Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.08.15, 08:52   #1
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post Konuş Erdoğan Bey Konuş! | Emin Çölaşan




Sevgili okuyucularım, bu ülkede 17-25 Aralık 2013 operasyonları yapıldığında hepimiz şaşırmıştık!..
Pek çok vurgun, rüşvet ve yolsuzluğu biliyorduk ama bu kadarını bilmemiz mümkün değildi.

Dönemin başbakanı Tayyip ve oğlu Bilal’le birlikte dört bakanın da isimlerinin geçtiği kapsamlı bir operasyondu.
İstanbul polisi ile savcıları tarafından düzenlenen operasyonlarda Türkiye, İranlı Reza Zarrab adını da ilk kez duyuyordu.
Bakan Bey’lerle ilgili bilgi ve belgeler ilginçti.
Zafer Çağlayan, Egemen Bağış, Muammer Güler ve Erdoğan Bayraktar…

Polis bunların telefonlarını savcıların talimatıyla haftalar boyu dinlemiş, arkalarına adam takıp izlemiş ve çok önemli bulgulara ulaşmayı başarmıştı.
700 bin liralık hediye kol saatleri, Reza’ya ‘Senin altına yatarım’ ifadeleri, Bakara makara muhabbetleri, evlerde ayakkabı kutularında bulunan milyonlarca dolar…
Pislik ortaya dökülmüştü…
Türkiye sallanıyordu.

Ancak gelin görün ki, bütün bu pislikler kitabına uyduruldu, aylar sonra verilen bir Başsavcılık kararıyla her şey aklandı (!) ve olayların üzerine sünger çekildi.
Her şey örtbas edildi.
Dosyaları hazırlayan savcılarla polislerin başına gelenleri yazmaya gerek yok, zaten biliyorsunuz.


* * *
Gazeteci arkadaşımız Çiğdem Toker Cumhuriyet Gazetesi’ndeki köşesinde Çevre eski Bakanı Erdoğan Bayraktar’a ısrarla sorduğu sorulara yanıt alamıyordu.
Bayraktar en sonunda bunalmış olmalı ki, birkaç gün önce Çiğdem’i arayıp bir şeyler söylemek zorunda kalmış…
Önemli bir şey söylemiyor…
Büyük şirketleri varmış, kamu ihalesi almamış falan filan…
En önemli (!) iki cümlesi ise şunlar:
“Biri beni öldürürse mutlu mu olacaksınız?”
“Ölmüş bir adama daha fazla vurmayın!”

* * *
Şimdi kısa bir anımsatma yapmak gerekiyor…
Nasıl “Ölmüş” olduğunu o zaman daha iyi anlarız.
Zira operasyonlardan hemen sonra, o günlerin Çevre Bakanı Erdoğan Bayraktar NTV isimli televizyona çıkıp açıklamalar yapmıştı ve sözleri yenilir yutulur lokma değildi.


Aynen şunları söylemişti:

“Ben izninizle basın açıklaması şeklinde çok kısa ifadelerde bulunmak istiyorum.
Bugün bize bir istifa metni gönderildi…
17 Aralık operasyon dosyasında şahsımı rencide edecek veya izah edemeyeceğim hiçbir husus yok.
Sayın başbakanın istediği bakanla çalışmak ve istediği bakanı görevden almak en doğal hakkı ve yetkisidir.
Fakat rüşvet ve yolsuzluk ifadelerinin bulunduğu bir operasyon sebebiyle istifa ediniz ve beni rahatlatacak bir deklarasyon yayınlayınız şeklinde tarafıma baskı yapılmasını kabul etmiyorum…”
Demek ki Tayyip tarafından bu konuda kendisine baskı yapılmıştı.



Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız.


- - - - - - Sözcü - - - -

__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti.