Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.11.15, 21:24   #7
alkanaga
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: İskitler ve Traklar

Kuzeyden Orta Asya'yı Sibirya'dan Ayıran Sıradağlar güneyden Kura, Tibet, Seyhun Nehri ve Hazar Denizi ile sınırlı olan Orta Asya'da, Volga kıyılarından Japon denizine kadar uzanan bu geniş kıtada eskiden beri, Türkler, Tatarlar ve Moğollar oturur ve bunlar göçebe halinde yaşarlardı.

Moğollar Mongoloid tiptedirler. Dilleri Altay dillerinden olan Moğolcadır. Türklerle dil ve biyolojik anlamda akraba olduğuna dair iddialar bulunsa da son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar Türklerin beyaz ırka mensup olduklarını ortaya koymuş ve yeryüzünde mevcut 3 büyük ırk grubundan "Europit" adı verilen grubun Tuğranit insan tipine bağlı olduğu ve Türklerin kendilerini başta Mongolit Moğolları olmak üzere diğer topluluklardan ayıran antropolojik farklılıklara sahip oldukları görülmüştür.

Hunlar, Milattan Önce 200'lü yıllarda bir Proto-Moğol kabilesi olan Yüeçiler'i mağlup ederek Batı'ya sürmüşlerdir.

155 yılında ise bir başka Proto-Moğol kabilesi olan Siyenpiler, bu sefer Hunlar'ı mağlup ederek Orhun bölgesinde hâkimiyeti ele geçirdiler.

Türklerle Moğollar arasındaki mücadele Göktürkler devrinde de devam etmiştir. Cengiz Han tarih sahnesine çıkana kadar üstünlük çoğunlukla Türker’in elinde olmuştur. Bununla beraber Ancak Moğollar, uzun asırlar Türkler’le yan yana, hatta iç içe yaşamış, şiddetli Türk kültürü etkisinde kalmışlar ve akrabalıklar oluşturmuşlardır.

Bazı Batılı lengüistler (dil binginleri) Altay adını verdikleri dil-ırk toplumunda Türkler’le Moğollar’ı akraba göstermişlerse de, Türkçe ile Moğolca’nın aynı gruptan olmadığı görülmektedir.

Ünlü Moğol imparatorluğunun kurucusu Cengiz Han'ın Türk olup olmadığı ise tartışmalı bir konudur.

Annesinin klanın Ordusunda Türklerin fazlalığı, Moğolcayla beraber Türkçe konuşabilmesi Türk olabileceği konusunda ileri sürülen tezlerdir.

Ayrıca; Moğolistan, Türk ve Moğol boylarının çok eski dönemlerden beri iç içe yaşadığı bir bölgedir. Bu nedenle Türk ve Moğol kültürü, dili birbirine en yakın olanlardır.

Yine tarih boyu bu halklar hem savaşlarda hemde barışta birbirleri arasından evlenmişlerdir. Bu yüzden genetik olarak Türk ve Moğolları karışmaları kuvvetli ihtimaldir. Cengiz Han bu M.S. 1162 de doğduğunda zaten onun atalarında da bu karışım olması kuvvetli bir durumdur. Cengiz Han, tüm Türk ve Moğolları tek bayrak altında toplayıp Cengiz Devleti'ni kurduktan sonra devlet ve ordu düzenini Türk'lerden almıştır.

O yüzden Cengiz Han'a genetik olarak Moğol yada Türk diyemeyiz fakat insanlar kendilerini hissettikleri topluma aittir ve Cengiz Han bir Moğol boyu olan Kiyad'da doğmuştur. Babası Yesugey annesi Uluneke ikiside kendisini Moğol kabul eden ve Moğolca konuşan boylarda doğmuşlardır.

Tatarlar gibi birçok Türk boyuyla iletişim ve ticaret halindedir. Hatta kız alma yada kaçırma o yörede sık yaşanan bir durumdur.

Ayrıca RUSYA Bilimler Akademisi’den Dr. Miroslava Derenko liderliğinde genetik bilimciler tarafından yapılan bir araştırmaya göre Moğolların ele geçirdiği topraklarda bugün yaşayan erkeklerin yaklaşık yüzde 8’i onun Y kromozomunu taşıyor. Bu hesaba göre bugün tam 16 milyon erkek torunu var ve hatta taa İngiltere'ye kadar varan Cengiz Han’ın kromozomlarının izleri sürülmüştür.

Şato kabilesinden de geldiği iddia edilen Cengiz Hanın gelmiş olduğu bu kabileye de baktığımızda yıllarca Çinliler ile evlenme yoluyla karışmış olduğu görülür. Bu konu Çin kaynaklarıyla da desteklenmektedir. Örneğin her Şato hükümdarı bir Çinli ile evlenmiştir.

Değerli karındaşım, mühim olan insanların kendini ne hissettiğidir. Türkler asil bir kavimdir. Uygur toplumlarından, Hazar denizi Krallığına, Altınordu Hanlığına ve Osmanlı İmparatorluğuna özgünlüğünü veren Türklerin tutum ve davranışlarıdır. Türkler, maddi ve manevi sağlamlık, yüksek onur, verilen söze sadakat, ihanet edene karşı acımasızlık, ırkçılıktan uzak oluş, vurgulu bir anlayış, gözü peklik, üste ve ataya itaat, idarecilik ve arşivleme anlayışı gibi özelliklerdir.
Türkler dışarıdan evlenme eğiliminde olmaları, karşılaştıkları ya da rastladıkları her kavimle karıştıkları, dillerinin zenginliği ve çekim gücüyle pek çok akrabalaşan kavimin de bu dili benimsediğini söylemek zorundayız bence..
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.