Tekil Mesaj gösterimi
Eski 10.11.15, 16:48   #209
Cem1907
Uzman Üye

Cem1907 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Yaş: 61
Konular: 173
Mesajlar: 3,307
Ettiği Teşekkür: 3907
Aldığı Teşekkür: 10189
Rep Derecesi : Cem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisiCem1907 muhteşem birisi
Ruh Halim: none
Standart Cevap: 10 Kasım 1938 - Seni Unutmadık, Unutturmayacağız

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi SerseriGezgin Mesajı göster
Daha önceki mesajım aynen geçerlidir.

Anılmak iyi birşeydir. Ama özleniyorsa.. eminim bu onu çok rahatsız ediyordur.

Çoğu Atatürk'çünün anlamadığı birşey var. Sadece onun ilke ve inkilapları günümüz çağına "yeterli" geleceği sanılıyor. Onun ve arkadaşlarının ortak fikirlerinden yola çıkmış bu inkilapların günümüze kadar geçerli olabilmesi öngörülemez.. Ben bile çoğu inkilabının artık gereği kalmadığını düşünüyorum, Mesela "Devletçilik" gibi.. Ama "İnkilapçılık" ilkesinin tamamen destekçisiyim. Ve bu ilke şu an uygulanamıyor. Neden uygulanamıyor?

Çünkü reformcu bir düşünce maalesef bu ülkede yeteri kadar yeşerebilmiş değil. Atatürk eğer bugünleri görmüş olabilseydi eminim kendi fikirlerinin bu zamana kadar sabit kalmasından ve Türk milletinin bu fikirler eşliğinde ilerlemesinden rahatsız olurdu. Kurduğu ilke ve inkilapların reformist değişime mutlaka uğraması gerekirdi.

Çünkü düşlediği medeniyet çağı, kendinden bile üstün yenilikçi ve reformcu hareketlerin olması gereken ve bu hareketlerin çıkabilmesi için ortamın sağlanması gerektiğine dair bir düzenden ibaretti. Biraz daha yaşasaydı kendi ve arkadaşları bunu sağlayabilirdi.

Bu düzen ortamını yaratılmasından sorumlusu olan cumhuriyetçi akıl maalesef bunu gerçekleştiremedi. İnkilaplar yanlış değerlendirildi. Bu sorumsuzluğun cezası ise bugün çekiliyor.

Günümüzde "Laiklik" dinsizlik olarak algılanırken, geçmiştede "Devletçilik" komünizm propagandası olarak algılanmaktaydı. Her iki ilkede zamanın döneminde reformist bir düşünce ışığında iyi değerlendirilebilseydi bugün bunların hiçbiri olmayacaktı.

Şu an en büyük acizliği göstererek ölmüş bir insanı özleyerek sanki bir mucizenin gelmesini bekliyoruz. Ama onu özlemek bence en çok onu üzüyordur.. İçimizde duran ateşi halen keşfedebilmiş değiliz.

Ben ondan özür diliyorum..
İşte budur!Aynen katılıyorum.
__________________
Cem1907 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Cem1907'in Mesajına Teşekkür Etti.