Tekil Mesaj gösterimi
Eski 01.10.15, 08:15   #1
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post Narkoz Dağılıyor! | Necati Doğru




Bugün kendini “tarih yazan” diye gören nice politikacı çok yakın gelecekte unutulup gidecek. Yazar Sait Faik ise hiç unutulmayacak. Sait Faik’in “Sinarit Baba” kısa öyküsünü okumamış olanlar ya da okuyup da unutmuş olanlar bence “narkozun etkisini yitirerek hızla dağıldığını” göremezler.
Bilenler bağışlasın.


Öykü özetle şöyle:

Dedesi bir orfoz balığı olan sinarit, başı dik yaşar. Gurur, kibir doludur. Hiçbir zaman tökezleyeceğini düşünmez. Denizde her yaratığın kendine hayran olduğunu ve çok uzun yaşayacağını düşünür. Sinarit uzun yaşar. Sonunda yaşamına son vermeye karar alır.
Canına kıyacaktır.
Günlerce arar, tarar.
Ölçer, biçer.
Gerçek bir balıkçının gerçek bir oltasını bulur. Sinarit, zokayı yutar. Kibrine, gururuna uygun, şanına yakışır ölümü seçer.


* * *
Narkoz çok şiddetliydi.
Teslim alıyor.
Kendinden geçiriyor.
Gerçeği örtüyor.
Aklı, vicdanı gölgeliyordu.
“Çalıyorlar ama çalışıyorlar” dedirtecek kadar ahlaktan bile uzaklaştırıyordu. Çok kısa tatil havasında geçmiş olsa bile hapse atılmış olması büyük bir narkoz etkisi yaratmıştı. İnsanlar “kendilerinden bildikleri mağdur edilmiş ve zalimin zulmüne uğramış bu mazlumun” önderliğinde kenetlenmişlerdi.
Yoksuldan yanaydı.
Kimsesizin sahibiydi.
Haksızlığa karşı dururdu.
Halk çocuğuydu.
Halk gibi yaşamıştı.
Halk gibi yaşamaya devam edeceğini, “acı çekenin acısını duyacağını” söylüyordu. Yalan söylemez, verdiği sözden dönmez, dik durur, dünya malında gözü olmaz, Allah’ı ve peygamberi ağzından düşürmediği için de “inancı tam” kabul ediliyordu.
Narkoz hep sürecek.
O hep seçilecek.
Liderliği uzun olacak.
Başkanlığı da alacaktı.


* * *
Tıpkı Sait Faik’in “Sinarit Baba” hikayesindeki gibi siyasi ömrünü bitirmeye karar verdi. Mağduriyet narkozunu bu kez kendi siyasi ömrünü bitirecek zoka yaptı, zokayı yutuyor.
13 yıl geçmiş.
Mağduriyet bitmiş.
Narkoz çözülmeye başlamış.
İnsanlar narkozdan çıkmış.
Hâlâ mağdur olmuş olmayı anlatıyor; “Şah damarımızdan vurdular, ayağımıza pranga taktılar. Okullarda türbanı yasakladılar. Kızlarım Boğaziçi’ne giremedi. Ben Kasımpaşa’da Roman kardeşlerimle büyüdüm…” sözlerini saysan muhtemelen bininci kezdir söylüyor.
Yeni mağduriyet bulamadı.
Eskisi de zaten naylondu.
Narkozu zokaya dönüştü.
Narkozlu zokayı yutuyor.



Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız.

Sözcü
__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti