Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.11.15, 14:42   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Siyaset, Felsefe ve Din

SİYASET, FELSEFE VE DİN


Son 13 yılda bir moda akım gibi ihtiyaç olmadığı halde 3 Apartman arasına bir Cami ve Mescit yapımı adeta bir savaşın simgesi haline getirilerek yayılmıştır. Kiminle savaşıyorsunuz? İhtiyaç var da Cami yapımına karşı çıkanmı var.. İhtiyaç olmadığı halde her köşe başına yapılanlar israf değilmi? 3 Kasım 2002 yılında ülkede 85 bin Cami var iken 2015 yılına gelindiğinde sayı 140 bin olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesinin toplamı, 5--6 bakanlığın toplam bütçesine denk gelen çok astronomik bir bütçe olduğunu bilenler biliyor. İmam ve Müezzin maaşları bu bütçeden ödenmeye devam ediyor..


Fasâhat ve belâgat= Fasâhat; anlatım ve ifade güzelliği, bir sözün manâ ve ahenk itibarı ile kusursuz olmasına verilen isimdir. Belâgat; bir cümlenin bir sözün, bir vurgulamanın yerinde zamanında Fasâhat ile kullanılmasıdır. Fasâhat ve belâgat günümüz hitabet sanatını iyi bilenlerin değişmez ve başvurdukları metotdur. Gerçekten de eşi bulunmayan, mevzû bakımından İslam dininin esaslarına, o esasların gerektirdiği hükümlere, hükümlerin geçerli sebeplerine değinen, bunları İslam Peygamberinden ilham ve icazet aldığı, sınırsız bilgi kudretiyle açıklayan, içtimâî ve iktisadi meselelere, İslâm dininin insanî görüşüne aydınlatıcı, şüpheleri giderici ışıklar tutan, ayrıca da tarihi olayları, sebepleri ve sonuçlarıyla belirten "Nehc'ül Belâga", Halifeliği döneminde Emir'ül Mü'minîn olarak kabul edilen Hazreti Ali'nin hutbelerinin, sözlerinin, öğütlerinin, vasiyetlerinin, mektuplarının ve vecîzelerinin Fasâhat ve belâgat ile vurgulanmış değerlerinin toplanmasından meydana gelmiştir. Bunları, Şerif Muhammed Hüseyin isimli bir şahsiyet, toplayıp kitap haline getirmiş, üç bölüme ayırmıştır. Birinci bölüme hutbelerini, bâzı sözlerini, duâlarını almış, ikinci bölüme, bilhassa mektuplarını üçüncü bölümeyse vecîzelerini kaydetmiştir..

Hz. Ali demişki; ahir zamanda mescitler çoğalır. (Acaba ahir zaman dedikleri zamandamıyız*?) Ama oralardan irşat ehli çıkmazsa, Camiler mundar, cemaat kindar olur demiş. Bu sözü ile herhalde günümüz son 13 yılını tarif etmiştir. Çünki ülkemiz Cumhuriyet tarihi son 13 yılında en çok kindar ve dindar olduğunu söyleyenler ya İHL den yada merdiven altı hocaların icazetinden mezun olanlardan çıkmaktadır. (İstisna olanları tenzih ederiz.)

Keza Kur'an ayetlerinden biri olan Tevbe suresi 107-108-109-110 ayetlerinde (MESCİD-İ DRAR) yani içinde Namaz kılınması mekruh olan yerler ki çok geniş bir mevzu... Cami cemaatinden tutun Cami'nin yapılışına, içine harcanan lüks şatafatlı pahalı bezemelere, Cami müdavimi olanların Cami'ye müstehâk olup olmadıklarına varıncaya dek muhtelif sebeplerden Cami, "MESCİD-İ DRAR" haline gelebilmektedir. Bu günki 140 bin cıvarındaki Cami içinde alayı vâlâ ile yaptırılan görkemli büyük Camiler içinden bir hayli mescid-i drar olanlar sanırım vardır.. Bir İslam ritüeli, Mescitleri sade, evlerinizi süslü yapınız diyor..

Tanrı tüm mekanlardan münezzeh kılınmasına anlatılmasına rağmen, Mescit ve Camilere Tanrı'nın evi demek ne kadar doğru? Süslü ve çok pahalı tezyinatlar ile bezemek ne kadar doğru? Ritüeller ortada dururken, bu hale getirilen Camiler Mescid-i Drar değilmidir?

Lütfen bakarmısınız!

Hazreti Ali demişki: Sanki bu günleri işaret etmişcesine, sanki zatı- şahaneleri hazreti imam Tayyip ve benzerlerini işaret etmişcesine; "Kim bir işte hâlka, öncü olursa, başkasını terbiyeye kalkmadan kendisini terbiye etmeli; bu terbiye de diliyle öğüt vermeden önce huyuyla öğüt vermek sûretiyle olmalı. Nefsine muallim yani öğretmen olup kendini terbiye eden kişi, insanlara muallimlik edip onları terbiye edenden daha fazla ululanmaya değer.!!!

Çünki son 13 yılımız, Müslüman müsvettelerinden bazılarının, bazı kişilere dokunmanın ibadet olduğunu, bazı kişilerin ulu kişi olduklarını ve Tanrı'nın kendilerine bir lûtûf olarak gönderildiğini beyanla, her vesile ve her ortamda kınanması ve telin edilmesi gereken kişileri ululamaya kalkarak kutsal kişi haline dönüştüren meczupları görmüştür..

Çok şükür artık günümüz idarecileri eli ile 1.5 milyar nufuslu İslam ülkeleri içinde Türkiye'nin değil ama zat-ı şahaneleri hazreti imam Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan, Katar ve Hamas'tan başka dostu kalmamıştır. Demekki mescid-i Drar olacak Cami yapımları ile Müslüman olunmuyor veya muteber Müslüman olunmuyormuş..

Bir iddia var.. Deniliyor ki; içeride ve dışarıda AKP hükümeti ve idaresi Türkiye'yi İslam devletine dönüştürüyor.. Hazret Erdoğan cevap veriyor.. Ya hu ülkenin % 99 u zaten Müslüman ben neyi dönüştüryormuşum diye soruyor.. Ama burasının bir Laik İslam ülkesi olduğunu unutuyor.. Ülkelerini terk eden Müslüman göçmenler niçin Türkiye'yi geçiş yolu olarak kullanıp Avrupa ülkelerine yöneliyor umman denizlerde boğulma pahasına!

Türkiye'de bu gün sayısı 2.5 milyon olarak ifade edilen Suriye'li göçmenler sanılmasın ki sevdiklerinden burada kalıyorlar hayır! Avrupa'ya çıkış yolu bulamadıklarından!


28.11.2015
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.