Tekil Mesaj gösterimi
Eski 11.12.15, 14:55   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,784
Ettiği Teşekkür: 21561
Aldığı Teşekkür: 11276
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart İktidar Otoriter İse...

İKTİDAR OTORİTERSE....
Demokrasilerde seçme seçilme, temsili delegasyon, temsilin önemli organı parlamenter meclisleri var ve parti liderlerinin sultasında olmaksızın çalışıyorsa, demokrasi adına sorun yok demektir..

Güçler dengesi birbirlerinin görev alanlarını sınırlayıcı, kendi görev alanı içinde içinde telakki ederek buyurganlığını güçler üzerinde taraflı hale getiriyorsa, devlet hayatı ve toplumun temel yaşamı için çok önemli sorunlar var demektir! Bu durumda demokrasi değerleri budanmış, arzu edilen millet adına görev yapma anlayışı yerini kişiler adına görev yapmaya endekslemiş olur ki, devlet ve toplum yaşamı adına idareye kaygılı yaklaşımların yanında güvensizliklerin oluşması, halkın her konuda güven bunalımı yaşamasına neden olur..


Eğer yasama, yürütme, yargı, güçler ayrılığı olarak anayasada var ve çalışıyorsa, devletin temel nizamı olan kurum ve kuruluşlar kendi hiyerarşik düzeni içinde işliyorsa sorunlar azalmış, demokrasi ufak tefek kusur ve işleyiş hatalarına karşın sağlıklı çalışıyor demektir. Günümüz Türkiye'si son 10 yılında aranır olan durum budur!!..

Ülkede başbakanlık koltuğunda oturan şahsiyet demeç veriyor;

“hangi düşüncede, fikirde, mezhepte, etnik kökende olursa olsun herhangi bir devlet görevlisi eğer adalet terazisinden şaşarsa doğrudan bize geleceksiniz...” Diyor..

Doğrudan niçin size gidilsin? Eğer ülke kuruluş felsefesinde olduğu gibi, anayasasında yazdığı gibi, hukukun üstün olduğu bir sistem ise, zat-ı devletlerinin mensubu olduğu parti tarafından hukuk iğdiş edilmemiş ise, adalet düzeni içinde olan kürsü hâkimleri, sizler eliyle yandaşlaştırılıp, politize edilmemişse, halk doğrudan size geleceğine yargıya gider! Ve dahi yargı içinde açmazlar baş gösterirse hukukun üstün olduğu düzen içinde o açmazlarda yine yargı eliyle düzene konur, var sa sıkıntı halledilir.

Yapılan kamu oyu yoklamalarında, daima TSK ve yargı en güvenilir kurum olarak gösterilir idi, övünç kaynağı görülürdü. Bu gün yapılan kamu oyu yoklamalarında halkın gerek TSK'ya gerekse yargıya güveni azalmış ve hatta düşünür yazar çizer taifesi nezdinde itbarları çok aşağı seviyelere inmiştir.

Modern devletlerin en önemli görevlerinin başında insan hak ve hürriyetlerini korumak, düşünce özgürlüğünü kıstlamadan yaygın hale getirmek her platformda düşüncelerin özgürce yaşanmasını sağlamak, haber alma hakkı denilen hak, kısıtsız ve yasaksız olarak gereği gibi yapılması gerekirken son 10 yıldır Türkiye, olmayan hakları kendi yargı düzeni içinde bulamadığından AB ve AİHM de arar olmuştur!...

Demokrasinin kusursuz işlemesi adına acaba oy veren insanlar olarak bizim kusurlarımız yok mu? En büyük kusurumuz eğitim yoksunluğu içinde oluşumuz değil mi? Acaba aydını cahili, kaç vatandaş oy verdiği partinin seçim bildirgesini okumuştur? (istisnalar kuralı bozmaz.)

Ülkemiz Türkiye çok uzun zamandan beri kendini sağcı, mukaddesatcı, dinci olduğunu söyleyenlerin oluşturduğu partiler ile yönetiliyor. Bu partiler ki, içlerinden çoğu ülkenin kuruluş felsefesi ve kuralları olan Cumhuriyet ve ilkelerini statüko, ilkeleri savunan ulusalcıları statükocu olarak nitelediler, demokrasiyi işlerine geldiğinde inilecek binilecek araç saydılar, hukukun üstünlüğünden şikayetle, hukuk elimizi kolumuzu bağlıyor dediler, mahkeme kararlarını yok saydılar.
Son 10 yıldır hukuk üstünlüğünü, otoriter idare hukukuna endekslediler AKP ve üstünler hukuku yarattılar.

Ülke olarak altına imza attığımız AB normları, uyacağımızı vaat ettiğimiz AİHM kararları dahi, Türkiye'de idare otoriterleştikçe görmezden geliniyor uygulama alanı bulamıyor, otoriter olmak yaratılış fıtratında olan, kibrinden burnunun ucunu göremeyen, her eleştiriyi idarelerine darbe sayan insanların güya idare ettiği Türkiye, AİHM kararlarını uygulamakta güçlük çekiyor..

Türkiye'de adaleti bulamayanlar, iç hukukun tükenmesi ile adaleti AİHM de arayanların sayesinde bakınız Türkiye aleyhine hangi kararlar alınmış... 2013 yılında toplam 8 milyon 233 bin, 2014 yılında 99 milyon 849 bin avro Türkiye tazminat ödemeye mâhkum olmuş.

2013 yılında Türkiye'nin uygulaması gereken 1728 karar var. Bunların 188 i yapısal ihlaller. 2014 yılında uygulanması gereken ama uygulanmayan 1500 karar var. 108 i yapısal ihlal,


AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen bakanlar komitesinde takipte olan karar gurup başlıkları;
İnternet erişimi ki, 2014 yılında Türkiye hükümranlarının çıkardığı 5651 sayılı internet yasaında yapılan değişiklikleri, düşünce özgürlüğü adına endişe kaynağı sayıyor..

Polisin düşünce özgürlüğü adına yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde devlet terörü estirircesine göstericilere orantısız güç kullanması adına uygulanması gereken 45 karar, kötü muamele şiddet ve darp, bunların izalesi için alınmış olan 108 uygulanmayan karar!

İfade özgürlüğünü, devlet büyüklerine karşı işlenmiş suç bütünü kabul edenlerin, eleştiri ve yanlış yapılanlara getirilen yorumları hakaret telakki edenlerin AİHM'in, aldığı 111 adet karara uymaması..
Komiteler Türkiye'den bilgi istiyor verilmiyor, alınmış olan kararları uygulamıyor ama AB'ye giriş için kapıda bekliyor, birde koftiden bir haber ile 2016 yılında vizesiz AB ülkelerine seyahat diye insanları aldatıyorlar

Türkiye'de idare otoriterleşir, uygulamaları faşizan uygulamaları aratmaz, hadleri ve görevleri olmadığı halde ülkenin temel ilkelerini yok var sayar, bir çoğunu uygulamaz, bir çoğunu görmezden gelir ise, fiilen rejim değişmiştir diyerek ülkede oldu bitti yaratmaya çalışanlar, otoriter olduklarınıda ilan etmiş olurlar!

Tüm olup bitenlere alkış tutanlar sayesinde galiba seyirci kalmaktan başka elimizden bir şey gelmiyor.


11.12.2015
Mustafa AKTEN

__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.