Tekil Mesaj gösterimi
Eski 19.10.15, 21:19   #14
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,681
Ettiği Teşekkür: 18755
Aldığı Teşekkür: 20033
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Osmanlı'dan Günümüze Ayaklanmalar ve İsyanlar


5.
Kızılkuyu Olayı


Çumra’da toplanmakta olan birliklere katılmak üzere, Karaman’daki 139. Alay’dan gönderilen ve Yüzbaşı Musa ile makineli tüfek asteğmeni Abdülkerim komutasında 30 kişilik bir birlik, 28/29 Ekim gecesini Kızılkuyu’da geçirecekti.

Yatma zamanı gelince, hiçbir emniyet tedbirine gerek duymadan, erler camiye gitmiş, iki subay da köy odasında istirahate çekilmişti. Sabaha karşı köylüler, büyük bir kalabalık halinde subayların yattıkları odayı bastılar. Burada bulunan jandarmalar iki el ateş ettilerse de köylüler hemen jandarmaları ve subayları yakaladılar.Oradan camiye gittiler. Orada uyumakta olan askerleri de esir ettiler. Silahlarını ve birliğin, 41 hayvanını da aldılar.

Bununla yetinmeyen asiler erlerin üzerindeki paralarını ve şahsi eşyalarını alarak kendilerini serbest bıraktılar. Subaylara hakaret ve eziyet yaptılar. Bir hoca elinde daha evvelden verilmiş Bozkır asi liderinin imzasını taşıyan bir idam buyruğunu okudu, idamın yerine getirilmesi için, subaylara diz çöktürdüler.

O sırada halkın içinden bir vatansever, aklı başında birkaç kişinin karşı koymasıyla bu kararı uygulayamadılar. İdam hükmünün uygulanmasına Yarbay Arif kuvvetlerinin o yana doğru gelmekte olduğu haberinin de etkisi çok olduğunu unutmamak gerekir. Subaylar daha sonra bir köylü kadının yardımıyla kaçıp kurtuldular.


6. Şeyh Eşref Ayaklanması / 26 Ekim-24 Aralık 1919

Bayburt'un Hart bucağında Millî Mücadele için çalışanları “dinsiz ve şeriat düşmanı” olarak gösteren ve elde ettiği kolay başarılardan sonra şımaran Şeyh Eşref, kendisinin “peygamber” olduğunu ileri sürerek, bunu yanındakilere kabul ettirdi.

Şeyh Eşref ile başa çıkamayacağını anlayan İstanbul Hükûmeti, af yoluna gidilip olayın kapatılmasını, Mustafa Kemal Paşa ise, giderek büyüyen ve tehlikeli bir hâl alan olayın bir an önce bastırılmasını istiyordu.

Bunun üzerine, Erzurum’daki 15.Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa’nın bölgeye gönderdiği Albay Halit Bey (Deli Halit) komutasındaki kuvvetler, Hart’a yaptığı ani bir baskınla Şeyh Eşref ve yanındakileri zor duruma düşürdülerse de isyancılar karşı koymaktan vazgeçmediğinden 24 Aralık 1919’da meydana gelen çatışmada Şeyh Eşref ve çevresindeki tarikat ileri gelenleri ortadan kaldırılıp adamlarının bir bölümü teslim alındı.



7. Ahmet Anzavur Ayaklanmaları



Birinci Anzavur Ayaklanması (25 Ekim - 30 Kasım 1919)

Ahmet Anzavur’un önderliğinde çeşitli aralıklarla gelişen ayaklanmalar, esasen Anadolu’daki direnişi kırmaya yönelen iç isyanlar arasında en önemlisi sayılabilir. Çünkü Batı Cephesinin oluşturulması ve Yunan işgalinin durdurulmasının gecikmesine sebep olmuştur.

Emekli Jandarma Binbaşısı olan Ahmet Anzavur, Milli Mücadeleye karşı tavır alarak saltanat ve halifeliğe bağlılığının karşılığında, özellikle Biga, Gönen, Manyas ve civarındaki Çerkezleri teşkilatlandırarak Kuvayı Milliyeye karşı bir güç oluşturmak amacıyla bu bölgeye gönderilmiştir.

Heyet-i Temsiliye Anzavur hareketini bastırmak için 31 Ekim 1919’da Albay Kazım’ı (Özalp) ve Salihli Cephesi Komutanı Ethemi görevlendirmiştir. 2 Kasım 1919’da Susurluk’a gelerek kuvvet toplamaya başlayan Anzavur ile ilk temas 15 Kasım’da Demirkapı sırtlarında gerçekleşmiş, bir taraftan Albay Kazım komutasındaki 11. Tümen, diğer taraftan da Yarbay Rahmi müfrezesi arasında kalan Anzavur, 10 kadar ölü ve 40 kadar yaralı bırakarak kaçmıştır. Takip harekatına bu aşamada Salihli cephesinde bulunan Çerkez Ethem de katılarak 30 Kasım’da Söğütalanı’nda Anzavur yeniden sıkıştırılmış ve ancak birkaç adamı ile kaçmayı başarmıştır. Birinci Anzavur Ayaklanmasının 2/3 Aralık 1919’da bittiği kabul edilmektedir.


İkinci Anzavur Ayaklanması (16 Şubat – 19 Nisan 1920)

Ahmet Anzavur’un ikinci kez ayaklanma girişimi, Müdafaa-i Hukuk Heyeti Merkeziyesi üyelerinden Edremit Kaymakamı Hamdi Bey’in katledilişi ile başlar. Hamdi Bey 26/27 Ocak 1920 gecesi düzenlediği bir baskınla Gelibolu yarımadasının Akbaş mevkiinde Fransız askerlerinin gözetimi altındaki silah ve cephaneleri ele geçirmiş ve sabaha kadar tümünü Anadolu kıyılarına taşıtmış yurtsever bir kişidir. Daha sonra Biga’ya geçerek asker toplamaya başlayan Hamdi Bey, yaklaşık 500 genç ile Biga’daki 190. Alayın 2. Taburu emrine girmiştir. Birliğin ihtiyaçları için halktan para toplamak zorunda kalışı, buradaki halkı ( çoğunlukla Pomaklar) hoşnutsuzluğa itmiş ve Biga’da bir isyan başlatılmıştır. Bu esnada 15 kadar adamıyla Biga’ya gelen Ahmet Anzavur, hükümet konağına yerleşerek ayaklanmanın idaresini ele almıştır. Hamdi Bey yalnız kalınca Yenice istikametine doğru yola çıkmış, fakat yolda yakalanarak katledilmiş ve cesedi halka teşhir edilmiştir.

Bu gelişmeden sonra Anzavur yönetimindeki 800 kadar asi Yenice’ye saldırarak, Akbaş’tan kaçırılan silahları ele geçirmek istemiştir. Çaresiz geri çekilmek zorunda kalan yurtseverler silahları ve cephaneliği asilerin eline geçmemesi için dinamitle havaya uçurmuştur. Bu arada İstanbul Hükümeti de Anzavur çetesine katılmak üzere İstanbul’dan subaylar göndermiş, mali destek sağlamış, İngilizlerle birlikte bu ayaklanma örgütünü genişletmeye çalışmıştır.

Çok ciddi boyutlara ulaşan ikinci Anzavur kuvvetlerinin bastırılması konusunda Ankara’da Mustafa Kemal Heyet-i Temsiliye başkanı olarak kararlı bir bildiri yayınlamış ve isyanın bastırılması için 2 000 civarında asker toplanmıştır. Çerkez Ethem’in idaresindeki birlikler 16 Nisan 1920’de Susurluk’un Kuzeyindeki Yahyaköy’de karşılaşmışlar, tam gün süren şiddetli çarpışmalar sonunda asiler dağıtılabilmiştir. Bunun üzerine 19 Nisan’da Karabiga’ya kaçan Anzavur oradan da bir İngiliz gemisiyle İstanbul’a dönmüştür.

1921 yılının Mayıs ayı içinde Karabiga'nın Adliye köyü civarında, Yeniçiftlik köyünden Mehmet Efe tarafından öldürüldü. Mezarı Biga'nın Cihadiye köyündedir.



Fotoğraflar:gusips.net / guneymarmaracerkesleri.org



8. Birinci Düzce Ayaklanması / 13 Nisan- 26 Mayıs 1920

Birinci Dünya Savaşı içinde eşkıya olaylarının yoğunlaştığı yerlerden birisi de Düzce yöresiydi. Burada devlet otoritesi gücünü kaybetmişti.

3 Nisan1920’de Düzce’nin Ömerefendi Köyü’nde toplanan Abaza ve Çerkesler silahlı olarak “Asayiş Müfrezesi” ni teslim aldılar. Küçük rütbeli subaylar direndilerse de sayıları 4 bine ulaşan asiler Düzce’yi aldılar.

Asi elebaşlarından Berzek Sefer Bey Düzce Kaymakamı Maan Ali Bey (Emekli Binbaşı) Jandarma Komutanı, Koç Bey de Belediye Başkanı oldular. Bolu Mutasarrıfı kendilerini yatıştırmak istediyse de, verdikleri yanıtta İstanbul’un vereceği karara göre hareket edeceklerini bildirdiler.

14 Nisan’da Beypazarı halkı da “Padişah nerede ise biz oradayız” diyerek ve cephaneliği ele geçirip resmi makamları baskı altına alıp, postaya el koyarak tavrını belirtirken, isyancılar 18 Nisan’da Bolu’yu da işgal ettiler. İsyancılar Padişah’a bağlı olduklarını ve Kuvayimilliye’ye karşı olduklarını bildirdiler. Bu durum karşısında Ankara’dan bir birlik gönderildi.

Beypazarlılar bu birliğe karşı koydular. Beypazarı Müftü ve Belediye Başkanı Ankara’ya telgraf çekerek, asilerin kaçtığını ve ayaklanmaya katılanların aflarını istediler. B.M.M. bu isteği dikkate alarak ikinci birliğin hareketini durdurdu.

Asiler verdikleri söze bağlı kalmayıp, ilk gelen birliğe saldırdılar. Bunun üzerine Gevye’de 24. Tümen Komutanı Yarbay Mahmut Bey 18 Nisan’da başladığı ileri harekatına devam ederek Hendek’e geldi.

Düzce’ye doğru yola çıkan Mahmut Bey Nüften (Nuhveren) Boğazı’nda pusuya düşürüldü. Kendisi de Çerkes olan ve kan dökülmesini istemediği ve asi Çerkeslerin sözüne inandığı için ateşi durdurdu. Fakat bu davranışı başta kendisi olmak üzere bazı subayların öldürülmesine ve tümenin dağılmasına, asilerin üstün gelmesine yol açtı.

Safranbolu’da “Biz Padişah’ı isteriz” diyen asiler duruma egemen oldular. Hendek’teki asiler Adapazarı’na yürümeye hazırlanırken, nasihat için gönderilen Adapazarı ileri gelenlerinden Sait ve Kazım Beyler asiler tarafından öldürüldüler. Bu gelişmeler üzerine, asileri desteklemek isteyen İngilizler, Şile’ye asker çıkardılar.

Ayaklanma her geçen gün yayıldı ve Ankara’yı endişeye düşürmeye başladı. Olay yalnızca asilerin sayıları ile sınırlı kalmamış halk da Ulusal Mücadele’ye karşı çıkmaya başlamıştı. Ankara bir yandan askeri önlemler almaya başlarken, diğer yandan nasihat için Milletvekili Hüsrev ve Osman Beyleri gönderdi. Fakat asiler tarafından rehin alındılar. Nasihat Heyeti olumlu sonuç alamayınca, Çerkes Ethem, Binbaşı Nazım, Kaymakam Arif, Binbaşı İbrahim (Çolak İbrahim) komutasındaki birlikler ile Ali Fuat Paşa ve Rafet Bey emrindeki birlikler ayaklanma yöresine gönderildiler.

Bu sırada 14 Mayıs’ta Yenihan’da da ayaklanma çıktı. Ayaklanmaları fırsat bilen Anzavur, Eskişehir-İstanbul yolunu ele geçirmek için Geyve Boğazı’ndaki ulusal kuvvetlere saldırdı. İsyanın bu kadar güçlenmesi üzerine Damat Ferit Paşa 20 Mayıs 1920’de İzmit’e geldi. İsyanın bastırılması için Çerkes Ethem, Binbaşı Nazım, Kaymakam Arif, Binbaşı İbrahim, Ali Fuat Paşa ve Rafet Bey emrindeki birlikler isyan bölgesinde asilerle mücadeleye başladılar.

25 Nisan’da Beypazarı, 2 Mayıs’ta Göynük alındı. Diğer taraftan isyanı bastırmakla görevli Kuvayimilliye kuvvetlerinden Çerkes Ethem emrindeki kuvvetler 23 Mayıs’ta Sapanca ve Adapazarı’nı alarak asilerin ileri gelenlerini cezalandırdı. Çerkes Ethem kuvvetleri 26 Mayıs’ta Düzce’ye girdi. Ayaklanmayı çıkaranlar ve yönetenler idam edilerek Düzce isyanı bastırılmış oldu.





9. İkinci Düzce Ayaklanması / 19 Temmuz- 23 Eylül 1920

Birinci Düzce ayaklanmasını bastıran kuvvetlerin bir kısmı Yozgat ayaklanmasını bastırmak için, düzenli ordu birlikleri de 22 Haziran'da başlayan Yunan saldırısını durdurmak için cepheye gitmek üzere Düzce'den ayrıldılar. İngiliz ve Yunanlıların Adapazarı yöresinde birlikte hareketleri, İstanbul Hükümeti'nin yeni kışkırtmaları ve ulusal kuvvetlerin uzaklaşmış olması üzerine 300 kişilik asi Düzce'yi işgal ettiler. Bunlar Kuva-yı Milliye'nin Çerkez ve Abazaları yok edeceklerini kadın ve kızları "Cariye" yapacakları propagandası ile ayaklandılar ve çevre halkı yeniden kışkırttılar. 27 Ağustos'ta ulusal kuvvetler tarafından yenildiler ve 23 Eylül'de de ayaklanma tamamen sona erdi. Fakat buradaki bazı hainlerin Yunan ve İngilizlerle işbirliği uzun süre sürdü.



__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.