Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.09.15, 08:00   #1
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post BOP… Hop… Hop! | Necati Doğru



Tarih ve coğrafya böyle örmüş. Avrupa ile Asya arasında hep geçiş ülkesi kaldık. Merkez ülke olamadık.
Savaş, kuraklık, hastalık.
Anadolu sığınma evi oldu.
Petrole, doğal gaza…
Köle ticaretine…
İşçi emeğine…
Mamul malların trafiğine…
Altına, paraya…
Esrara, eroine…
Geçiş köprüsü oldu.
Avrupa ülkeleri; petrole, doğal gaza, işçi emeğine, ürettiği yüksek teknolojik ürünleri satmaya ve ucuz hammaddeyi almaya ihtiyaç duyduğunda “Türkiye’nin köprü ülke olmasına” hep alkış tuttu. Doğal gaz ve petrol boru hatları döşenmesini destekledi.
Arka sıvazladı.
El sıkıştı.
Ne oldu?
Aç, susuz, işsiz, bezgin, perişan Suriyeliler, kundaktaki çocuklarıyla beraber Avrupa ülkeleri kapısına dayanınca “Türkiye’nin köprülüğü” bitti.

***
ABD ve AB suratını astı.
Azarlamaya başladılar.
prüyü yönetemiyorsun.
Suriyelileri Anadolu’da tutamıyorsun. Savaştan kaçan bu insanları para karşılığı Avrupa sınırına getiren “insan kaçakçılarını” yakalayıp cezalandıramıyorsun. Suriyelileri kendi ülkelerinde tutacak “güvenli bölge formülü” öne sürüp BOP planını da bozmaya kalkıyorsun. Köprü ülke Türkiye’yi yönetenler yani daha dün elleri sıkılıp, arkaları sıvazlananlar (Tayyip Erdoğan ile Ahmet Davutoğlu) ise ABD ve AB’den azarı gördüler, anında döndüler.
“Esed ile de olur”
Demeye başladılar.
Ayıptır.
Bu ne dönekliktir?
5 Eylül 2012’de:
“Şam’da namaz kılacağız”
30 Aralık 2012’de:
“Ey Esed, seni tanımıyoruz”
5 Mayıs 2013’te:
“Vallahi hesap vereceksin”
Sözlerinin tükürüğü henüz kuramadı. Dün bu cümleleri söyleyenler, bugün ABD-AB-RUSYA-İSRAİL’in; “Suriye’de Esad’lı bir geçiş projesini” ısıtmasına yandaş oldular. Esad bir süre daha kalacak fakat sonunda Suriye yine 3’e bölünecek.


Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız.

- - - - - Sözcü - - - -
__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti.