sürekli anlatan bir Osmanlı-Cumhuriyet aydınıdır.

Müslüman Doğu'nun içinde bulunduğu durum, Akif'in yüreğinde acıdır:

Şark’ın ki mefahir dolu, mazi-i kemali,
Ya Rab, ne onulmaz yaradır şimdiki hali!

Şirazesi kopmuş gibi manzume-i iman,
Yaprakları yırtık, sürünür yerde perişan.

Harab iller, serilmiş hanümanlar, başsız ümmetler;
Yıkılmış köprüler, çökmüş kanallar, yolcusuz yollar,
Buruşmuş çehreler, tersiz alınlar, işlemez kollar,
Bükülmüş beller, incelmiş boyunlar, kaynamaz kanlar,
Düşünmez başlar, aldırmaz yürekler, paslı vicdanlar,
Tegallüpler, esaretler, tahakkümler, mezelletler,
Riyalar, türlü iğrenç ibtilalar, türlü illetler,
Örümcek bağlamış, tütmez ocaklar, yanmış ormanlar,
Ekinsiz tarlalar, ot basmış evler, küflü harmanlar,
Cemaatsiz imamlar, kirli yüzler, secdesiz başlar,
“Gaza” namıyla dindaş öldüren biçare dindaşlar,
Ipıssız aşiyanlar, kimsesiz köyler, çökük damlar,
Emek mahrumu günler, fikr-i ferda bilmez akşamlar...
Geçerken ağladım geçtim, dururken ağladım durdum,
Duyan yok, ses veren yok, bin perişan yurda başvurdum.
....
Derinlerden gelir feryadı yüz binlerce alamın,
Ufuklar bir kızıl çember, bükük boynunda İslam’ın!
__________________
Livan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Livan'in Mesajına Teşekkür Etti.