Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.11.15, 16:44   #208
SerseriGezgin
Cehennem Yolcusu

SerseriGezgin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2011
Yaş: 33
Konular: 1428
Mesajlar: 7,267
Ettiği Teşekkür: 29582
Aldığı Teşekkür: 32310
Rep Derecesi : SerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardırSerseriGezgin şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: 10 Kasım 1938 - Seni Unutmadık, Unutturmayacağız

Daha önceki mesajım aynen geçerlidir.

Anılmak iyi birşeydir. Ama özleniyorsa.. eminim bu onu çok rahatsız ediyordur.

Çoğu Atatürk'çünün anlamadığı birşey var. Sadece onun ilke ve inkilapları günümüz çağına "yeterli" geleceği sanılıyor. Onun ve arkadaşlarının ortak fikirlerinden yola çıkmış bu inkilapların günümüze kadar geçerli olabilmesi öngörülemez.. Ben bile çoğu inkilabının artık gereği kalmadığını düşünüyorum, Mesela "Devletçilik" gibi.. Ama "İnkilapçılık" ilkesinin tamamen destekçisiyim. Ve bu ilke şu an uygulanamıyor. Neden uygulanamıyor?

Çünkü reformcu bir düşünce maalesef bu ülkede yeteri kadar yeşerebilmiş değil. Atatürk eğer bugünleri görmüş olabilseydi eminim kendi fikirlerinin bu zamana kadar sabit kalmasından ve Türk milletinin bu fikirler eşliğinde ilerlemesinden rahatsız olurdu. Kurduğu ilke ve inkilapların reformist değişime mutlaka uğraması gerekirdi.

Çünkü düşlediği medeniyet çağı, kendinden bile üstün yenilikçi ve reformcu hareketlerin olması gereken ve bu hareketlerin çıkabilmesi için ortamın sağlanması gerektiğine dair bir düzenden ibaretti. Biraz daha yaşasaydı kendi ve arkadaşları bunu sağlayabilirdi.

Bu düzen ortamını yaratılmasından sorumlusu olan cumhuriyetçi akıl maalesef bunu gerçekleştiremedi. İnkilaplar yanlış değerlendirildi. Bu sorumsuzluğun cezası ise bugün çekiliyor.

Günümüzde "Laiklik" dinsizlik olarak algılanırken, geçmiştede "Devletçilik" komünizm propagandası olarak algılanmaktaydı. Her iki ilkede zamanın döneminde reformist bir düşünce ışığında iyi değerlendirilebilseydi bugün bunların hiçbiri olmayacaktı.

Şu an en büyük acizliği göstererek ölmüş bir insanı özleyerek sanki bir mucizenin gelmesini bekliyoruz. Ama onu özlemek bence en çok onu üzüyordur.. İçimizde duran ateşi halen keşfedebilmiş değiliz.

Ben ondan özür diliyorum..
__________________











Geçen zamanın cevapları, bugünün sorularına ışık vermiyor, geleceği de belirsiz kılıyor.

SerseriGezgin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz SerseriGezgin'in Mesajına Teşekkür Etti.