Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.10.15, 12:44   #1
Redwine
İzindeyiz ATAM

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3668
Mesajlar: 17,711
Ettiği Teşekkür: 72273
Aldığı Teşekkür: 66410
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Levent Kırca'yı Kim Öldürdü? | Soner Yalçın

Levent Kırca…
Ah be ağabey…
Ne yazacağım şimdi ben?
Ne söyleyeceğim, ne anlatacağım?
Yalçın Küçük, “kanser büyük üzüntü hastalığıdır” derdi. Ve ben hep karşı çıkardım; bilimsel açıklamalara girişirdim.
Saatlerdir düşünüyorum; Levent Kırca 2001 yılında kan kanserini yenmişti. Sonra ne oldu da, karaciğer kanserine yakalandı? Ve hemen üç ayda koşar gibi bu dünyadan nasıl göçüp gitti?
Saatlerdir düşünüyorum; Levent Kırca neden Ankara’daki faciayı duyduktan hemen sonra bizlere veda etti?
Yüreği bu büyük katliamı kaldıramadı mı?..
Levent Kırca’nın çektiği sancılar ülkesinin acılarıydı…
Levent Kırca da şiddetin kurbanıdır.
Kimimiz bombaların, kimimizi zalim acıların şiddetiyle ölüyoruz!
O kara kaplı deftere; Ankara’da kaybettiğimiz canlarla birlikte bir büyük sanatçının da adını ekleyin lütfen…
Bakınız… Siz!
Levent Kırca’yı her gördüğünüzde gülümsediniz; kahkaha attınız.
Ben!
Levent Kırca’yı her gördüğümde gözlerinden dökülen ıslaklıklara şahit oldum.
Hayır! O kendine üzülmeyi zul sayardı. Ülkesi için, halkı için ıslanırdı o yanaklar.
68 Kuşağı’nın idealist-romantik tüm devrimcileri gibi, ülkesinin bu cinnet günlerinden sorumluluk-suçluluk duyardı.
Kuşkusuz… Çoğu gibi sorumluluğu başkalarının omuzlarına yükleyerek sırça köşkünde yaşamayı sürdürebilirdi.
Yapmadı. Yapamadı.
Hep… Bir şey yapamamanın çaresizliğini hissetti.
Faşizme tahammülü yoktu.
Ortaçağ cinnetine tahammülü yoktu.
Makamdan-şöhretten feragat etti.
Çığlık attı sesi yettiği kadar.
Kimileri bunu siyaset yapıyor, slogan atıyor sandı.
Oysa… Sanatından başka silahı yoktu.
Onlarca yıl güldürdüğü halkından başka dayanağı yoktu.
Her yere koştu…
Sessiz Çığlık eylemlerine de katıldı; Silivri Cezaevi önündeki barikatlara da çıktı.
İşçi direnişlerinde de bulundu, zengin sofralarında da.
Hep anlattı, yaşanılan büyük zulmü.
Halkına cesaret aşısı yapmak istedi. Bu nedenle…
Bir despot tarafından sürekli mahkemelere verildi; polis gazı yutturuldu.
Eğitimli kötülük tarafından linç edilmek istendi.
Sahi…
Levent Kırca’yı kimin öldürdüğünü sanıyorsunuz siz?

Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız.

Sözcü

__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Redwine'in Mesajına Teşekkür Etti