Tekil Mesaj gösterimi
Eski 05.12.15, 07:50   #1
Çengelli İğne
«... Beklenen Şarkı ...»

Çengelli İğne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Dec 2013
Konular: 1654
Mesajlar: 9,563
Ettiği Teşekkür: 33017
Aldığı Teşekkür: 32006
Rep Derecesi : Çengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardırÇengelli İğne şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Post Yandaşlara Çift Başlı Devlet Masalı! | Emin Çölaşan



Sevgili okuyucularım, Türkiye’yi yönetenlerin çok ilginç bir alışkanlığı var!
Uçakla sık sık gezilere çıkıyorlar. Yurtiçi veya yurtdışı, hiç fark etmez.
Uçağa her seferde belli gazetecileri ismen davet ediyorlar.
Ancak bu arkadaşların tümü yandaş medyadan cımbızla seçiliyor. Karşıt görüş taşıyan bir tek gazetecinin bile bu gezilerde yeri yok.
Yandaşların görevi ise belli…
Özellikle Tayyip’e çanak sorular sormak. Yani onun istediği konuları gündeme getirip sözlerini kamuoyuna kelimesi kelimesine aktarmak…
Ve bu yolla cumhurbaşkanlığı basın birimi olarak başladıkları hayırlı görevi (!) sürdürmek.
Gazeteciliğin yandaşlıkla böylesine özdeşleştirilmiş olması aslında Türk medyasının inanılmaz bir ayıbı. Ama alan razı satan razı olduktan sonra söylenecek fazla bir söz kalmıyor.
Onun hoşuna gitmeyecek bir tek soru bile sorulmuyor.


* * *
Son Katar gezisinden dönerken yandaş takımını yine topladı başına ve doyasıya konuştu.
Lafı döndürüp dolaştırıp yine başkanlık sistemine getirdi. En önemli cümlesi bence şu idi:
“Devlette çift başlılık kalkmalı!”
Yani çift başlılıktan yakınıyor.
Anayasayı beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama iyi okuyunca devlette çift başlılık gibi bir şey olmadığını görürsünüz.
Kuvvetler ayrılığı ilkesi uyarınca başbakanın görev ve yetkileri bellidir, tek tek sıralanmıştır.
Aynı durum cumhurbaşkanı için de geçerlidir. Onun da görev ve yetkileri bellidir ve çok önemli yetkilere sahiptir.


* * *
Tayyip’in bütün amacı kendisini şu veya bu biçimde başkan seçtirmek.
Cumhurbaşkanı oldu, yetmedi.
Sahip olduğu yetkiler Tayyip’i kesmedi.
Anayasayı şu veya bu biçimde değiştirip başkanlığı elde ettiği takdirde sadece devletin değil her kesimin bütün yetkilerini elinde toplayacak ve artık ona hiç kimse “Dur” diyemeyecek.
Bir önemli husus daha var…
Şu anda zaten fiili başkanlık sistemi var. Ortalıkta bir gölge başbakan, henüz öğrencilik aşamasında ve Tayyip’in ağzına bakıyor. Ondan habersiz konuşması, adım atması söz konusu değil.
Bütün işleri zaten Tayyip yürütüyor.

* * *
Peki ama Tayyip bu başkanlık seferine çıkarken kime güveniyor?
Şu andaki Meclis tablosuna, başka bir deyişle kelle sayısına bakıldığında, AKP’nin milletvekili sayısı, anayasa değişikliğinin Meclis’te çözülmesine yetmiyor…
Zira şu anda AKP’nin milletvekili sayısı 317. Meclis Başkanı oy hakkına sahip değil.
Dolayısıyla sayı 316 oluyor.
Oysa anayasanın Meclis’te (referanduma gitmek koşuluyla) değiştirilmesi için en az 330 oya gereksinme var.
Bu durumda eksik kalan 16 oy nereden gelecek?



Not: Yazının devamını okumak için, aşağıdaki linki tıklayınız



------Sözcü-------
__________________






Çengelli İğne isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Çengelli İğne'in Mesajına Teşekkür Etti