Tekil Mesaj gösterimi
Eski 15.10.15, 12:08   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Eleştiri Tenkit Hakaret


15/Ekim/2015

ELEŞTİRİ, TENKİT, HAKARET

Demokrasilerin vazgeçilmezlerinden olan siyasi partiler, siyasi partiler içinde yer alıp, tek ve yegane amaçları ülkeyi daha iyi yönetme iddiası olanlar, kurulmuş olan devlet çarkının daha iyi işlemesini sağlama, yer altı ve yer üstü zenginliği olarak tabir edilen kaynakların daha verimli, daha planlı, ulus yararına kullanılması, toplanan vergilerin tabir caiz ise yol, su, elektirik, üretim gereçleri, barajlar, ormanlar, temiz ve yaşanılacak ekolojik ve biyolojik bir çevre olarak geri dönmesi, sağlam eğitim, sağlam savunma, sağlam sağlık ilkeleri, mal ve can emniyeti, devletin konulmuş olan ve var olan ilkeleri, devletin ve milletin simgesi bayrağın, dilinin, sınırları belirlenmiş vatanının, ulusun ve devletinin milli ve manevi onurunun korunması için siyaset sahnesinde olanlar, ilkeleri ile, bildirgeleri ile partilerinin tüzükleri ile, ve parti bünyesinde yeralmış nitelikli, kamuya mal olmuş insanların varlığı ile birbirleri ile mücadele eder, yarışırlar. Mücadele ederken kiritik yapar eleştiri getirerek karşı tarafı tenkit etmekten kaçınmazlar..

Siyasi partilerden birisinin içinden çıkan hükümet, siyaseten iktidar olarak yukarıda ifade etmeye çalıştığımız değerleri halkın yararına organize etmeye çalışırken, eksik, yanlış ve hatalarından dolayı, kendilerine muhalif olanlar tarafından eleştirilir yanlışlar ortaya konur doğru olanlar gösterilir bu minval hareket etmelerine çalışılır.. bütün bunlar yapılırken "Haberleşme hürriyeti" devreye girer.. Herkes yasalarımıza göre haber alma haberleşme hürriyetine sahiptir, örneğin;


Anayasa Madde 22


"Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.


"Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak "geçikmesinde sakınca bulunan hallerde" de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz."



Şimdi bu gün devreye giren bir yasak ki tamamen hükümetin uyguladığı yanlış politikaların görülmemesi eleştirilmemesine yönelik bir davranış! Son yaşanan ve 95 kişinin hayatını kaybettiği olayın failleri ve azmettiricilerinin ortaya çıkarılması konusunda verilmiş olan bir yayın yasağı gibi gösterilmesine rağmen, aslında seçim öncesinde hükümetin alacağı, Cumhurbaşkanlarının alacağı eleştirileri önleme adına konulmuş yasaklardır.


Anayasa Madde 25

"Herkes, düşünce, ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz".



Anayasa Madde 26

Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.



Anayasa Madde 28

Basın hürdür sansür edilemez..

(Sosyal medya denilen paylaşım sitelerinin tümü anlayışıma göre bu katagöri içindedir.)


Siyasilere, eleştiri ve tenkit sadece muhalif ve karşıt görüşlü siyasilerden yapılmaz, aynı zamanda dördüncü güç olarak tabir edilen basın ve basın mensupları tarafındanda yapılır.. Bununlada kalmaz her konunun uzmanları olan akademik kariyeri olan bilim adamları ve hatta sosyal medya üzerinden sade vatandaşlar tarafından hükümet, bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları, maiyet memurları, kendilerine bağlı olan bürokrasi ve kadroları kiritik edilerek eleştiri ve tenkit alabilirler... İşte bunun adına fikir hürriyeti ve demokrasi deniyor.. Bunların olmadığı yerde demokrasi ve düşünce hürriyetinden söz edilemez.

AKP'nin izole kanunlarla kendilerini korumaya çalışmaları, kendilerine getirilen eleştirinin tümünün Cumhurbaşkanları da dahil hepsini eleştiri ve kiritik olarak görmemesi, kendilerine ve yakınlarına yapılmış hakaret telakki etmesidir. Her eleştiriyi yapanı, kişilik haklarıma saldırıda bulundu diye, hakkında maddi tazminat ve ceza davaları açmalarına bakıldığında demokrasi, özgürlük fikir ve düşünce hürriyeti haber alma ve haberi yayma hakkına karşıt demokrat olmadıklarının en bariz belirtisidir.


Oysa kanunlar eleştiri ve hakareti ayrı ayrı belirlemiş ayrıca sözlük tariflerinde eleştiri, kiritik, ve yorum ayrı ayrı izah edilerek anlatılmıştır.

Siyasi partilerden birisinin içinden çıkan hükümet, siyaseten iktidar olarak yukarıda ifade etmeye çalıştığımız değerleri halkın yararına organize etmeye çalışırken, eksik, yanlış ve hatalarından dolayı, kendilerine muhalif olanlar tarafından, kişilik haklarına zarar vermeden, şeref ve saygınlıklarına dokunmadan, rencide edici, tavır ve davranış içine girmeden sövme fiili dahil şahsiyetlerini tahkir etmeden, eleştiri yapar, hakaret etmezler..

"Hakaret suçu kanunda; Bir kimsenin, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte, somut bir fiil veya olgu isnadı veya Sövmek…" Olarak tarif edilmiştir.. Hakaret, TCK 5237 ve 765 sayılı kanunlarda basit ve nitelikli hakaretler ile kişiden kişiye, kişiden devlet memuruna, hükümetin manevi şahsiyetine olan hakaret suçları ayrı ayrı incelenmiş hüküm kurulabilmesi için maddeler bazında eylemler belirlenmiştir.

Cumhurbaşkanlarına hakaret TCK 299 maddesi ile ayrıca derbiş edilmiş, hakaret faslı burada ağır cezayı gerektirecek şekilde tanzim edilmiş, basın yolu ile yapılması halinde daha ağır müeyyideler ile pekiştirilmiştir.


En iyi eleştiri tarifi ansiklopedik sözlüklere göre; eleştiri, betimleyici yorum şeklidir. Bir konu hakkında yorum yapılıyorsa ve eleştirmek adına yapılmasa da, birçok hareketler eleştiri tanımına girer. Bakılan, duyulan şeyleri iyileştirmek adına yapılan her yorum eleştiri tanımı içinde olması gerekir... Kritik ve tenkit ile eş anlama, analiz, inceleme, çözümleme, yorumlama ile yakın anlama haizdir. "Bütün olarak eleştiri, tenkittir."

Bir şahsiyet düşünün, bir yemin ile bir makama gelmiş oturmuştur, % 52 oy ile halk tarafından seçilmiştir, ancak adeta mensubu olduğu siyasi partinin başkanı gibi 7 Haziran 2015 seçimlerinden önce meydanlara çıkmış, partisine oy istemiş kendisini halka yeniden test ettirmiş, aldığı % 41 oyla meşruiyetini yitirmiş, ayrıca tüm uygulamalarında anayasa ve yasaları ihlal eden durumu ile suç işleyen bir şahsiyet haline gelmiştir.. Kamu vicdanında tescilli bir suçlu sayılmaktadır. "İşte bu tümce bir eleştiri, bir kiritik, bir yorum olarak tenkittir."

Bir başbakan düşünün tüm eylem, iş, uygulama, sonuca varma adına atılacak adımlarda, partisinin eski başkanına göbekten bağlı, ülkenin yüksek menfeatleri söz konusu olduğunda, başbakan olarak tavır koyması, gerekli kararları alma konusunda eski partisinin başkanından icazet almadan, talimat almadan bir girişim içinde olamıyorsa, ülkenin en hayati konularında daima son sözü partisinin eski başkanı söylüyorsa, böyle bir başbakan eleştiri ve tenkit olarak nasıl tarif edilir? İşte sosyal medya; çakma, yandan çarklı, her konuda şimdiki Cumhurbaşkanına göbekten bağlı, sayı değeri hiç olan başbakan deniyor. "İşte bu eleştiridir, yorumdur, analizdir, tenkittir."

Eleştiri sadece düz mantıkla yapılmaz hiciv ile yapılır, karikatür ile yapılır, tiyatro ile yapılır, sözle, yazı ile yapılır, mimiklerle, jestlerle yapılır, roman ile yapılır makale ile yapılır. Yüksek mahkemelerin son zamanlarda verdiği bazı kararlar vardır. Siyasiler, sade vatandaşlardan daha ağırlıklı olarak eleştiriye açık ve hoş görülü olmak zorundadır gibi karar sonuçlarına eklenen bu sözler ile davalar son bulmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti döneminde, cunta idarecileride dahil olmak üzere gelmiş geçmiş idareciler içinde eleştiriye en karşıt anti demokrat görüşlere sahip ve anti demokrat olan insanlar 13 yıllık AKP döneminde ve idarecileri zamanında olmuştur, sayıları yüzleri bulan Gazeteci, bilim adamı, siyaset adamı, sade vatandaş bana hakaret edildi diye dava edilmiş, içlerinden bazıları mahkum olmuş, bazıları ceza evine girmiştir.

3 Y ile gelip, yasaklar, yolsuzluklar, yoksulluklar kaldırılacaktır diyenler, Türkiye'yi yasaklar, yolsuzluklar, yoksulluklar ülkesi yapmışlardır.


Son söz her zaman dediğimiz gibi; ''dinen muhafazakar olanlar asla demokrat olamazlar."


Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.