Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.12.15, 07:38   #1
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post Işid Petrolü | Yılmaz Özdil



Altın Kelebek ödülleri dağıtıldı, ekranların sahnelerin en başarılı isimleri onurlandırıldı… Hürriyet gazetesi, henüz televizyon yokken, Altın Kelebek yerine Altın Mikrofon ödülleri dağıtıyordu.

*
Türkiye’nin en prestijli müzik ödülüydü. Cem Karaca, Erkin Koray, Edip Akbayram, Erol Evgin, Fikret Kızılok, Ferdi Özbeğen, İlham Gencer, Selçuk-Rana Alagöz, Yıldırım Gürses, Moğollar gibi efsaneler, hep Altın Mikrofon’dan geçmişti.

*
Türküleri jazz ve rock tarzında yorumlayan, adı sanı duyulmamış bir grup da, 1966’da Altın Mikrofon’a katıldı. Aralarında Zeki Müren’in de bulunduğu jüri tarafından seçildi, finale kaldı, ancak kazanamadı.

*
Finale kalanlar, Hürriyet’in kiraladığı özel uçaklarla Türkiye’yi dolaşıyor, çeşitli şehirlerde ücretsiz halk konserleri veriyor, konsere gelenlere oy pusulası dağıtılıyor, çıkışta herkes oyunu kullanıyordu.

*
Bahsettiğim grup, 1967’de tekrar katıldı, gene finale kaldı, 10 şehirde konserler verildi, Cem Karaca ve Apaşlar kazandı.

*
1968’de tekrar katıldılar, gene finale kaldılar. 14 şehirde konser verildi, sunuculuğu Orhan Boran yaptı. Rakipler arasında Erkin Koray vardı, Moğollar vardı. Ve, o adı sanı hiç duyulmamış grup kazandı.

*
O grubun adı…
TPAO Batman Orkestrası’ydı!


*
Çünkü…

*
Genç cumhuriyetin 10’uncu yılında, teee 1933’te Petrol Arama İşletme Dairesi kurulmuştu. Eşsiz vizyoner Mustafa Kemal masasına oturdu, bizzat mektup yazdı, hepi topu dört kelimeydi, “vatanın size ihtiyacı var” dedi.

*
Atatürk’ün çağırdığı kişi, Cevat Eyüp Taşman’dı. Robert Kolej mezunuydu, Columbia Üniversitesi’nde bursla okumuş, petrol jeoloğu olmuştu, Amerikan petrol şirketlerinde çalışıyordu. Bir eli yağda, bir eli baldaydı, maaş değil, adeta servet kazanıyordu. Mektubu açtı, okudu, saniye tereddüt etmedi, şak diye bıraktı, memlekete döndü. Petrol Arama İşletme Dairesi’nin başına geçti.

*
Aramaya başladık. Bir sene sonra, 1934’te, Raman dağında tespit ettik. Kuyular kazmaya başladık. Şartlar ilkel, teknik imkanlar yetersiz, ekonomik imkanlar yetersiz… Atatürk’ün maalesef ömrü vefa etmedi, göremedi.

*
1940 senesine gelindi, kaza kaza 1048 metreye inilmişti, petrol bulundu. Ümit fışkırmıştı.
Atatürk’ten bayrağı devralan İsmet İnönü, Raman’a geldi. O zamanlar Batman diye bir şehir yoktu, yerleşim yeri bile yoktu. Sadece 10 haneli İluh mezrası vardı. Başka yatacak yer olmadığı için, geceyi tren istasyonunda geçiren İsmet İnönü, hazinenin elinde avucunda ne varsa harcamayı göze aldı, burası memleketin istikbali olabilir dedi, rafineri kurdurdu.



Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız




- - - - Sözcü - - - - -
__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti.