Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.10.15, 10:49   #1
Redwine
İzindeyiz ATAM

Redwine - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 3668
Mesajlar: 17,711
Ettiği Teşekkür: 72273
Aldığı Teşekkür: 66410
Rep Derecesi : Redwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardırRedwine şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Cap Canli
Standart Çetin Altan | Soner Yalçın

Hani hep…
“Enseyi karartmayın” demişti ya…
Aslında…
Enseyi ilk karartan o oldu!..
Hep anlattı:Turgut Özal’la tanışmış ve anlamış ki; ikisi de aynı toplumu oluşturmak istiyormuş!
Hiç inandırıcı değildi!
Sihirli sözcüğü “bedel” idi. Hep, “bedel ödemekten” yakındı.
Bir daha “bedel ödemek” istemedi. Hepsi bu…
Tüm “yoldan ayrılıp dönmek isteyenler” gibi “döneklik manevrasını” fikirle taçlandırmak istedi. Hepsi bu…
Yani, ayartılmadı. Teşneydi.
En soldan en sağa savruldu; neoliberalizmin/vahşi kapitalizmin bayraktarlığını üstlendi.
Özal’la “düşünsel ortaklık” kurmasını şöyle okumalıyız:
Katledilen sosyalist Allande’nin safından, katleden darbeci faşist Pinochet tarafına geçti. 1970’lerde Hayekler-Friedmanlar tarafından “Şili laboratuvarında” oluşturulan neoliberalizme boyun eğdi.
Her şeyin alınır ve satılır olduğu- “serbest piyasaya” düştü.
Döneme yenildi.
Yoksulları, emekçileri, köylüleri ve yoldaşlarını sattı!
Düzene teslim oldu.
Onun için bağımsızlık ve ulusal onur alay konusuydu artık. Tek kurtarıcısı vardı; AB!
Zengin burjuva masalarında solgun kırmızı karanfil olmayı tercih ederek yeni hayata soyundu.
Paşa torunu, aslına rücu etti!..

İtiraf etmeliydi

Çetin Altan son mektubunda diyor ki:
“Artık anlaşılıyor ki ülkeme demokrasinin geldiğini göremeden ayrılacağım bu dünyadan.
Torunlarımıza bırakmayı hayal ettiğimiz ülke bu değildi…”
Sanırım son şakasını yapmış olmalı!
Desteklediği Özal’ın ve Recep Tayyip Erdoğan’ın demokrasiyi getireceğine mi inanmıştı?
Demokrasiyi değersizleştiren bu vahşi piyasa hegemonyası değil midir?
Özgürlüğü ve barışı, vahşi kapitalizmin yok ettiğini nasıl görmez, anlamaz?
Hayal ettiği ülkeyi “kumarhane ekonomi” ile inşa edecekti!
Şaka mı bu mektup?
Ne yazdığının farkında mı?.. “Yeni muhafazakarlık” diye yutturulan dinci iktidarların bu toplumu uygarlaştıracağına mı inandı?
Hepsi hayal ettiği ülke içinmiş meğer…
Özal sayesinde yaptığı tv programlarında ve yazdığı “liboş kalesi” Sabah’ta “piyasaya” övgü dizmesinin sebebi buymuş!
“Değişim masallarıyla”; ülke ekonomisinin, ülke siyasetinin ve ülke kültürel hayatının yok edilmesine kılıf bulmaya çalışmasının sebebi buymuş!
Hadi canım sizde…
“Yeni halkı” toplumsal muhalefeti yıkarak mı yaratacaktı Çetin Altan?…
Gül’ün gülle tartıldığı bir dünyayı kurmaktan vazgeçip, paranın tapılan tanrıya dönüştürülmesinin aracısı olduğu için özür dilemeliydi!
Son mektubunda özeleştiri yapmalıydı!
Bugün bu topraklarda tüm değerler parayla alınıp satılıyorsa, vebalinin omzunuzda olduğunu itiraf etmeliydi!
Üç-beş badem bıyıklı yapmadı bu büyük çöküşü; son 35 yılda Çetin Altanlar çok zarar verdi bu canım ülkeye!
Ölçüyü kaçıracak şekilde “kafasız düşünme” dönemini alkışlaması unutulabilir mi?
Maalesef… Çetin Altan çoktan ölmüştü aslında…



Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız.




Sözcü

__________________
Redwine isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla