Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.10.15, 13:31   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart İlkeler ve Milli Düzen

İLKELER VE MİLLİ DÜZEN



Sahip olunan milli, manevi, dini inanç değerlerini akıl dışı, öğreti ve kuralları dışında kullanarak;
dinen ve ilmen saplantılar içinde olan, sadece ve her konuda kendi çıkarlarından başka kimseyi düşünmeyen, izansız ve milli karakterden yoksun, tek düze ve ufkunu her tür medeniyete ve bilime kapamış, kapalı devre yaşayanların ve ön yargıları ile yaşayıp, kendi doğruları dışında başka doğru tanımayan, ilim irfan ve müspet bilimleri görmeyen, sığ, çağdışı, şekilciliğe bağlanmış din değerlerini gerçek din sananların içinden, tabir caiz ise fundamentalist insan topluluğu yaratmamak gerekir.. Türkiye'nin başına idareci diye gelenler 13 yıldır bunu yapmaya çalışıyor, adı ise her fırsatta söyledikleri gibi, milletim oluyor, belkide ümmetim demeye şimdilik dilleri varmıyor..

"Varsa pulun âlemdir kulun" dedirtecek kadar mataryelist, ne de dinci denecek kadar fundamentalist topluluklar yetişmemesi oluşmaması lazım.. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti kuruluş ve ilkeleri bu anlayışa karşı çıkıyor..

Dünya denge ve değerleri manevi ve dini inançların tümünde uhrevi, üretimde bölüşümde dünyevi olmalıdır. Tüm umutları, ihtiyaçtan fazla olacak paraya, mala bağlı olarak yetişenlerin olduğu toplumlarda, bu toplum bireylerinin yaşam felsefelerinde ağa, paşa, maraba, kapı kulluğu, bey, efendi olgusu ve gerçeği vardır. Bu gerçeklerin olduğu yerde mutlu azınlık denilen azınlığın yanında bölüşümden hakkına düşeni alamamış mutsuz azınlıklar vardır.


Mutsuz azınlıkların olduğu yerde, uyanış ve silkiniş başlaması olursa, adı gösteri, miting, direniş, grev olur, toplumsal uyanış başlar ki, mutlu azınlık işte bunları sevmez. Mutlu azınlık eğer mevcut idareyide yandaş olarak yanına almış, hukuk, üstünler hukukuna endekslenmişse, kamu düzeni bahane edilerek, mutlu azınlığın mutluluğuna zarar gelmemesi için her tür baskı şiddet ve idareci terörü estirilir, mutsuz azınlığın hakları, özgürlükleri, insan olarak doğuştan kazanılan hakları, evrensel insan hakları beyannamesinde yer bulan yaşam, çalışma, üretme, bölüşme, insanca ve özgürce yaşama hakları mutlu azınlık adına baskılanır durdurulursa, bunun adı ne demokrasi ne ileri demokrasi olur. Bunun adı basit anlatımı ile dikta rejimi olur diktatörlük olur..


Evrensel insan haklarının olmadığı, olupta uygulanmadığı ülkelerde demokrasi, idarelerinde ise demokrat insanlar yok demektir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti, ilkeleri ve kuruluş kazanımları ile eşitliğe, kanun önünde eşit olmaya, kadın erkek eşitliğinden yana, hukukun üstün olduğu, sosyal ve ilkeleri olan bir devlettir. Cumhuriyet tek başına bir kavram olarak çoğu kez bir şey ifade etmez, Cumhuriyeti taçlandıran, değerli kılan ve diğer adı Cumhuriyet olan devletlerden ayrı kılan özellik, hukukun üstünlüğü ve laiktir.


Üretim ve paylaşımda sosyal devlet ilkesi, bizim ülkemizdeki onun için değişmez şaşmaz kuraldır.. (Bütün aksaklıklarına rağmen!) İdari sistem erk'ler ayrılığı denilen yasama, yürütme ve yargıdan oluşur. Her erk= güç; yetki ve görevlerini anayasa ve yasalardan alır, erk'ler bir birinin üstü amiri olmayıp, düzen ve ahenk içinde Türk milletine sorumlu olarak çalışırlar. Ahengin düzeni; devletin birliğini ve bütünlüğünü temsil eden Cumhurbaşkanlarınca ve yasalar çercevesinde sağlanmaya çalışılır. Türk milletini temsil etmek üzere, teşkil olunan parlamento tarafından, belirlenen zamanlarda seçimler yapılır, teşkil olunan parlamento içinden hükümet teşkil olunur, güven duyulan hükümet proğramını yaparak ülkeyi gelecek seçimlere kadar idare etmeye devam eder..

Türk milleti oyları ile hükümet etmeye sayı yeterliği ile gönderdiği partilere, devletinin kuruluş ilkelerini, ilkelerden ve sahip olunan rejimden dönüştürme yetkisi vermez! Kuruluş ilkeleri, sahip olunan milli değerler, Anayasa giriş bölümü ve ilk 3 maddesinde belirlenmiştir, değişmez değiştirilmez değiştirilmesi teklif dahi edilemez kuruluş ilkeleridir... Siyasi partilerin kuruluş ilkeleri, seçim beyannameleri, tüzükleri, Cumhuriyet kuruluş ilkelerine ve anayasaya aykırı olamaz, aykırılığı görülen partiler kapatma cezası dahil bir çok ceza uygulamasına tabi tutulurlar.

Türk milleti zekidir, Türk milleti çalışkandır sözünden haraketle ve yine anayasanın amir hükümlerinden birine göre çalışmak herkesin görevi ve hakkıdır diyerek çalışan, üreten, ülke gelir dağılımındaki adaleti gözeten herkes refah payı denilen artı değerlerden hakkına düşeni alır, mutluluğun ve Türk milleti vatandaşı olmanın keyfini sürer.(Bu gün maalesef böyle olmasa dahi!) Fırsat eşitliği, üretim için herkese açıktır. Kanunlar herkesin özgür ve hürriyet içinde her haktan yararlanmasını sağlar ve düzen böyle kurulmuştur. Değiştirmeye kalkanlar anayasal suç işlemiş olurlar...

Türkiye, bir yaygın tabir ile Muz Cumhuriyeti değildir. Yağmur nereye yağarsa tarlayı oraya taşımaya kalkan, izansız, beyinsiz, hain, kapı kullarının olduğu bir âlem, bir topluluk değildir. Türkiye her ulvi ve milli değeri; "Yol yürüme ökçe ile, İş bitirme akçe" ile diyerek komisyona, rüşvete bağlayan güya idarecilerin sonsuza dek hüküm süreceği bir ülke değildir. Toplumsal yanılgı ile de olsa, kendisine dikte edilen Huri, Nuri ve cennetten vatan vaadi ile de olsa, ve inandıkları inançların istismarı ile de olsa yanılgı oyları ile getirdikleri insancıklara elbet bir gün git diyeceklerdir. Git demeleri ne kadar uzarsa belki git deme şanslarınıda bir daha bulamayacaklarının farkına vararak belkide 1 Kasım 2015 iyi değerlendirecek, zihniyetleri Türkiye Cumhuriyeti devleti ve ilkeleri ile örtüşmeyenlere erkenden git diyeceklerdir....


09.10.2015
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.