Tekil Mesaj gösterimi
Eski 23.12.15, 02:03   #1
alkanaga
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Tapınak Fahişeliği











Eski Çağda, Sümer, Asur ve eski Yunan gibi medeniyetlerde kutsallık, bereket, üreme ve seksilik aynı anlamlarda kullanılmıştır (Bkz. M. İlmiye Çığ: Kutsal Fahişe).

Eski çağda Tanrılara Adanmış Yapılar” olan mabetlerde “ibadet” kastıyla yapılan, yağmurun toprakla birleşerek tabiata yaşam vermesinin ifadesi olan “Bereket Ayinlerinde” icra edildiği bilinen cinsel ilişkiler zamanla, tapınak görevlilerine gelir sağlamaya dönüşmüştür.

Her bekar ve bakire kadın evlenebilmek adına tapınaklara hizmet etme zorunluluğu bulunurdu. Evlenebilmek için başlarını örtüp bir tapınağa en az bir çocuk verene kadar “Tapınak Fahişesi” ya da diğer ismi "Tapınak rahibesi" olarak hizmet ederlerdi. Böylelikle ilk çocuk tanrıya yani mabede adanmış olurdu. Tapınaktaki kadınlar kutsal oldukları göstermek için türban benzeri birşey takarak çıkardı. Böylelikle toplum içerisinde ayrılabiliyorlardı, ayrıca tapınağa gelir de elde etmek için de gerçekleştirilen bu faaliyetlerde, rahibeler tapınak ziyaretçileriyle para karşılığı ilişkiye girerlerdi.

Eski mitolojilerde, tanrılar ve tanrıçalar yaralandıklarında yaraları kendiliğinden çok çabuk iyileşebildiği gibi, kadınların da bekâretleri ilişkinin ardından hemen yenileniyordu. Vücutları böyle üstün özelliklere sahipti. İşte, M.Ö.3000’lerde Gudea Silindir mühürlerinden Sümerolog Samuel Kramer tarafından tercüme edilmiş, tanrıça İnanna ile Kral Dumuzi arasındaki cinsel ilişkiyi anlatan bir tablet tercümesi;






“Kral, kalkmış başı ile kutsal kucağa gidiyor,

O, kalkmış başı ile İnanna’nın kutsal kucağına gidiyor,
Kral kalkmış başı ile geliyor,
Kalkmış başıyla kraliçeme geliyor,
Fahişeyi (Hierodule*) kucaklıyor.”

*Hierodule, Sümer dilindeki kelimenin tam İngiliz dilindeki karşılığıdır. Kelime anlamı “Holly Prostitute/ Kutsal fahişe” kitabının yazarı Nency Qualls- Corbert’e göre, cinsel ilişkiye girebilen rahibeyi tanımlayan “Kutsal Hizmetçi” anlamına gelmektedir.

Babil’de fahişeler arasında farklı konumlar vardı. Tapınak fahişeleri en yüksek rütbeye sahiptiler ve bunlar “entu ve naditu” adlarıyla anılıyorlardı. Meyhane ve sokak fahişeleri ise “Harimtu” adıyla anılıyorlardı.

Muazzez İlmiye Çığ’a göre tapınaklarda cinsel ilişkiler, dini müzik eşliğinde ayinlerle yapılmaktaydı. Cinsel ilişki aynı zamanda toprağın verimliliğinin de timsaliydi.

Bu kadınlar kendilerini adak olarak sundukları için, ilişki sonrasında hamile kalmaları halinde doğurdukları çocukları kutsal addediliyordu. Hatta direkt tapınakta yetiştirilmeleri falan da söz konusu olabiliyor, tanrının çocukları olarak görülüyorlardı..

Sümerlerden Asur'a geçen bu durumla ilgili Asur yasalarının ilgili maddeleri şöyledir:

İster evli kadınlar, ister dul kadınlar, veya asurlu kadınlar olsun sokağa çıkarlarken başlarını açmayacaklardır. Adamın kızları ya bir şal, ya bir ... veya bir gulinu ile örtüneceklerdir. Sahibi ile sokağa giden esirtular (cariye, esire) örtülüdürler. Kocaya varan kadiştular, (bir kutsal fahişe kategorisi) sokakta örtünmelidirler. Kocaya varmamış kadiştuların sokakta başları açıktır, örtünmemelidir. Fahişe örtülü değildir, başı açıktır. Örtülü bir fahişeyi gören olursa, onu tutuklayacak, şahitler bulacak; onu saray mahkemesine götürecek, ziynetlerini almayacaklar, onu yakalayan (sadece) elbisesini alacaktır. (Örtülü fahişeye) Elli sopa vuracaklar, başına zift dökecekler. Eğer bir adam örtülü bir fahişeyi görür, onu serbest bırakır (yakalamaz) ve saray mahkemesine götürmezse o adama elli sopa atılacaktır. (Adamı) İhbar eden elbisesini alacak, (adamın) kulaklarını delecekler, iplik geçirecekler, arkasına bağlıyacaklar. Bir ay süreyle kralın hizmetini yapacaktır.

Esireler örtünmeyecekler, örtülü esireyi gören yakalayacak ve onu saray mahkemesine götürecektir. Kulaklarını kesecekler. Onu yakalayan elbisesini alacaktır. Eğer bir adam, örtülü bir esire görür ve onu serbest bırakır (da) o, yakalanmaz ve saray mahkemesine götürülmezse, onu (adamı) suçlayıp, ispat ettikten sonra, ona(adama) elli sopa atacaklar. Kulaklarını kesecekler, iplik geçirecekler, ensesine bağlayacaklar. Onu ihbar eden elbisesini alacak, o adam bir ay süreyle kralın hizmetini yapacaktır.


Eğer bir adam esiresini (esirtu) örtmek isterse, beş veya altı arkadaşını oturtup, onların önünde onu örtecek ''o benim karımdır'' diyecek. O, onun karısı olacaktır. (Başka) Adamların önünde örtülmeyen ve kocası ''bu karımdır'' denmeyen esire, eş değildir esirtu'dur. Eğer adam ölürse, örtülü karısının evlatları yoksa, esirelerin evlatları, (öz) evlattırlar ve (mirastan) hisselerini alacaklardır.” ( bkz. Kadriye Yalvaç - Mebrure Tosun. Sümer, Babil, Assur kanunları. Tdk. Ankara).


__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
9 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.