Tekil Mesaj gösterimi
Eski 30.09.15, 08:42   #1
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post Şehidin Annesi… | Uğur Dündar




Şe­hit Bin­ba­şı Ya­vuz So­nat Gü­ze­l’in annesi Emine Güzel

“Be­nim bi­ri­cik oğ­lum, Ya­vu­zum, do­ğum gü­nüm olan 24 Oca­k’­ta dün­ya­ya ge­lin­ce evi­miz­de bay­ram se­vin­ci ya­şan­mış­tı. Ama ha­in­ler onu 39 yıl son­ra bir bay­ram gü­nü ben­den al­dı­lar…”

Şe­hit Bin­ba­şı Ya­vuz So­nat Gü­ze­l’­in, ev­lat kay­bet­me­nin ta­rif­siz acı­la­rı için­de­ki an­ne­si Emi­ne Gü­zel, hıç­kı­rık­lar ara­sın­da an­lat­ma­ya de­vam edi­yor:

“On­dan ön­ce, şim­di iki­si de öğ­ret­men olan ab­la­la­rı Fat­ma ve Jü­lide Zi­şan doğ­muş­tu. Oğ­lum dün­ya­ya ge­lin­ce ba­ba­sı adı­nı Ya­vuz koy­mak is­te­di. Ben de son ço­cu­ğum ol­du­ğu için “son isi­m” an­la­mı­na ge­len “So­na­d” ol­sun is­te­dim. So­nuç­ta iki isim­de de an­laş­tık. Ama nü­fu­sa kay­de­di­lir­ken So­nat yaz­mış­lar yav­ru­mun adı­nı… Dün­ya­lar gü­ze­li bir be­bek­ti. Son­ra kaş­la göz ara­sın­da bü­yü­yü­ver­di. Çok ya­kı­şık­lı, le­vent gi­bi bir de­li­kan­lı ol­du. O ka­dar iyi kalp­li bir in­san­dı ki an­la­ta­mam. Kal­bi her­ke­se iyi­lik yap­mak için çar­par­dı. Bü­yük­le­ri­ne kar­şı da son de­re­ce say­gı­lıy­dı. Ba­ba­sı ge­lin­ce he­men aya­ğa kal­kar­dı. Ha­ya­tı bo­yun­ca bi­zim­le yük­sek ses­le bi­le ko­nuş­ma­dı yav­ru­cu­ğum. Ken­di is­te­ğiy­le git­ti­ği Işık­lar As­ke­ri Li­se­si­’n­den son­ra Har­p Oku­lu’n­da oku­du. Ora­da mü­hen­dis­lik eği­ti­mi de al­dı. Ay­rı­ca Po­lis Aka­de­mi­si­’ni bi­tir­di ve yük­sek li­sans yap­tı…”

* * *
Ne­fes al­mak­ta zor­la­nın­ca “E­fen­dim, te­le­fo­nu ka­pa­ta­yım. Sa­de­ce baş­sağ­lı­ğı di­le­mek ve acı­nı­zı tüm kal­bim­le pay­laş­tı­ğı­mı söy­le­mek için ara­mış­tım. Si­zi yor­ma­ya­yı­m” di­yo­rum. “Ha­yır, çok do­lu­yum, ko­nu­şa­ca­ğım, ko­nuş­mam ge­rek­ti­ği­ne ina­nı­yo­rum. Ye­ter ar­tık, ye­te­ di­yor.

“…Bay­ra­mın üçün­cü gü­nü ge­li­nim Bur­cu ve 11 ya­şın­da­ki kız­la­rı Elif Su­de bi­ze gel­miş­ler­di. Kur­ban­la­rı­mız ke­sil­miş­ti. O sı­ra­da oğ­lum ara­dı. Du­ru­mu­nu sor­dum “Me­rak et­me, sı­kın­tı yok, iyi­yim an­ne­” de­di. Son­ra kı­zıy­la ko­nu­şup ba­ba­an­ne­si, de­de­si ve an­ne­si­ne sa­rı­la­rak fo­toğ­raf çek­me­si­ni ve ken­di­si­ne gön­der­me­si­ni is­te­di. “Be­nim için en gü­zel bay­ram he­di­ye­si o fo­toğ­raf ola­ca­k” de­di. İs­te­di­ği­ni yap­tık. Ce­va­bi me­saj­da mut­lu­luk­tan ha­va­la­ra uç­tu­ğu­nu ya­zı­yor­du.

Sa­at 15.00 ci­va­rın­da ope­ras­yo­na çık­mış­lar. Hep­sin­de çe­lik ye­lek var­mış. Ama he­li­kop­ter­den ye­re at­lar at­la­maz, pu­su­da­ki ha­in­ler ateş et­me­ye baş­la­mış. Bir kur­şun, çe­lik ye­le­ğin boş­luk bı­rak­tı­ğı kol­tuk al­tın­dan gi­rip kal­bi­ne sap­lan­mış ve ca­nım ev­la­dım ora­cık­ta dü­şü­ver­miş.

Ben bun­la­rı bil­mi­yor­dum ama içim­de bir sı­kın­tı oluş­tu. Kal­bim da­ra­lı­yor­du. Kal­kıp te­le­viz­yo­nu aç­tım. Tun­ce­li­’de bir su­ba­yın ya­ra­lan­dı­ğı alt­ya­zı­sı­nı gö­rün­ce çıl­gı­na dön­düm. He­men te­le­fo­na sa­rıl­dım. ‘Ya­vuz,Ya­vu­zum ne­re­de­si­n’ di­ye ba­ğı­rı­yo­rum, ama ce­vap gel­mi­yor. Ne­fes­le­ne­bil­mek için çık­tı­ğım bal­kon­da bir de ne gö­re­yim. Tüm Kan­dı­ra bi­zim evin önün­de top­lan­ma­mış mı? Me­ğer ha­ber alıp gel­miş­ler ama zi­li çal­ma­ya çe­ki­ni­yor­lar­mış. İş­te ora­da bal­kon ko­nuş­ma­mı yap­tım. ‘Tay­yip gel, bal­kon ko­nuş­ma­sı öy­le ol­maz, böy­le olur. Ne­re­de­sin, gel, bek­li­yo­rum. Be­ni zin­da­na da at­san ko­nu­şa­ca­ğım. Oğ­lu­mu onun PKK’­lı as­ker­le­ri vur­du­’ de­dim.

* * *
Emi­ne Gü­zel, oğ­lu­nun yurt­se­ver­lik uğ­ru­na ha­ya­tı­nı kay­bet­ti­ği­ni an­la­tır­ken ara­la­rın­da ge­çen şu ko­nuş­ma­yı ak­ta­rı­yor:

“Ka­ğız­ma­n’­da 3 yıl İl­çe Ko­mu­tan­lı­ğı yap­tı. Sa­yı­sız kan da­va­lı­yı ba­rış­tır­dı. Ora­dan göz­yaş­la­rı ara­sın­da uğur­lan­dı. Ko­man­do Ta­bur Ko­mu­ta­nı ola­rak Tun­ce­li­’ye ta­yi­ni çık­tı­ğın­da ana yü­re­ği­nin de et­ki­siy­le ‘Git­me, ora­lar çok teh­li­ke­li yav­ru­m’ de­dim. Hiç dü­şün­me­den ‘A­na­cı­ğım ora­sı da va­tan top­ra­ğı. Ben git­me­sem, baş­ka bir ar­ka­da­şım git­me­se, biz git­me­sek ora­lar­da bay­ra­ğı­mı­zı kim dal­ga­lan­dı­ra­cak? Ka­der­de şe­hit düş­mek bi­le var­sa, yi­ne de gi­de­ce­ği­m’ di­ye ce­vap ver­di.”

Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız.

Sözcü
__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla