Tekil Mesaj gösterimi
Eski 26.08.15, 08:58   #1
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post AKP, PKK’yla Hiçbir Zaman Mücadele Etmedi | Uğur Dündar




Efsane İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’dan şok çıkış:

“Şehit haberleri gelmesin, kan akmasın, anaların gözyaşları dursun” denilerek başlatılan çözüm sürecinin geldiği yerde sadece analar değil, tüm Türkiye ağlıyor, yürekler yanıyor. Şimdi herkesin zihninde aynı zor soru: “Nereye gidiyoruz? Çatışma ve şiddetin sebep olduğu kaos ortamında seçim nasıl yapılacak?”

Bu soruları birkaç gündür sık sık konuştuğum İçişleri eski Bakanı, Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan’a yönelttim.
Dürüstlüğüyle ünlü, efsanevi polis şefi Tantan, çok endişeli ve üzgün olduğunu söyleyerek şu cevabı verdi:


“PKK’nin çatı örgütü KCK, 2005 yılında “Öz Savunma Birlikleri” kurma kararını aldı. Bu yapılanma kapsamında örgüt, kırsaldan çok şehir savaşı için çalışmalara başladı. Her mahallede, köyde yani en küçük yerleşim birimlerinde bile ‘Öz Savunma’ adı altında bir örgütlenmeye girdiler. Her evden bir asker, her evden bir canlı istihbarat elemanı, her evden doktor vs. alarak bunları kırsaldan çok şehirde infazlar yapmak için eğittiler…”

* * *
Bu çarpıcı ve toplumca pek bilinmeyen bilgilerin ardından Tantan “Peki şehirlerde örgütlenen PKK’ya karşı şehirde nasıl mücadele edilecek?“ şeklindeki sorumu da şöyle cevapladı:

“Asıl sorun da bu. Terör örgütü ve onu kullananlar askeri şehrin içine sokup ‘Sivil halk öldürülüyor, soykırım yapılıyor’ propagandasına yönelecekler. Bunu yazmaya çizmeye de başladılar zaten… Burada kastım jandarma değil kışladaki zırhlı askeri birliklerin şehre inmesi. O zaman da askerin katliamcı olduğunu Batı dünyasına anlatacaklar. Terörist kışkırtmalarıyla yaratılan toplumsal kargaşayla mücadeleyi, sanki sivil halka karşı yapılan baskı gibi gösterecekler. Sonrasında evlerinden göç edenlerin kampanyası başlatılacak. Kürt ulusal varlığına ve özgürlüğüne kast eden ırkçı bir saldırı var denilecek.

Şimdi gelelim asıl soruya: Peki bununla nasıl mücadele edilecek? ABD’nin özel birliği Delta Force’un eğittiği bu yapı 2002’den bu yana daha da deneyimli oldu. Aynı zamanda organize suç örgütü olan bu yapıyla güçlendirilmiş polis teşkilatının mücadele etmesi gerekir. Keza jandarma… Şehir savaşını bilen polis ve jandarma örgütlenmesiyle mücadele edilecek. Ama hukuk içerisinde kalma koşuluyla. Tabii ki bu süreçte devletin halkı da mutlaka yanına alması gerekecek.


ARINÇ VE DİĞER İSİMLER YARGILANMALI

Hatırlayın, daha geçen günlerde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç şöyle konuştu: ‘Her şeyden haberimiz vardı. Üzerinde silah olan bu PKK’lı teröristler karakolun önünden geçiyorlar, onlara el sallıyorlardı. Asker de onlara hiçbir şey yapmıyordu. Durum biraz böyleydi. Ama bunun bir tek sebebi vardı. Tekrar terörün hortlamaması, siyasi görüşmelerin bir sonuca ulaşması içindi.’

Dikkatinizi çekerim. Bu Arınç’ın yargılanmasını gerektiren açık bir itiraftır. Zira mevcut yasalara göre, hangi makamda bulunursa bulunsun hiç kimse, ‘Terör örgütüyle mücadele edemezsin’ diyemez.”


* * *
Tantan’a “Valilerin ve diğer mülki amirlerin siyasi baskı altında olmaları da güvenlik güçlerinin ellerinin kollarının bağlanmasına neden olmadı mı?” diye sordum.

“O zaman size bazı bilgiler aktarayım” diyerek başladığı konuşmasına şu çok önemli tespitlerle devam etti:
“Bir komutan valiyle konuşuyor, bölgedeki PKK yapılanmasının hangi boyutta olduğuna dair raporlar sunuyor. Vali de diyor ki, “Operasyon yapma yetkisi sizde ben bir emir veremem ama eğer operasyon yaparsanız çözüm sürecini bozarsınız, siz bilirsiniz…”

Bir vali böyle konuşabilir mi? Bu cümleleri birkaç ay öncesinde bölgedeki hangi subaya anlatsanız, sizi doğrulardı. Şimdi de aynı valiler ‘operasyon yapın’ diyerek sözlü emir veriyorlar. 2011’den bu yana yüzlerce rapor hazırlandığını ama bunların tümünün ‘çözüm’ adı altında sümenaltı edildiğini biliyoruz. Ayrıca halk o askerler veya polislere hemen “Ergenekoncu” denildiğini de unutmadı. Peki şimdi ne oldu da tavır değişti?”



Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız.


- - - - - - Sözcü - - - -

__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti.