Tekil Mesaj gösterimi
Eski 12.11.15, 02:15   #14
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Mimar Sinan Gezi Yolu; "Bir Payıtahttan Diğerine Yolculuk"

ÇORLU

SOKOLLU MEHMED PAŞA KÖPRÜSÜ

Mimar Sinan eseri olarak sayfalarımıza taşıdığımız Sokollu Mehmed Paşa Köprüsü, Çorlu Deresi üzerinde, günümüzde Çorlu-Edirne güzergahına geçişi sağlayan D-100 devlet yolunun 150 m. kuzeydoğusunda yer alır. Çorlu Tren Garı yönünden Sağlık Mahallesi mevkiindeki Deri Organize Sanayi yönüne geçişi sağlayan köprü ( Tabakhane Caddesi ) etrafındaki doku sebebiyle dikkatlerden bir parça uzaklaşmıştır.
Çorlu Sokollu Mehmed Paşa Köprüsü, Sinan eserleri hakkında sağlam kaynaklar kabul edilen Tezkiret’ül Bünyan, Tezkiret’ül Ebniye ve Tuhfet’ül Mimarin’de adı geçen bir yapıdır. Sokollu Mehmed Paşa Köprüsü bazı yayınlarda sehven “Mustafa Paşa Köprüsü” olarak anılmış ve bu durum iki ayrı köprüymüş gibi bir algı doğmasına sebep olmuştur. Oysa ki Meriç Nehri’nin Bulgaristan tarafında kalan Svilengrad kentinde bu isimde bir köprü yer almaktadır. Bu köprü de bir Mimar Sinan eseridir.
prü yukarıda bahsettiğimiz gibi Çorlu deresi üzerinde yer alır. Yapıldığı dönemde bu bölgede bir yerleşim olmadığı, köprüye en yakın yerleşimler Çorlu ve Marmaracık Köyü olduğu için, zaman zaman “Marmaracık üzerindeki köprü…” diye seyahatnameler ve kaynaklarda yer almıştır.
prünün yapım tarihi Sinan eserlerinin anıldığı kaynaklardan hicri 972 ( miladi 1564-65 ) olarak belirlenmiştir. Zaman içinde onarımlar da geçiren bu tarihi köprü yapıldığı dönemde simetrik 6 gözlü ve 60 metrelik bir uzunluğa sahipken, günümüzde bazı kısımları alüvyonlarla ve etrafındaki doku sebebiyle toprak altında kalarak 5 gözlü asimetrik bir görünüme sahip olmuştur. Köprü halen yaya ve şehir içi araç trafiğine hizmet etmektedir.




ÇORLU
SULTAN SÜLEYMAN MEDRESESİ & SULTAN SÜLEYMAN İMARETİ

Mimar Sinan eserlerini ele alan kaynaklarda Çorlu’da olduğu belirtilen iki yapıdan bahsedilir. Sultan Süleyman Medresesi ve Sultan Süleyman İmareti. Bu yapılar günümüze ulaşamadığı için haklarında yeterli fikir sahibi değiliz.
Çorlu’da mimarı Acem İsa olan ve Sultan Süleyman’ın adıyla anılan ( Süleymaniye Camii ) 1521 tarihli bir cami bulunmaktadır. Günümüze sadece camii bölümü ulaşan yapı zamanında bir külliye olarak planlanmıştır. 22 Odalı medresesi ve klasik Osmanlı külliyelerinde olduğu üzere imareti olduğunu biliyoruz.
Lakin bu cami ve onu bütünleyen külliye yapılarının Sultan Süleyman Han’ın saltanatının henüz birinci yılında inşa edilmiş olması, Mimar Sinan’ın “hassabaşı” görevine getirilmesinin tarihinin 1538 yılı oluşu ve külliyenin mimarı da bilindiğine göre, imaret ve medresenin Sinan ile ilişkilendirilmesi belki bir yakıştırma yahut sonraki yıllarda Mimar Sinan eliyle onarımlar geçirmiş olabileceği ihtimaline işaret etmektedir.
TEKİRDAĞ- Merkez


Rüstem Paşa Hakkında…

Kanuni Sultan Süleyman devrinin en tartışmalı isimlerinden biridir Rüstem Paşa. Bosna civarındaki bir yerleşimden devşirme olarak payıtahta gelen Rüstem Paşa Osmanlı’da çeşitli görevlerden sonra veziriazamlığa kadar yükselecek, Hürrem Sultan’a yakın durarak çeşitli tarihi kırılma noktalarında kader ortaklığı yapacak, bu yakınlığın diyeti olarak Sultan Süleyman’ın Hürrem Sultan’dan olan kızı Mihrimah Sultan’la evlendirilerek saraydaki yerini sağlamlaştıracaktır. Şehzade Mustafa’nın katledilmesinde baş zanlı addedilen Rüstem Paşa bunun karşılığında bir müddet veziriazamlıktan azledilecek; taht oyunlarında Kara Mustafa Paşa’yı bertaraf edip eski görevine döndükten sonra ise Şehzade Bayezid’in yanındayken Sultan 2. Selim lehine saf değiştirerek tarihi makus bir tekerrüre düşürmekten çekinmeyecektir.



Hicri 968 ( Miladi 1561 )’de hayata gözlerini yuman ve İstanbul Şehzadebaşı Camii haziresine gömülen Rüstem Paşa, ardında adını “rüşvetçi”ye çıkartacak izahı zor bir servet bırakacaktır. Bu servet Osmanlı kaynaklarına göre 12 milyon altın; Zinkeisen tarihine göre 15 milyon duka değerindedir ve ardında 1700 köle, 815 çiftlik, 76 su değirmeni, 5000 ciltten fazla kitap ve daha pek çok değerli eşya olarak kaynaklarda belirtilmiştir. Bazı tarihçiler ise bu servetin kaynağını açıklarken; durumun o dönem ortaya “caize” adı verilen bir çeşit makam vergisi ile izah edilmesi gereğini haklı görürler.
Zira Osmanlı’nın bu en tartışmalı isminin kurduğu vakfiyeler eliyle Anadolu ve Rumeli coğrafyasında; Mısır gibi Osmanlı’nın uzak topraklarında; Medine ve Kudüs gibi kutsal kentlerinde yaptığı hayır hasenat faaliyetleri onun bu kadar katı değerlendirilemeyeceği gibi bir başka bakışa yöneltir bizi.
Paşanın Trakya coğrafyasındaki eserlerinden ikisi günümüze kadar bazı yapı kayıplarıyla varlığını sürdürmüş ve zamana mühür gibi nakşedilmiş bu eserlerin ikisi de Mimar Sinan elinden çıkmıştır. Edirne’de Rüstem Paşa Kervansarayı ve Tekirdağ’da Rüstem Paşa Külliyesi…
TEKİRDAĞ


RÜSTEM PAŞA KÜLLİYESİ

Tekirdağ Rüstem Paşa Külliyesi 16.yy ortalarına tarihlenir. Bu tip külliyeler inşa edilirken yapımına ilk başlanılan eserler genellikle camilerdir ve bu külliyiyenin ilk yapılan eseri olarak görebileceğimiz Rüstem Paşa Camii’nin taç kapısı üzerindeki sülüsle yazılmış yapım kitabesinde eserin banisinin Rüstem Paşa olduğu belirtilmiş ve hicri 960 ( miladi 1553 ) tarihi kayda geçilmiştir.





“Rüstem-i düstur-ı Azam Hak rızasın kasd edüp

Bu makamı eyledi manend-i gülzar-ı naim

Lütf-ı nuru Zülcelal-in kalbine virüp ziya

Kâbe-i sıdk-ı safada eylesün anı mukim

Erişüp avn-ı Celil-i bi zeval-i lemyezel

Çün tamam oldu bu cay-ı can feza-yı hoş nesim

Safha maha utarit yazdı bir tarih-i hala

Ecrini and eylesün bu camiin Lûtf-u Kadim.

h.960 (1553).”
Caminin onarım kitabesi ise; 1841 yılında Sultan Abdülmecit döneminde bakım gördüğünü tarihe not düşmektedir.
Mimar Sinan’ın eserleri hakkındaki en sağlam kaynaklar olan; Tezkiret’ül Ebniye, Tezkiret’ül Bünyan ve Tufet’ül Mimarin ile Adsız Risale’de külliye yapılarından cami, medrese, imaret ve kervansaray işaret edilmiş; külliye zamanla büyüyüp sınırlarını genişleterek kütüphane, çifte hamam ve bedesten yapılarıyla donatılmıştır. Cami ve bedesten yapıları dışında kalanlar ya ciddi yapı kayıplarına uğramış ya da tamamen ortadan kalkmıştır.




Cami : Mimar Sinan Caddesi üzerinde bulunan Tekirdağ Rüstem Paşa Camii kendisini çevreleyen geniş, ağaçlıklı bir avlu içerisinde yer alır. Avluda, revaklı son cemaat yerinin gerisinde yer alan şadırvan, beş mermer sütun üzerine oturan beşgen çatılı olup, Abdülmecit döneminde camiye eklenmiştir.
Tekirdağ Rüstem Paşa Camii kare planlı bir eser olup, yapı malzemesi muntazam küfeki taşıdır. Camiye girmezden evel çift revaklı bir son cemaat yeri karşılar bizi. Kuzey duvarına konumlanmış son cemaat yerinin dışta kalan kısmı ahşap çatılıdır, 22 sütun tarafından taşınmaktadır. İç kısımda yer alan son cemaat kısmı orta kısımda aynalı tonozlu olup, bu kısmın iki kanadında ikişerden toplam dört kubbecik yerleştirilmiştir. Son cemaat yerindeki büyük hat çalışmaları caminin manevi atmosferini bütünlemektedir.
Rüstem Paşa Camii’nin minaresi ise yapının kuzeybatı köşesine konumlandırılmıştır. Çokgen gövdeli kesme taştan minare 34 metre yüksekliğe sahiptir. Korkulukları taş oyma şerefe mukarnaslıdır.
Camiye son cemaat kısmından mukarnaslı, dikdörtgen bordürle çevrelenmiş bir kapıdan girilir. Kapı ahşap olup, kanatlarındaki fildişi ve sedef işleriyle dikkat çekicidir. Eserin yapım ve onarım kitabeleri bu kapı üzerinde görülebilir.
Aydınlık ve ferah bir atmosferi olan ibadet mekanı tromplu bir kubbeyle örtülüdür. Kubbe köşelerde duvara kaynaşmış payelerce taşınır ve L şeklindeki bu ayaklar nişlidir. Kubbe eteğinde ve göbeğinde yer alan alçı kabartma çiçek ve çelenk motifleri barok üslubunu yansıtır. Zira orijinal kalem işleri günümüze ulaşamamış yapının bu süslemeleri Abdülmecit Han dönemindeki onarımlarla camiye kazandırılmıştır.
Tekirdağ Rüstem Paşa Camii mimberi sade, buna karşılık yan alınlıkları ve korkulukları ajurlu geometrik detaylar barındırmaktadır.
Mekana aydınlık hissi taşıyan pencereler, doğu ve batı duvarlarında simetrik dizilmiştir. Alttaki dört sıra pencere dikdörtgen, üst sırasındaki ikişer pencere ise alttaki orta sıradakilerin üzerinde konumlanmış ve sivri kemerli alçı şebekelidir.

Dersane ( Kütüphane ) : Rüstem Paşa Külliyesi içerisindeki medrese yapısı cami kütlesinin 30 metre uzağında, caminin kıble duvarının gerisindeki bahçesine bitişik, teraslandırılarak değerlendirilmiş arazide camiye göre 5,5 metre daha düşük kotta inşa edilmiştir. Açık avlulu düzenlenmiş olan medrese yapıları cami bahçesinin bu kıble yönündeki duvarına paralel uzanmakta olup, kot düşüklüğü sebebiyle girişi güneybatı yönünden, bağımsız verilmiştir.
Dikdörtgen avlunun iki kenarında hücre yapıları kubbeyle örtülmüştür. Cami ile medrese arasındaki dersane yapısı kütüphane olarak da bilinmektedir. Bu yapı avlunun kuzeybatı köşesinde yer alır ve medrese yapıları arasında yarattığı atmosfer ile daha dikkat çekici bir etkiye sahiptir. Tuğla malzeme kullanılan kubbesi tek olup 8 X 8 m.ölçülerindedir. Orjinalinde taş malzeme olan duvarları bunu gizleyen kalın bir sıva tabakasıyla maalesef başkalaştırılmıştır. Bu yapıya sonradan eklenmiş ocak ve bacası bir dönem aşevi olarak kullanıldığı savını desteklemektedir.
Günümüzde beden duvarları ayakta kalabilmiş medrese bütünlüğü 1880 yılında harap hale düşünce, üzerinde ahşap bir okul inşa edilmiş, burası rüştiye ve idadi olarak vazife görmüştür. Cumhuriyet dönemine geldiğimizde ise buradaki yapının Cumhuriyet İlkokulu adını aldığını biliyoruz.
Çifte Hamam ( Paşa Hamamı ) : Klasik çifte hamam üslubunda yapılan hamam yapısı caminin doğu duvarına bitişik konumlandırılmıştır. Üzeri kubbeyle örtülü çifte hamam halk arasında Paşa Hamamı adıyla da bilinir. Kemer ve örtülerinde tuğla kullanılan yapıda ana malzeme düzgün kesme taştır. Günümüze neredeyse yarısı yıkılarak ulaşılan yapı depo olarak kullanılarak ruhundan uzak, işlevsiz hale düşürülmüştür.


Tekirdağ Bedesteni : Mimar Sinan eseri olmasa da günümüzde ayakta kalan bedesten yapısı, zamanla genişlemiş Rüstem Paşa Külliyesi’ne ait yapılar bütünlüğünün bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Bedesten Rüstem Paşa Camii yapısının 150 metre kadar batısında, Orta Camii’nin batı duvarına ise 50 metre uzaklıkta yer almaktadır.
25.5 X 19 metre boyutlarında dikdörtgen bir yapıdır. Taş ve tuğla malzeme kullanılarak inşa edilen bedesten yapısı altı kubbeyle örtülü olup, iki kalın paye tarafından taşınmaktadır. Her dört tarafına açılan dört ayrı kapısı bulunmaktadır. Bu kapılar dıştan yuvarlak içten ise sivri kemerlidir. Uzun kenara sahip cephelerinde üç, kısa kenara sahip duvarlarında ikişer pencere bulunmaktadır.
Bu altı kubbeli örtü şekli; Tekirdağ Bedesteni’nin Bergama, Beyşehir, Bursa, Gelibolu, , Saraybosna, Selanik, Serez ve Tosya’daki bedesten örnekleriyle ilişkilendirmesine sebep olur. 1950’li yıllarda depo olarak Maarif Müdürlüğü’nce kullanılmış bedesten yapısı, Vakıflar Genel Müdürlüğü eliyle onarılmıştır. Günümüzde ruhuna nisbeten daha yakın bir işlevle, esnaf dükkanları tarafından kullanılan yapı külliye bütünlüğünden geriye kalan az sayıdaki eserden biridir.
Not : Külliyeye ilaveten 1986-88 yıllarında 49 dükkana ev sahipliği yapan bir çarşı düzenlemesi yapılmıştır. Külliyenin dokusuna uygun mimari yorumla yapılan çarşı dükkanlarına ait arazi Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne aittir.
Yapı kayıpları ile günümüze ulaşan Tekirdağ Rüstem Paşa Külliyesi bütünlüğünü tamamlayan imaret ve kervansaray yapılarının ayakta olduğu dönemlerde nerede olduğu ise şehrin şimdiki dokusu sebebiyle günümüzde tayin edilememektedir.
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Suzim'in Mesajına Teşekkür Etti