Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.11.15, 10:39   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21561
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Halk ve Aydınlık




05.11.2015

HALK ve AYDINLIK


Her konuda farklı düşünenlerin aydınlığı farklımıdır? Düşünür, entelektüel, yazar akademisyen olanların, siyasi konular dahil her konuda yazı ve beyanları ile eleştirmen olanların aydınlığı, iktidar ehli olup, oturduğu makamı hak etmeyenlerin, kibir dünyasında gezip gerçek aydınlıktan haberdar olmayanların ifade ettiği gibi, halktan kopuk kendi dünyasının aydınlığında yaşayanlarmıdır?

İstisnaları hariç hiç bir aydının halktan kopuk yaşadığına inanılmaz? Aydın insan, karanlıkta kalanları hatta aydınlığa rağmen karanlıkta kalmayı yeğleyenleri aydın insanlar düzeyine çıkarmakla görevlidirler.

Halktan kopuk yaşıyorlar söyleminde kim bulunmuş?

Benim yetişme tarzım budur diyerek, karanlığını, cehaletini, kibrini, sonradan görmüşlüğünü, ilkel ve halkın büyük bölümü tarafından kabul görmeyen yaşam biçimini, dini inançlarını, ilkeleri, görevleri, yetkileri belli olan Türk milleti tarafından en saygın makam olan Cumhurbaşkanlığı makamına monte etmeye çalışan şahsiyet demiştir.

Halktan kopuk yaşayanlar kimdir bilirmisiniz?

Benim işçim, benim memurum, benim çiftçim, benim emeklim, benim sanayicim, benim işverenim, milletim deyip, gelir dağılımındaki adaleti sağlamak istemeyenler, milli gelir bölüşümünden her bireyin hakkaniyet ölçüsünde paylaşımını sağlamak istemeyenler, bulundukları makamın nüfusunu kullanarak rant yaratıp, yandaşlarına rantiye olarak dağıtanlardır. Bu ülkenin gelir kaymağının 5 bin aile tarafından iç edilmesine göz yumanlardır.

Halktan kopuk olarak yaşayanlar kimlerdir bilirmisiniz?

Karanlık ehli olan idarecilerin göz bebeği müteahhitlerden olan, bu milletin (A.K) diyen ceften çıkmış kabuğunu beğenmeyen şahsiyetsizler ile cam fanus içinde kaymak yiyen 5 bin aile istisnaları hariç çoğunluk mensuplarıdır..

Ben, siz, onlar daha ötekiler her gün otobüste, dolmuşta, trafikte, tramvayda, metroda, fatura ödeme, ilaç, doktor, banka sırasında bekleyip bizzat halkın içinde olanları halktan kopuk yaşıyorlar diye nitelendirmek ancak kibir kuyusunda gezinenlere yaraşır.

Aydınlıktan dem vurup, aydınlığın nimetlerinden yararlanmak istemeyenler, sadece aydınlığı, gericilikte, yobazlıkta, inanç ritüellerinin kabul görmeyen bağnazlığında var sayanlar, aydınlığın ve aydının düşmanı müfterilerdir.

Aydınlık bir tanedir. Güneş her gün doğudan doğar, batıdan batar.. Güneşin aydınlığından dünya ve diğer gezegenlerden bazıları mutat olduğu üzere kurulu düzen içinde aydınlıktan istifade ederler, inkıta olur tutulmalar olursa karanlık kaçınılmazdır. İnsan ve toplumlar içinde böyle değilmidir? Arızalı olan ve sürekli inkıta içinde olanlar zaten daimi olarak karanlığa mahkumdurlar..

Halkın sanatçısının aydınlığı neyse halkın aydınlığı odur! Siyaset aydınlığı ne ise halkın aydınlığı odur! İşçinin, memurun, çiftçinin, emeklinin, sanayicinin, esnafın, doktorun, eczacının, öğretmenin, ve nihayet milletin aydınlığı tek ve bir olan aydınlıktır. Karanlık odaklar halkın bütünlüğü ve birliği içinde ve sahip oldukları aydınlık içinde vardır.. Lazer ve daha güçlü aydınlık ile karanlık odaklar mutlaka izale edilecektir yoksa kanser hücreleri gibi karanlık odaklar çoğalmaya başladığında top yekûn karanlık kaçınılmazdır.

Halkın ve idareci geçinenlerin ne ayrı bir dünyası, ne de ayrı bir aydınlığı vardır. Ancak ötekileştirmeyi siyaset sanıp, toplumsal yanılgı ile bulundukları makamı, cam fanus haline getirip, ulaşılmaz, eleştirilmez, dediğim dedik çaldığım düdük deyip, beni halk getirdi deyip halka rağmen çarpık ve karanlık düşüncelerini halka dayatanların, dayatmaya çalışanların belki mecazi anlamda ayrı bir dünyaları var. Ama halk, karanlık gördüğü bu dünyanın içinde olmayacaktır.

Her gün insanlar sabahları birbirlerine günaydın diyerek, günün aydınlık olduğunu müjdelerler... Elbette gün aydındır. Güneş doğmuş, aydınlık yeryüzüne yayılmış, ama bazıları hala gecenin karanlığında kalmış, karanlığı kendine ilke edinmiş, bunu aydınlık görmeye alışmış, aydınlığı kanıksamış olanlara dayatmaya çalışanlar, günün sağladığı aydınlığı karartabilir mi?

Sahi, 13 yıldır sabahları istisna çoğunluk hariç birbirine günaydın diyen kaldı mı?


Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.