Tekil Mesaj gösterimi
Eski 02.09.15, 08:08   #1
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post Kağıttan Başkomutan | Soner Yalçın



Biri kendini sahiden Başkomutan mı sanıyor?
Demek…
Cumhurbaşkanı olunca Başkomutan olunuyormuş öyle mi?
Bilmez mi…
O başkomutanlık kağıttandır!
“Kağıtta yazıyor” diye Başkomutan olunmaz!
“Kağıtta yazıyor” diye Başkomutanlık yapılamaz!
Kağıt nedir; Anayasa’dır.
Kağıt nedir; kanun’dur.
“Anayasa’da yazıyor, kanunda yazıyor” diye Başkomutan olunmaz.
Başkomutan olmak için başka şartlar gerekir.
Yazayım…
1922 yazı.
Yer, Ankara.
Mustafa Kemal büyük kararın eşiğindedir ancak verdiği kararı kimse onaylamamaktadır.
Savunma Bakanı, “Yeterli silah yok” der.
İçişleri Bakanı, “İç karışıklıklar ve soygunlara son vermeden böylesine bir büyük askeri harekata başlamak yanlış olur” der.
Maliye Bakanı, “Kasam boş, bir kuruş param yok” der.
Mustafa Kemal geri adım
atmaz. Kararlıdır.
Asker yakın arkadaşlarıyla konuşur.
Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’ya
ordulardan birinin başına geçmesini ister.
Ama o, “Ben şimdiye kadar bütün cepheye komuta ettim” diyerek teklifi kabul etmez.
Mustafa Kemal aynı öneriyi Refet (Bele) Paşa’ya yapar. O da, taarruzun başarılı olacağına inanmamaktadır.
Kinayeli kinayeli, “Çok önemli bir şey mi olacak” diye sorar.
Mustafa Kemal “Evet olacak” diye yanıtlar.
Refet Paşa kestirip atar, “Ben inanmıyorum” diyerek öneriyi reddeder.
O güne kadar hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış yakın çevresi Mustafa Kemal’i, en önemli karar anında yalnız bırakmaktadır…
Sadece bu isimler mi?
Bakın başka kimler vardı?..


“İnanmayan istifasını versin”

1922 yazı.
Yer, Akşehir.
Mustafa Kemal asker kurmaylarıyla büyük taarruz hakkında toplantı yapmaktadır.
Yakup Şevki (Subaşı) Paşa, askeri okulda Mustafa Kemal’in öğretmenliğini yapmıştır. Şimdi İkinci Ordu Komutanı’dır. Taarruza sertçe karşı çıkar; “Milletin gücünü kumarda zar atar gibi harcamak bir cinayettir” der.
Mustafa Kemal, “Milletin gücü bu kadar mı Paşam” diye sorar.
Yakup Şevki Paşa aynı ses tonuyla “Evet” deyip kestirip atar.
Kolordu Komutanı Kemalettin (Gökçen) Sami Paşa da benzer sözler sarf ederek yedek güçlerin güçsüzlüğünü anlatır.
İsmet (İnönü) Paşa ve Fevzi (Çakmak) Paşa da silahların dengesizliğinden bahsederek taarruz zamanına karşı çıkarlar. Örneğin; Yunan Ordusu’nun 50, buna karşılık Türk Ordusu’nun sadece 10 uçağı vardır.
Mustafa Kemal soğukkanlıdır.
“Taarruzun başarısına inanmayanlar istifasını versinler. Bütün sorumluluğu ben üstüme alıyorum” der.
Paşalar şaşırır.
İsmet Paşa havayı yumuşatmak ister:
“Paşam, siz görüşlerimizi sordunuz biz de söyledik. Ama emir verirseniz biz buna uyarız.”
Ve:
26 Ağustos 1922’de büyük taarruz başlar.
Taarruzu Başkomutan Mustafa Kemal şahsen yönetir.
Büyük zafer gelir; düşman denize dökülür.
Elbette zafer kahraman Mehmetçik’indir.
Ama…
Başkomutanlık da işte böyle bir rütbedir.
Bu nedenle bu savaşa Başkomutanlık Meydan Muhaberesi adı verilir!
Yani…
Başkomutanlık kağıttan değildir arkadaş!
Gerçek Başkomutan…
Savaş meydanlarındaki zaferlerden çıkar.



Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız.


Sözcü
__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti.