Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.11.15, 10:15   #4
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Galata'da Bira İçenlere "Gezi'nin Piçleri" Diyerek Saldırdılar

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Çengelli İğne Mesajı göster
Birşeyler bir yerde patlak verecek ama hayırlısı.

Türkiye'de çok kötü olaylar olacak gibime geliyor.

Kaygılarında, çok haklısın @Çengelli İğne,
Yıllardır bugünlerin uyarısınız yaptım ama ne yazık ki (Laikliğin koruyucusu, bağımsız yargı ve TSK etkisiz hale getirildikten sonra) elde ettikleri çoğunluk ve güçle daha da pervasızlaşıp, daha da saldırganlaşacaklardır.
Bu baskı ve saldırıların olacağını ele aldığım bir kaç yorumumdan alıntıları aşağıda veriyorum.

Ne yazık ki, gelecek çok karanlık günlere gebe...


SİZ LAİK MİSİNİZ?
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
DİNİ PARTİ veya KİŞİLER;
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
ÇEVRESİNDE DİNİNE AYKIRI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜ HER ŞEYİ ve KİŞİYİ DİNİNE UYDURMAYA ÇALIŞIR, Dini kurallarına uydurduğu her kişi veya olay için SEVAP KAZANDIĞINI, BU YOLDA HAYATINI KAYBEDERSE CENNETE GİDECEĞİNİ DÜŞÜNÜR.


Bu nedenle;
Fırsat ve güç buldukça, önce yakın çevresine baskı yaparlar,( çocukları,eşleri ve yakın akrabalardan başlayarak) CESARETLEDİĞİ ORANDA DİĞER İNSANLARIN (yakın akraba, komşular, daha da güçlenirlerse, sokakta yürüyen insanların, flört eden gençlerin) YEMELERİNE,İÇMELERİNE,GİYİNMELERİNE, KIZ veya ERKEK ARKADAŞLARIYLA GEZMELERİNE,İZLEDİKLERİ TİYATROYA,FİLME KARIŞIR,KENDİ İNANCI GİBİ OLMASINI, YAŞAMASINI İSTER BASKI YAPAR.
Bu baskının şiddeti de, sahip oldukları destek ve güç arttıkça artar, katliam boyutuna ulaşır.






DİNDE ZORLAMA
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster

Peki ,dinci kesimler niçin ‘Dinde zorlama olduğunu’’ söylemezler, herkesi (sizleri) dini kurallara uymanız konusunda açık açık zorlamazlar;

1- (Pek uygulanmasa da) Anayasamızda laiklik maddesi vardır. Dava açılmasından çekinirler.2- Laik kesim ve ordu yıpratılmış olmasına rağmen sayıca çok üstün ve güçlüdürler, onların tepkisinden çekinilir.

2- Laikliği tam anlayamamış olsa da hala çoğunluk kişinin dini ibadetine karışılmaması (laiklik) taraftarıdır. Öyle ki, (kendileri bile) Laik bir düşünceye sahip olduklarının farkında değillerdir. Ama,dini bir baskı (zorlama) söz konusu olursa laiklerin safında yer alacakları kesindir.

3- Kendilerine oy veren, destek olan (çağdaş yaşamlı) kesimi uyandırmak istemezler, eğer dinde zorlama olduğunu, zorla Afganistan’a, İran’a döndürüleceğini anlarlarsa bir çok kişi din konusundaki iyimserliği ortadan kalkar, hatta dinden uzaklaşmaya başlar.

Bu nedenlerle, iyice güçlenip bütün laik kaleler düşürülünceye, genç beyinlere dini inanç yerleştirilinceye kadar dinde zorlama olduğu söylenmez, ama zorlamalar (Kurbağa pişirmek deneyinde olduğu gibi) zamana yayılarak alıştıra alıştıra uygulanır.

Gerçeklerin farkında olmayan çağdaş yaşamlı kesim de, kendine yaşamına (giyimine, içkisine, saçına, sakalına,flörtüne,sanatına, müziğine,süsüne) karışılmayacağını sanarak, baskı uygulayacak bir nesil yetiştirilmesine alkış tutar.
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster


GERİCİLİK DEMOKRATİK BİR HAK MIDIR?
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Din kuralları kesin emirlerdir ve dini kurallarla yönetilen ülkelerde (İran, Afganistan, Suudi Arabistan,Somali vb) diğer insanların yaşamlarına da müdahale edilmekte, dini kurallara tüm herkesin uyması istenmektedir.Uymayanlar en şiddetli şekilde cezalandırılmaktadır.
Ülkemizin geçmiş tarihinde yapılmış gerici saldırıların (katliamların) yeni yetişen gençlerden saklanması sonucu gençler İslam’da hoş görü vardır, sanmakta,
Türkiye’de gittikçe artan dindar-kindar nesil yetiştirme faaliyetlerinin veya getirilebilecek dine dayalı bir yönetimin, diğer inançlara veya inançsızlara hoş görü göstereceğini ve baskı yapmayacağı, yanılgısına düşmekte ve Türkiye’de Arap ülkeleri gibi (dini kurallara uyma,çarşaf, peçe baskısı ve kırbaç cezası gibi) olmaz’’ sanmaktadırlar.


Oysa bu baskının olabileceğini, ramazan ayında (Konya, Urfa, Erzurum gibi) dinci kesimlerin çoğunlukta ve güçlü illerde,küçük ilçelerde veya mahallelerde (her kesin görebileceği şekilde) sigara veya her hangi bir içecek içerek oruç tutmadığının belli edilmesi veya mini etek, şort,askılı tişörtle dolaşılması durumunda, yapılacak sözlü ve fiili saldırılar, dindar kesimin ne kadar hoş görüsüz olabileceğinin göstergeleridir ve yurdumuzda geçmişte ve günümüzde bu tür binlerce saldırılar olmuş olmaktadır, bu tür gerici saldırılarda bir çok can kaybedilmiştir.

Hani ''Bizde olmaz!'' denilen dini ayaklanmalar ve katliamlar ,Osmanlı dönemin de de olmuş, aralıklarla Cumhuriyet döneminde de olmuştur.

31 MART VAKASI 1909: KAYNAK
Şeyh Sait İsyanı 1925: KAYNAK
Menemen olayı 1930: KAYNAK
Malatya Katliamı 1975: KAYNAK
Maraş Katliamı 1978: KAYNAK
Çorum Katliamı 1980:KAYNAK
Sivas katliamı 1993: KAYNAK
(Bu olaylar, bir şehrin yakılıp-yıkıldığı iç savaş provası gibi olaylardır, oruç tutmama veya açık kıyafet bahanesi ile binlerce saldırı olmayaa devam ettiği bilinmektedir.)

Katliamlarda görüldüğü gibi gerici gruplar’’Din elden gidiyor’’ feryadı atınca, Dini duyguları kışkırtılan (sözde) milliyetçi güruh ta , ‘’Allahüekber!’’ sesleriyle katliamlara katılmışlardır.

Dini kişi ve gruplarda hiçbir zaman hoş görü yoktur. Çünkü dini inançlara hoş görü gösterilmesi laikliktir ki, dini gruplar laikliğe düşmandır.
Günümüzde de (çeşitli yollar kullanarak) kendileri gibi düşünmeyen, Atatürkçü, laik çağdaş yaşam taraftarlarına baskılar uygulamakta, onların yaşam tarzlarına ve tercihlerine yasaklar getirmektedirler.
Facebook, Twiter ve benzeri sitelere uygulanan yasaklar ve kapatmalar, yerli yabancı, kitap, film ve kliplere uygulanan sansürler, yetişkin bireylerin, ifade ve tercih özgürlüklerine yapılan ''gerici'' saldırılardan bazılarıdır.

***** yayınları engelleme bahanesi ile 5000 'e yakın site yasaklıdır. Bu sitelerin çoğunluğu soysal içerikli sitelerdir.. Üstelik ***** sitesi olsa dahi demokratik ülkelerde İnternet sansürü hoş gösterilemez.

İstanbul’un Dünya’ca ünlü Sulukulesi’si neden dağıtıldı?
Beyoğlu’ndaki sokak meyhanelerinin masa sandalyeleri neden zabıtalarca toplanır durur?
Sigara yasağı üzerinde niçin ısrarla durulur? (Sigara yasağının asıl hedefi içkidir.
Çünkü sigara (genellikle) içki ile birlikte içilir. Kapalı alanlarda sigara yasaklanınca, kapalı alanlarda içki içenlere ‘’sigara içme!’’ anlamı taşır. Hedef alınan topluca maç izlenen, bira içilen birahanelerdi ve hemen hemen tümünün kapanması sağlandı.
Kapalı alanda sigara-içki içemeyenler, açık alanlarda , taşıtlarında içmeye başladılar, fakat geçen yıllarda ,Afyon’da açık alanda içki içmekte yasaklandı. KAYNAK

21 yaşındakilere her türlü silah satımı serbestken, içki satışı niçin 24 yaşa çıkarılır? KAYNAK

Eğer bahane insan sağlığıysa, baz istasyonları zararsız mıdır ki, hatta bina tepesinde hatta minarelerin şerefelerinden kanser yaymaya devam ederken (dince sakıncası yok diye) ses çıkarılmaz.
Sonuç olarak; çağdaş yaşamlıların yaşam şekillerine ve tercihlerine baskılar yapılacağı, zorlamaları olacağı kesindir.

Bakmayın bazılarının, biz Arap ülkeleri gibi değiliz ‘’Bize bir şey olmaz.’’ Demelerine, Bizim milli sözümüzdür. ‘’Bize bir şey olmaz!’’
Emniyet kemeri takmayız, laf hazır ‘’Bize bir şey olmaz.’’
Kilitli kapı için çilingir çağırmaz, çocuğumuzu balkondan sarkıtırız,
açıkta satılan gıdaları tüketiriz, her türlü tehlikeyi hiçe sayarız, çünkü ‘’Bize bir şey olmaz.’’

Hatta bu huyumuzu belgelemek için (gizli kamera ile); 1990’lı yıllarda Uğur Dündar, bir bayanı gece kaldırımda müşteri beklermiş gibi koydu, yoldan geçen otomobiller hayat kadını sandıkları bayanın yanında durup, pazarlık ettikten sonra, bayan ‘’Okey ama ben AİDS’liyim!’’ dediğinde bile, erkeklerin hemen hepsi ‘’Olsun, fark etmez, Bize bir şey olmaz!.’’ demişlerdi.


Biz böyleyizdir, her türlü belanın başımıza geleceği %100 kesin olduğu halde bize bir şey olmaz sanırız.
Çağdaş yaşamak, özgür olmak istiyorsak , ‘’Bize bir şeyler olur Arkadaşlar!’’

Ama bu kadar iç ve dış destek varken ve bu destekle çağdaş yaşamın tüm kaleleri, Atatürk’ün eserlerine, Laikliğe acımasızca saldırılar yapılırken ‘’Bize bir şey olmaz.’’ Sanan sessiz çoğunluğun uyanmasından (onları uyandırmaktan) başka çıkar yolumuz yoktur.

Mediter
__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.