Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.10.15, 12:01   #1
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Bak Fena Yaparım / Hüsnü Mahalli

Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu;
“Salih Müslim’i aklı selime, aklını başına almaya davet ediyorum. Türkiye’nin kararlığından, iradesinden şüphe ederse kendisi için iyi olmaz” dedi.
Konu ABD’nin PYD’ye havadan attığı 50 ton silah. Bu konu ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun benzer açıklama ve tehditleri var.

Oysa tehdit edilmesi gereken Salih Müslim değil Obama, Cameron, Hollande ve Merkel’dir.
Çünkü IŞİD’e karşı Uluslararası Koalisyon’un Eylül 2014’te kurulmasından bu yana bu ülkeler PYD’ye silah veriyor ve militanlarını eğitiyor.

PYD’nin PKK’nın Suriye kolu olduğunu bilmeyen yok. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu geçen yıl Kobani olayları öncesinde ve sonrasında PYD için bir çok kez 'terörist örgüt' dediler.

Ancak 19 Ekim 2014’te Obama, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayınca ,
Türkiye sınırlarını açarak Peşmergenin Kobani’ye silah taşımasına izin verdi.
Erdoğan'a göre ‘Kobani düşmek üzereydi’.
Sonra geldik 23 Temmuz 2015’e.

Obama bir kez daha Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı aradı ve Ankara Amerikan uçaklarının İncirlik üssünün yanı sıra Batman, Malatya ve Diyarbakır’ı kullanmasına izin verdi.
IŞİD’i vurmak ve PYD’yi korumak ve desteklemek için.

ABD'nin geçen hafta PYD’ye verdiği 50 ton silaha bu çerçevede bakmak gerekir.
Yani İncirlik’e ‘evet’ diyen Ankara peşinen bu silahlara da onay vermiş demektir.
Şimdi çıkıp PYD’yi tehdit etmenin hiç bir anlamı yok. Hatırlayalım ABD Kobani olayları sırasında YPG’ye havadan silah atmıştı.
Karadan yani Kuzey Irak üzerinden giden silahları konuşan ya da bilen yok.
Dönelim Bakan Sinirlioğlu’nun tehditlerine.
2011 öncesinde yani Suriye’de olaylar başlamadan Türkiye kamuoyu PYD ve Salih Müslim’i çok fazla tanımıyordu.

2011 sonrasında Esad’a karşı ayaklansın diye Ankara Salih Müslim’i ikna etmek için bir çok kez Türkiye’ye davet etti.
Bu da yetmedi dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu bu amaçla atlayıp Erbil’e gitti.
Müslim ikna olmayınca Mesut Barzani aracı olarak kullanıldı.
Bu da yetmeyince Suriye Ulusal Konseyi’nin (SUK) başına Kürt kökenli Seyda seçildi.
Bu da yetmeyince SUK’a bağlı hükümetin başkanlığına yine Kürt olan ama aynı zamanda ABD vatandaşı Gassan Hito atandı.
Hep beraber Bakan Davutoğlu ile birlikte Erbil’e gidildi ama Salih Müslim “Nuh dedi peygamber demedi”.
Neden mi ?

Çünkü Müslim, Suriye ve bölge gerçeğini ‘büyüklerimizden’ daha iyi biliyordu.
Çünkü Müslim, İran ve Rusya’nın Suriye’den asla vazgeçmeyeceklerini ve bundan dolayı Esad’ın devrilmeyeceğini biliyordu.
Belki de ülkesi Suriye’yi seviyordu.
Geldiğimiz noktada Müslim haklı çıktı.

Obama ve Putin, Müslim ve PYD’yi muhatap alıyor.
Ankara Müslim’i tehdit ediyor.
Tıpkı Esad'ı tehdit ettiği gibi.

Tek farkla :
Müslim'in yanında Sevr'ci ABD, İngiltere ve Fransa var.

Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın PYD Eş Başkanı Asya Abdullah ile PYD’ye bağlı YPJ Komutanı Nesrin Abdullah’ı 15 Şubat 2015’te Elysee Sarayı’nda kabul edip ‘Kobani Zaferi’ni kutlaması unutulmamalıdır. Diğerlerini saymıyorum.

Örneğin bize göre sağ uçta Avusturalya ve sol uçtaki Kanada.
Gerisini varın sizin düşünün.
Suriye ve tüm bölge planlarında çuvallayan AKP yönetiminde Ankara PYD ve Salih Müslim konusunda da duvara toslayacaktır.
Ankara’ya söylenecek en basit cümle “PYD Suriye'nin bir konusudur ve Türkiye’yi ilgilendirmez”.

Ayrıca “Kuzey Irak’taki Kürt Federe Bölgesi ile dost olan bir Ankara adı ne olursa olsun Suriye’deki Kürt varlığı ile dost olmalıdır”.

Ayrıca “30 yıldır Kuzey Irak’ta barınan PKK bundan böyle Kuzey Suriye’de de barınabilir”.
Tabii o zamana kadar güney ya da güneydoğuda kendine göre bir konumlandırma yaratmazsa.
Kavga ve gürültü ya da barış ve dostlukla.
Herkes yeterince acı çekti.
Yalnızca Türkiye’de değil Suriye, Irak ve İran...
Araplar, Türkler, Kürtler ve Farisiler.
Sevr'in 100’üncü yılına şunun şurasında beş yıl kaldı. Tarih dedikleri şey yalnızca yazılanlar değil aynı zamanda yaşananlardır.
Ama ders alınarak.
Yoksa adımız ‘süzme salak’a çıkar.


Hüsnü Mahalli
YURT GAZETESİ
__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti