Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.09.15, 22:18   #4
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20034
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Lanetli Yalılar


4-
Tahsin Bey Yalısı


Yeniköy'deki yalının ilk sahibi Tahsin Günel, Bizans döneminden kalma kutsal ayazmayı yıktırmıştı. Felaketler zinciri de böyle başladı. Şirketleri battı. Oğlu uçuruma düştü.


Ardından Tahsin Günel de fazla yaşamadı. Yalı Kemal Ilıcak’a da uğurlu gelmedi, işleri bozuldu, hacizlerle boğuştu. Beyin kanaması geçirip öldü. Yalının sonraki sahibi Erol Aksoy’un hızlı yükselişi de birden sona erdi. Bankasına, şirketlerine ve yalıya el konuldu.

Yeniköy’de bulunan Tahsin Bey Yalısı’nın arazisinde eskiden ahşap bir yalı vardı. Sağır Ahmet Bey Yalısı olarak tanınan bina Abdülaziz döneminde muhaliflerin toplantı merkeziydi. 1930’ların sonunda zamanın zenginlerinden Tahsin Günel binayı satın aldı.

Türkiye’nin ilk barajlarını yapan ve ‘Çimento Kralı’ olarak ünlenen Tahsin Günel yan taraftaki Reşid Paşa’nın torunlarına ait olan parseli de alıp araziye ilave etti. Ardından eski binayı tamamen yıktırıp yerine bugünkü yalıyı inşa ettirdi.

Ünlü mimar Sedat Hakkı Eldem’in projesini hazırladığı, sivil mimarinin en güzel örneklerinden biri olan yalı 1938’den itibaren ‘Tahsin Bey’in yalısı’ diye anılmaktadır.


Tahsin Günel'in Dramı


Tahsin Bey ve ona komşu iki yalı, Bizans döneminde manastır olan araziye yapılmıştı. Buradaki yalıların bazılarının içinde veya bahçesinde Hıristiyan aziz ve azizelerine adanmış ayazmalar(şifalı olduğuna inanılan kutsal su kaynağı) vardı. Tahsin Bey Yalısı’nın bulunduğu arazide de bir ayazma vardı. Osmanlılar bu ayazmalara gereken saygıyı gösterdiler ve dokunmadılar.

Ancak söylentilere göre Sedat Hakkı Eldem yalıyı inşa ederken ayazma yok edildi. Dillere düşen uğursuzluklar bundan sonra başladı. Tahsin Bey’le eşi Baykan Hanım’ın Murat adında bir oğulları vardı. Avrupa’da üniversite öğrencisiydi. Aile, çocuklarının mezuniyet haberini beklerken ölüm haberini aldı: Murat Günel Şubat 1969’da Avusturya’da otomobiliyle uçuruma düşüp hayatını kaybetmişti.

Bunun hemen arkasından bir başka felaket yaşandı: Yalı, tapuya Tahsin Bey’in sahip olduğu bir şirketin mülkü olarak kaydedilmişti, şirket batınca yalı Tahsin Günel’in elinden çıktı. Tahsin Günel de oğlunun ölümünden 2 yıl sonra Temmuz 1971’de hayatını kaybetti. Tahsin Günel’in eşi Baykan Hanım, 1970’li yılların ortalarında yalıyı ünlü gazete patronu Kemal Ilıcak’a sattı. Baykan Günel ise 1989’da vefat etti.


Kemal Ilıcak da Batıyor

Bugün Tahsin Bey Yalısı iki bloktan oluşuyor. Ana evin yanındaki daha ufak kısım, Selâhattin Adil Paşa’nın kayıkhanesiydi. Ilıcak Ailesi, bu kayıkhane bölümünü, Baykan Günel’den aldıkları yalının müştemilât kısmına ilâve ettirdi. Ayrıca, diğer komşu arazinin bir bölümü, Akar Ailesi’ne aitti. Necdet Akar’dan alınan arsayı da, yalının bahçesine kattılar.

O tarihte, henüz Boğaziçi Yasası çıkmadığı için, tapuda birleştirme yapılabildi. Hem yalı, hem de arazi büyüdü. Tercüman gazetesinin sahibi Kemal Ilıcak döneminde Tahsin Bey Yalısı görkemli davetlere sahne oldu. Bir müddet İstanbul sosyetesinin ve siyaset dünyasının en bilinen simaları bu yalıda göründü.


Dava Üstüne Dava

Tahsin Bey Yalısı’nın, Kemal Ilıcak’tan Erol Aksoy’a geçişi çok olaylı oldu. Kemal Ilıcak, Doğuş Grubu’na ait Garanti Bankası’na borçlandı ve borcunu ödeyemedi. Grubun patronu Ayhan Şahenk, borcu üstlenerek 7.5 milyon dolara yalıyı aldı ve Doğuş Çelik Civata Sanayii A.Ş. adına tescil ettirdi. Ancak yalı Mehmet Ali ve Aslı Ilıcak’ın üzerine kayıtlıydı.

Babaları vasi sıfatıyla satış yapmıştı. Ilıcaklar, daha sonra Ayhan Şahenk’e dava açtı. Ama Ayhan Şahenk davayı kazandı. Yalı da Doğuş Çelik Cıvata şirketinin üzerinde kaldı. Bunun üzerine Nazlı ve Kemal Ilıcak, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’den yardım istedi. Süleyman Demirel, Ayhan Şahenk’ten yalıyı Ilıcaklar’a bırakmasını rica etti. Tam o sıralarda, 9 Nisan 1993’te Kemal Ilıcak beyin kanaması geçirerek öldü. Ilıcak çiftinin çocukları da 18 yaşını doldurduğu için yalının esas sahibi oldu.


7 Milyonluk Kavga

Daha sonra Aslı ve Mehmet Ali Ilıcak yalıyı 15 milyon dolara satmak üzere Erol Aksoy’la anlaştı. Ayhan Şahenk, tek mal varlığı ‘Tahsin Bey Yalısı’ olan Doğuş Çelik Cıvata’nın hisselerini Erol Aksoy’a devretti. Erol Aksoy’un ödediği 15 milyon doların, 8 milyon dolarını Ayhan Şahenk aldı. Bunun üzerine Nazlı Ilıcak’la çocukları arasında, basına da yansıyan ‘yalı kavgası’ yaşandı.

Aslı ve Mehmet Ali Ilıcak sonunda annelerine, 7 milyon doların 2 milyonunu vermeyi kabul etti. Kalan 5 milyon doları da eşit paylaştılar. Ancak Ilıcaklar’ın yalıdan çıkartılması yöntemi uzun süre sosyete ve siyaset çevrelerinde konuşuldu. Aksoylar yalıdan ayrılmak istemeyen Nazlı Ilıcak’a polis eşliğinde avukatlarını ve icra memurlarını yollamıştı.

Avukatlar, Nazlı Ilıcak’ı itip kakarak dışarı çıkardılar, yere düşen Nazlı Ilıcak’ın ayağa kalkmasına fırsat vermeden kapıları kapattılar. Aynı gün yalının kilitleri değiştirildi.


Erol Aksoy da Sefa Süremedi

Bankacılık sektörünün ‘altın çocuk’ lakabını taktığı Erol Aksoy’un başarı grafiği 1980’den itibaren hep yukarı doğru seyretti. 1984’te küçük bir banka olan İktisat Bankası’nın çoğunluk hisselerini alarak banka patronu oldu. Show TV ve Cine 5’i kurdu. Ancak Tahsin Bey Yalısı’nı satın aldıktan sonra işleri tersine döndü.

Erol Aksoy’un eşi İnci Aksoy yalıya taşındıktan sonra attan düştü, oğulları bisikletiyle düştüğü Boğaz’da boğulmak üzereyken kurtarıldı. Sonra ekonomik kriz çıktı. İktisat Bankası’na ve diğer şirketlerine 2001’de el konuldu.

Zor durumda olmasına rağmen Erol Aksoy yalıyı elinden çıkarmak istemedi. Bu tarihten sonra 3 yıl kadar TMSF kurumuyla mücadele eden Aksoylar 2004’te yalının anahtarlarını teslim etmek zorunda kaldı.


14 Milyon Dolara Yeni Sahiplerinde

12 Ekim 2004’te TMSF’nin düzenlediği açık artırmada Haluk Dinçer ve Suzan Sabancı Dinçer, yalıyı 14.8 milyon dolara satın aldı. Uzun süredir yalıda yaşayan Sabancılar’la birlikte lanetin sona erdiğine inanılıyor.


Kaynak: denizticaretgazetesi.org

Fotoğraflar: rotahaber.com / emlakkulisi.com / luksyasamrehberi.com
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
11 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.