Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.11.15, 02:06   #11
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Mimar Sinan Gezi Yolu; "Bir Payıtahttan Diğerine Yolculuk"

MİMAR SİNAN GEZİ YOLU
Bir Payıtahttan Diğerine Yolculuk
... Büyükçekmece'den Havsa'ya ...

İSTANBUL


BÜYÜKÇEKMECE

İstanbul şehir merkezinde yer alan Mimar Sinan yapılarını sahip oldukları konsept çerçevesinde ayrı rotalar olarak değerlendirip gezebilmek mümkündür. Oysa ki İstanbul’dan Edirne’ye doğru Mimar Sinan eserlerinin izini sürmek isteyenler için, “Sinan’a Saygı Projesi” çerçevesinde Çekül Vakfı’nın önermeleri arasında da yer alan Büyükçekmece bu rotanın en doğru başlangıç noktasıdır.
İstanbul’un önemli ve en bilindik ilçeleri arasında yer alan Büyükçekmece, Topkapı Sarayı’nı merkez aldığımızda İstanbul’a yaklaşık 35 km uzaklıkta yer almaktadır. Burası Mimar Sinan yapılarını birbirine yakın mesafelerde ve bir bütünlük içerisinde görebilmek için doğru adrestir.
Öte yandan Büyükçekmece Osmanlı döneminde de Rumeli güzergahına yönelen sefer yollarının, av yollarının ve ticaret yollarının İstanbul’dan çıkış noktasıdır. Bu bölgenin o dönemde İstanbul merkezinin hayli dışında olduğu düşünüldüğünde, Rumeli yönüne gidecekler için ilk “menzil” merkezinin burası olması çok anlaşılır bir durumdur.
İş bu sebepten; Kanuni Sultan Süleyman döneminde başlandığı kaynaklardan anlaşılan fakat bazı yapıların bitirilmesinin Sultan 2. Selim ( Sarı Selim ) dönemine nasip olduğu yapılar bütünlüğüne bu bölgede rastlıyoruz. Sefer yahut ticaret kervanlarının maddi manevi ihtiyaçlarına hitap edebilecek şekilde tasarlanan bu yapılar arasından günümüze gelebilenler buranın küçük bir külliye gibi tasarlandığı savını desteklemektedir.
Günümüze çeşitli mimari kayıplar ve değişikliklerle ulaşabilmiş, günümüzde Büyükçekmece gölünün doğu ucunda bulunan “Kültür Park” olarak bilinen alan içerisinde ve çevresinde yer alan bu yapılar şunlardır :

  • Sultan Süleyman Kervansarayı ( Kurşunlu Han )
  • Sokollu Mehmet Paşa Mescidi ( Köprübaşı Camii )
  • Sultan Süleyman Çeşmesi
  • Sultan Süleyman Köprüsü ( Mimar Sinan Köprüsü )
SULTAN SÜLEYMAN KERVANSARAYI




( BÜYÜKÇEKMECE KERVANSARAYI - KURŞUNLU HAN )


Yukarıda bahsettiğimiz üzere, Büyükçekmece dönemin Osmanlı coğrafyasında İstanbul’un Rumeli’ye açılan kapısıydı. Osmanlı’nın İstanbul merkezinden Rumeli yönüne doğru uzanan sefer yolları, av yolları ve ticaret kervanlarının kullandığı ticaret yolları için burası bir “menzil” ( konak yeri ) görevi görüyordu.
Kanuni Sultan Süleyman özellikle ticaret erbabının güvenle seyahat edebilmesi, konaklayıp maddi manevi ihtiyaçlarını giderebilmesi için belli aralıklarla menzil külliyeleri yapılmasına önem vermiştir. Bu sebeple Mimar Sinan’a bu bölgede ilgili ihtiyaçlara cevaz veren bir külliye yapılmasını emretmiştir.
Bu yapılar topluluğundan günümüze ulaşabilenler arasında Sultan Süleyman Kervansaray’ı muhtemeldir ki yapımına ilk başlanan eserdir. Yapının sonradan değişikliğe uğrayan çatısı orjinalinde kurşunla kaplı olduğu için “Kurşunlu Han” diye de bilinmektedir. Günümüzde ise bulunduğu ilçe sebebiyle halk diline daha kolay geldiği için “Büyükçekmece Kervansarayı” diye dillendirilmektedir.
Sultan Süleyman Kervansarayı, bu yapılar bütünlüğünü tamamlayan en dikkat çeken eser olan ve Büyük Çekmece göl ağzında bulunan Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü’nün doğu ayaklarının yaslandığı düzlükte yer alır. Kervansaray günümüzde Büyük Çekmece Belediyesi’nce “Kültür Park” adıyla hizmete sunulmuş alan içerisinde yer almaktadır.
Büyükçekmece Sultan Süleyman Kervansarayı’nın külliyede inşa edilen ilk yapı olduğu kaynaklardan anlaşılsa da, kitabesi günümüze ulaşamadığı için bunu ancak kervansarayın yakınında bulunan Sultan Süleyman Çeşmesi’nin kitabesindeki tarihle ilişkilendirebiliyoruz. Külliye içerisindeki yapılar bütünlüğü içinde yer alan çeşmenin kitabesindeki tarih hicri 974/ miladi 1566 senesini işaret etmektedir. Kitabeden ve diğer kaynakların işaret ettiği üzere; külliye bütünlüğü içerisindeki bu kervansarayın da dolayısıyla Kanuni Sultan Süleyman’ın son seferi olan Zigetvar Seferi’ne çıkarken yapılmaya başlandığı hususunda fikir birliğine varılmıştır.




Taş, tuğla ve derz malzemeden inşa edilen kervansaray 48 X 22.30 m. Boyutlarındadır. Kuzeybatı güneydoğu ekseninde uzanan yapının ana giriş kapısının güneydoğuya konumlandırıldığı, buna karşılık bu kapının günümüzde orijinal halini korumadığı tespit edilmiştir.
Dikdörtgen uzanışlı ve çatıyı tutan destek dizilişi ahır bölümüne ana giriş kapısının açıldığı bir ara mekandan yay kemerli bir kapı ile girilmektedir. Ahır bölümünde kervansarayın çatısını ayakta tutan orta ekseni ile sağlı sollu uzun kenarlara yakın konumlandırılmış direkler orijinalinde ahşap olması gerekirken, son bakım onarımlarda beton hale dönüştürülmüştür.
Çatıyı her iki uzun duvar boyunca tutan direkler dizisinden duvarlara kadar olan kısım orta zemine göre yaklaşık 80 cm daha yüksekte konumlandırılmıştır. Bu bölümlerin konaklama alanı olarak ayrılmış olduğunu her iki duvar boyunca dönüşümlü konumlandırılmış yay kemerli ve dışa taşkın üçgen alınlıklara sahip 12 ocak ve 24 nişin varlığı ile anlayabiliyoruz. Şu durumda ortada yer alan ve daha alçak konumlanmış kısım hayvanların bağlanması için kullanılmış olmalıdır.
Yapının kuzey ve güneyde yer alan uzun cepheleri, düz yüzeyler halinde olup üsten bir saçak bordürü ile sınırlanır. Buna karşılık yapının kuzey cephesi farklı bir yoruma sahiptir. Bu cephede sonradan bir giriş açılmışsa da iki sıra halindeki mazgal açıkları orijinaldir. Bu mazgal sıraları üzerinde alta 7 üstte 4 adet tuğla sivri kemerli mazgal pencereler, bezemeli taş şebekeli ifadesi geometrik geçme bezeme ifadesiyle bu cepheyi vurgulamaktadır.
Büyükçekmece Sultan Süleyman Kervansarayı’nın mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ndedir. Kurum tarafından 1965-1966’ restore edildikten sonra bir süre ayçiçeği deposu olarak kullanılmıştır. Kervansaray 1988 yılında daha dikkatli ve çevre düzenlemesiyle bütünlük gösterecek şekilde onarılmıştır. Günümüzde kültür-sanat faaliyetleri için belli dönemlerde açık tutulmaktadır.
Yapının Mimar Sinan eseri olduğunu destekleyen kaynaklar; Risale-i Tezkiretü’l Ebniye, Tezkiretü’l Bünyan, Tuhfetü’l Mimarin’dir.
BÜYÜKÇEKMECE
SOKOLLU MEHMET PAŞA MESCİDİ
( KÖPRÜBAŞI CAMİİ )





Sokollu Mehmet Paşa Mescidi, Külliye topluluğu içerisinde aynı zaman diliminde yapıldığı anlaşılan bir diğer Mimar Sinan eseridir. Külliyedeki yapıların genel sahibi ve pek çoğunun onun ismiyle anıldığı Kanuni Sultan Süleyman’ın değil de onun kudretli veziriazamı Sokollu Mehmed Paşa’nın adıyla anılmaktadır.
Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü’ne yakınlığı ile halk arasında “Köprübaşı Camii” olarak da bilinen Sokollu Mehmet Paşa Mescidi’nden günümüze orijinal haliyle, yekpare taştan oyulmuş ve örneği Mısır’da bulunan minaresi ulaşmıştır. Kervansarayın hemen karşısında bulunan caminin bahçe duvarına bitişik konumda Sultan Süleyman Çeşmesi yer almaktadır.
Orijinal olarak günümüze sadece minaresi ulaşan ibadethanenin son cemaat yeri ahşaptır ve çok sonradan ilave edilmiştir. Taş oyma caminin yarattığı atmosfer ilk dönemlerde bir açık hava namazgahı gibi de kullanılmış olabileceği savını desteklemektedir. Mimar Sinan eserleri hakkında bilgi sahibi olduğumuz kaynaklarda adı geçen eserin külliye bütünlüğündeki diğer yapılarla aynı tarihlerde yapımına başlandığı ( 1566 ) kabul edilmiştir.
BÜYÜKÇEKMECE
SULTAN SÜLEYMAN ÇEŞMESİ

İstanbul’da Büyükçekmece ilçesinde, diğer eserlerle birlikte “Kültür Park” alanında bulunan Kanuni Sultan Süleyman Çeşmesi 1566 yılında, Kanuni Sultan Süleyman Zigetvar Seferi’ne çıkarken inşa edilmiştir.
Çeşme klasik üslupta ve üç kanatlı olarak inşa edilmiştir. Önünde masnum kitabesi bulunan Büyükçekmece’deki Sultan Süleyman Çeşmesi’nin her bir kanadında birer çeşme ve önünde yalağı vardır. Ayna taşı üzerinde yer alan muhakkak hat ile yazılmış kitabesinde yer alan ifadede tarih verilmiştir ve şöyle yazmaktadır :




Kaçan bu çeşmesarı iddi bünyâd / Süleyman Han Sultan-ı muzaffer

Didi tarihin ânın ehl-i tarih / Yine akdı cihana ab-ı kevser

Sene 974 (M.1566)
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti.