Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.11.15, 19:26   #1
Maviş
Gerçek Üye

Maviş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 80
Mesajlar: 777
Ettiği Teşekkür: 1675
Aldığı Teşekkür: 3797
Rep Derecesi : Maviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura aboutMaviş has a spectacular aura about
Ruh Halim: Ruhsuz
Çözüldü Marshall Planı

Marshall Planı

Marshall Planı II. Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında önerilen ve 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konan ABD kaynaklı bir ekonomik yardım paketidir. 16 ülke, bu plan uyarınca ABD'den ekonomik kalkınma yardımı almıştır.


II. Dünya Savaşı sonrasında Truman Doktrini, esas itibariyle Sovyetler Birliği'nin doğrudan doğruya baskısı ve tehdidi altında olduğu vurgulanmış ve buna istinaden sadece Yunanistan ve Türkiye'ye askeri yardım öngörmüştür. Fakat bu sırada Avrupa'nın durumu iktisaden son derece kötüdür. Altı yıllık savaş, bütün ülkelerin ekonomik kaynaklarını tüketmiştir. Savaş, bütün ülkelerde ağır tahribat yapmıştır. Sovyetler Birliğinin, bu durumu fırsat bilerek komünizm propagandasını şiddetlendirmiştir.

Bunun üzerine ABD 1945 Haziranı ile 1946 sonu arasında Batı Avrupa ve beraberindeki 16 ülkeye toplamda 15 milyar dolar ekonomik yardımda bulunmuştur. Fakat bu yardım, bütçe açıklarının kapanması, ithalat için kullanılması yüzünden sonuç alınamamıştır. Bunun üzerine ABD yeni planlar aramış ve Dışişleri Bakanı George Marshall'ın "Marshall Planı" 5 Haziran 1947 günü Harvard Üniversitesi'nde verdiği bir nutukta açıklanmıştır.

Buna göre, «Avrupa ülkeleri her şeyden önce kendi aralarında bir ekonomik işbirliğine girişmeliler ve birbirlerinin eksikliklerini kendileri tamamlamalılar, bu genel işbirliği sonunda bir açık ortaya çıktığında Amerika, bu açığın kapatılması için yardım etmeli. Bunun için de önce bir işbirliği programı yapmalılar» ilkesi benimsenmiştir.



"Hava nasıl olursa olsun birlikte hareket etmeliyiz" sloganı ile imzalanan Marshall Planı.

Marshall Planı adını alan bu teklifi görüşmek üzere 27 Haziran 1947'de Paris'te bir toplantı yapıldı. George Marshall, bu planına Sovyetler ile uydularını da dahil ettiği için, Paris Toplantısı'na yapıcı bir katkıda bulunmaktan ziyade tutumlarıyla açıkça sabote etmek için SSCB katıldı. SSCB 2 Temmuz'dan sonraki toplantılara katılmadı.

11-13 Temmuz 1947 Paris Konferansı
Sovyetler Birliği, Çekoslavakya, Polonya ve Finlandiya dışındaki Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanlarının katılımıyla düzenlenen Paris Konferansı'nda, bakanlar ABD'ye sunulacak Avrupa Telafi Programı üzerinde anlaştılar. ABD Dışişleri Bakanı George C. Marshall'ın daveti üzerine hazırlanan Avrupa Telafi Programı "Marshall Planı" olarak adlandırılmaktadır.



Marshall Plan'ının uygulandığı ve para yardımı alan ülkeler.

ABD Kongresi Marshall Planını 11 Eylül 1947 de onaylamıştır.
17 Temmuz – 2 Ağustos 1945 tarihinde Birleşik Krallık, SSCB ve Amerika Birleşik Devletleri arasında düzenlenen Potsdam Konferansı’nda görüşülen önemli konulardan birisi de Türk Boğazları konusu olmuştur.
18 Temmuz gecesi yemekte Sovyetler Birliği lideri Stalin, Birleşik Krallık lideri Churchill’e, Türkiye-SSCB arasındaki bir ittifakın ancak aralarındaki anlaşmazlıkların çözülmesiyle mümkün olacağını, fakat Türkiye’nin Kars ve Ardahan’ı SSCB’ye geri vermeyi, Montreux Antlaşması’nı tartışmayı reddettiğini söyledi. Daha sonra 23 Temmuz gecesi başka bir yemekte Stalin, Churchill’e

“Eğer Marmara’da bize tahkim edilmiş bir pozisyon vermeniz mümkün değilse o zaman Dedeağaç’ta bir üs alamaz mıyız?”

diye sorarak Boğazların denetimi ile ilgili niyetini açıkça dile getirdi. Churchill, Boğazlarda SSCB’nin istediği yönde bir düzenlemeyi desteklediğini ama bunun Türkiye’nin toprak bütünlüğünü tanıma koşuluna bağlı bulunduğunu söylemiştir.
SSCB'nin tavrı ve ABD çıkarlarına ters istekleri üzerine Potsdam Konferansı’ndan kısa bir süre sonra, ABD’nin Boğazlarla ilgili politikası görüşmelerin sonunda değişmiştir ve ABD Türkiye'yi destekleme kararı almıştır. ABD'nin destek kararına dönemin Türkiye hükümeti ABD lehine taraf olmuş ve böylece ikili ilişkilerde büyük gelişmeler olmuştur. Bu durum Marshall Planı doğrultusunda ABD'nin Avrupa ülkelerine yaptığı Marshall yardımlarınıda kapsayan günümüz ABD-Türkiye ilişkilerine dek sürmüştür.



Kaynak
__________________
Seni sevmekten vazgeçmeyen biri varsa eğer
Korkma incinmekten
Bırak sıyrıklar olsun dizlerinde
Öper ve geçer..


Maviş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Maviş'in Mesajına Teşekkür Etti.