Tekil Mesaj gösterimi
Eski 21.11.15, 02:42   #1
alkanaga
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart 1. Dünya Savaşında Arap İsyanları

1916 Yılı Haziran ayında Araplar, bağımsızlığını sağlayacağını iddia eden İngilizlerin gazına kapılarak, bağlı bulunduğu Osmanlı Sultan-Halifesine karşı ayaklanmıştır. Bu salakların başında Mekke Emiri Şerif Hüseyin Ibn-i Ali isminde Haşimi bir Arap önderi vardır. Tabi bu işi organize etmekle görevli baş aktör, homoseksüel’de olduğu iddia edilen Thomas Edward Lawrence’tır. Lawrence'ın yandaşları onu Arap halkının "kurtarıcısı" olarak tanrılaştırmaya çalışmışlardır. Araplar ve yerel aşiretler arasında 6-7 yıl kadar yaşayan bu İngiliz, Türkleri ise beğenmemektedir. Bir milyon Sterline yaklaşan İngiliz altınlarıyla finanse edilen ayaklanma ile bölgede Türkler etkisizleştirilmek istenmiştir.
“Türkler aşağı! Ama korkarım ki onlarda hayat değil, yapışkanlık var. Onların kayboluşu, bir zamanlar iyi yönetim yetenekleri olan Araplar için bir fırsat oluşturacak" Lawrance...
Küt-ül-Amara'da İngiliz Generali Townshend'in ordusunu saran Türk Generali Halil Paşa'yla pazarlığa girişmesi için de , Savaş Bakanlığınca görevlendirilen Lawrens Türklerin Asya bozkırlarına geri gönderilmesi gerektiğini düşünen bir hayalperestti. Genaral Townshend'in çaresizlik içinde kaldığı günlerde Lawrans, Albay Beach, Aubrey Herbert İle beraber Halil Paşa'yla görüşerek, sarılmış bulunan İngiliz garnizonunu serbest bırakması için ona ilkin bir milyon Sterlin, kabullenmezse, iki milyon Sterlin rüşvet önermişlerdir. Büyük bir şaşkılık yaşayan Halil Paşa bu İngiliz önerisini tiksintiyle reddetmiş ve bu durumu saygısızlık saydığını belirtmiştir.

Bu durum üzerine Araplardan faydalanmayı kafasına koyan İngilizler, Şerif Hüseyin’e destek vermişlerdir. Sir Henry McMahon, Dışişleri Bakanlığından almış olduğu yönerge üzerine Şerif Hüseyin'e 13 Aralık 1915'de gönderdiği üçüncü yazısında şu güvenceyi veriyordu:
"Tüm Arap halklarını ortak savımızdan yana çekmek için hiçbir ça¬bayı ihmal etmeyiniz ve onları, düşmanlarımıza yardımda bulunmamaya üsteleyiniz. Anlaşmamızın devamlılık ve gücü buna dayanır. Britanya'nın, Arap halklarının, Almanya'dan ve Türk tahakkümünden özgür olmasını sağlayacak gerekli koşulu içermeyen bir barış yapmaya istekli olmadığını açıklayarak size güvence veririm."
Arkasından Lawrans gibi bir takım İngiliz Subayların vur kaç taktikleriyle arapları organize ettiğini görürüz. Türk hatlarının ardında, küçük ama gittikçe hırpalayıcı, ikinci bir cephe kurmuşlar, bizleri arkadan vurmuşlardır. Mekke şerifi Hüseyin bin Ali'nin oğlu Emir Faysal komutasındaki düzensiz birliklerle birlikte Osmanlı ordusuna karşı gerilla mücadelesi vermiş, Arapları, Medine'deki Osmanlı muhafız birliklerini şehirden çıkarmamaları konusunda ikna etmiştir. Böylece Araplar, şehre malzeme getiren Hicaz demiryoluna yaptıkları saldırılara ağırlık verebildiler. Şehri savunmakla meşgul olan Osmanlı askerlerini diğer yandan da demiryolunu tamir etmek zorunda bırakmak suretiyle oyalamışlardır.

Lawrence, bu konuda şu açıklamada bulunur :
"Görev, Türkiye'ye karşı bir Arap isyanı tahrik etmektir ve onun için de batılı olan dış görünüşümü gizlemek ve az da olsa Araplara benzemek zorundayım. Böylece kendimi bir çeşit yabana sahne üzerinde, balo giysisi içinde, acayip bir dilde, gece ve gündüz aktörlük yapan birisi olarak görüyorum ve rolümü iyi oynamadığım takdirde, başımı yitirebileceğimi anlıyorum”
1918 yılı ekiminde İngiltereye dönen Lawrens, 1919 yılında ise ordudan yarbay olarak ayrılmıştır. Fakat Mısırda bulunduğu sırada belgeleri Albay olarak imzalamış ve Albay rütbesi kullanmış bir İngiliz askeri.
Haa arkadan ne mi oldu. Arap toprakları emparyalistlerce paylaşıldı ve o gün bugündür hala birbirini yiyor Araplar….

Lawrans 1920 yılında Tımes da yazdığı bir yazıda;
"Bizim yönetimimiz, eski Türk sisteminden de kötüdür. Türkler, barışı korumak amacıyla, askerliklerini yapan yerel erlerden 14.000 kişilik bir güç bulundurmuşlar ve yılda ortalama 200 Arap öldürmüşlerdir. Biz ise orada 90.000 kişilik bir güç, uçaklar, zırhlı arabalar, ganbotlar ve zırhlı trenler bulunduruyoruz. Bu yaz vuku bulan ayaklanmada yaklaşık 10.000 Arap öldürdük... Bağdat'taki hükümet, ayaklanma olarak nitelendirdiği siyasi suçlardan ötürü o kentte Arapları asıyor. Araplar bize karşı asi değillerdir. İsmen hâlâ Türk uyruğudurlar ve ismen bizimle savaş durumundadırlar. ...Bu yaz, 10.000 köylü ve kendinin öldürülmesi, buğday, pamuk ve petrol istihsalini ne dereceye kadar köstekler? Kendi yöneticilerinden başka kimseye yarar getirmeyen bir çeşit sömürge idaresi adına milyonlarca Sterlinin, binlerce İmparatorluk askerinin ve on binlerce Arabın feda edilmelerine daha ne kadar izin vereceğiz?”


Kimi Arap avukatları, yok araplar ihanet etmedi vs.. diyecekler. İngiliz kaynakları belli, Lawrans’ın hatıratı, yazıları belli, Türk subaylarının yazıları belli.

Kaynaklar
Belleten, Albay T.E. Lawrence, Haşimi Araplarını Osmanlı İmparatorluğuna Karşı Ayaklanmaları İçin Nasıl Aldattı. İngiliz Gizli Belgelerine Göre

https://tr.wikipedia.org/wiki/T._E._Lawrence
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.