Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.11.15, 15:34   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Verilen Kadar Özgürlük ve Demokrasi

VERİLEN KADAR ÖZGÜRLÜK VE DEMOKRASİ

Yıllar yılı takip edilmiş, irdelenmiş ama bir türlü çaresi bulunamamış bir hastalık var dünyada.. Bir taraftan en güzel idari sistemin demokrasi olduğundan söz edilir, ülkelere ve uygulayıcılarına göre ilkeleri yazılır, kimine göre ve çoğunlukla seçmenleri okuma yazma açısınden, genel kültür düşüklüğünün verdiği kavrama ve algılama yoksunluğundan demokrasi nimetlerinin farkında olmayan kendileri ile birlikte bakınız kimlere zarar verirler!

Demokrasi nimetlerinden nasiplenmek isteyen, aydınlanmadan nasiplenmiş, hayatına yön verecek, yaşamının toplum içinde belirgin halde olacağı, düşünme özgürlüğünün, evrensel insan haklarından kaynaklanan özgürlüğün, doğuştan insan olarak kazanılan bir takım temel hakların kullanılmasındaki özgürlüğün farkında olanlar, daima sukûtû hayâle uğrarlar neden? Hepsi eğitimdeki seviye düşüklüğünün verdiği aymazlık, töresel ve dinsel duyguların verdiği uhrevi saplantılar ile demokrasinin sadece sandığa giderek oy verme olduğu telkin edilen eğitimsiz aymazlar, aynı zamanda basiret yoksunu olduklarından şahsiyetleri, aileleri ile birlikte top yekûn ülkelerini sandık eli ile karanlığa geleceği meçhûl bir akibete mâhkum edenler yüzündendir..

Demokrasi ile birlikte demokrasi nimetleri kullanılarak, aymaz basiretsiz seçmen kitlesi oydaş olarak kullanılarak sandıkla gelen, hırsız, vurguncu talancı, rantcı, rantiyeci, nufus ve makamlarını kullanarak kamu mallarının çıkar ilişkisi içinde olduklarına peşkeş çekenler, sandıkla gelirler ama, sandıkla gitmeyi içlerine sindiremezler.. Çünkü işğal ettikleri makam ve mevkiler bir zenginleşme aracı haline getirilmişse, demokrasinin ilkeleri bir tarafa bırakılmış, var olan anayasal ve kanunsal düzen hiçe sayılmışsa, idaresine geldikleri ülkenin bir kuruluş felsefesi ve milli ilkeleri varsa, şahsi çıkarları bu ilkeler ile çakışıyor ve bağdaşmıyorsa orada başlangıç giriş bölümünde sözünü ettiğimiz hastalık başlamış demektir.

Hastalık ile birlikte demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan muhalif parti ve diğer odakların sesi kısılmaya, düşünce özgürlüğü önüne set çekilmeye başlanır, basın hürriyeti denilen haber alma hakkı kısıtlanmaya, basın üzerinde devlet terörü estirilmeye çalışılır, demokrasi denilen ilkeler manzumesi kanatları kırpılmış kuşa çevrilerek Türkiye'nin bu günkü haline dönüşür..

Basına yansıyan haberler ile şu anda 29 Gazeteci cezaevlerinde bulunmaktadır. Cumhuriyet Gazetesi Gn. Yayın yönetmeni ve köşe yazarı Can Dündar, Ankara temsilcisi Erdem Gül, Gazetecilik yaptıklarından, hırsıza hırsız, vurguncuya vurguncu, demokrat olmayanlara faşist dediklerinden, terör örgütü sayılan bazı odaklara silah göndermenin haberini yaptıklarından, kendini domokrasi üstü dokunulmaz, ulaşılmaz, bulaşılmaz, eleştirilmez, kanunlar ve anayasa üstü sayan zat-ı şahaneleri hazreti imam Tayyip Erdoğan, yaptıkları açık edilnce tıpkı Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi ben bu davanın savcıyım demiş, peşlerini bırakmam diyerek yandaş kıldığı güya adalet eli ile Can Dündar ve Erdem Gül'ü tutuklatmıştır. Sandıkla gelip sandıkla gitmek istemeyenlerin gideceği şekil ve yöntem ise, anti demokratik olur.


Bakınız doğrulardan bir demet olarak hazreti imam Tayyip efendi için Can Dündar neler demiş:

Ağacı büyüten biziz, kesen sen...
Talana “Dur” diyen biziz, yol veren sen...
Hukuku müdafaa eden biziz, katleden sen...
Gençleri kurşunlayan polise “Kıymayın” diye feryat eden biziz, onları “Destan yazdılar” diye öven sen...
Zulmün kabardığında camiye sığınan biziz, sığınanları “İçki içtiler” yalanıyla lanetleyen sen...
Hırsızı takip eden biziz, takdir eden sen...
Evladımıza “Haramdan uzak dur” diyen biziz, “Evdeki dolarları sıfırla” talimatı veren sen...
İnsanı insan olduğu için, ayrım gözetmeksizin seven biziz, muhaliflerine “Ateist” diye, “çocuksuz” diye hakaret eden sen...
Hal böyleyken, biz “ateist”iz, mümin sen; öyle mi?
Aynı şeylere inanmadığımıza şükrediyor insan...
CAN DÜNDAR

Başka türlü nasıl anlatılır soygun üzerine kurulu, adı demokrasi olan demokrasi!

29.11.2015
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti