Tekil Mesaj gösterimi
Eski 03.01.16, 00:04   #384
Gülümsün
Moderator

Gülümsün - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2014
Konular: 1245
Mesajlar: 7,551
Ettiği Teşekkür: 46415
Aldığı Teşekkür: 28307
Rep Derecesi : Gülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardırGülümsün şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Gülümsün'den Alıntı Şiirler




HER GÜN SONBAHAR




Bir kış günü kırda topraklarda doğmuşum.
"öğle üzeri" derdi annem.
Sevgiyle sarılmış,
umutla beslenmişim.
Bende güzel yarınlar görmüş ailem.
Oysa kıraç toprağım gibi
tek düze bu hayatın dişlilerinde
sıkışıp kalmışım ben.
Ne çocukluğumu yaşadım,
ne oyunlar oynadım doyasıya,
ne topraklarım oldu, ne çatalım.
Bir telden araba/ bir lastik çember
ve sağdan soldan kotarılmış, iğreti misketler.

Hep yalınayak dolaştım, çamur yollarda
ayaklarım titredi kışın, naylon ayakkabılarla
ne yeni urbalarım oldu, nede iskarpin...
Yalnızca el öptüm bayramlarda
sevgiler tatlandırdı damağımı
şekerlerim olmasada...

Hala unutmadım, her arife günü
yatağımda uzanıp, olmazların ardından
gizli gizli ağladığımı...
Kimse anlamazdı, çocuk gönlümde kurduğum
o sımsıcak bayramları...

Bir tek annem vardı beni anlayan,
başımı dayayıp, bağrına basan...
Oturup ağlardık birlikte sabahlara dek
yokluğun girdabında, özlemlerin ardından...

Hep kuru bir soğuk yaşadım yıllarca.
Yeşili bilmedim, kuruyan ağaçlarım
her mevsim yaprak döktü.
Her mevsim gönlümde sonbaharı yaşadım...


Sonra büyümüş, genç olmuşum...
Yaralı...yarım...
Elimde kitaplar,
sırtımda dağlar kadar yük,
gönlümde acılar
engin denizler kadar büyük.

Oysa;
gençlikte yar sevilirmiş,
diyar diyar gezilirmiş,
kırlara çıkılırmış baharda,
şarkılar söylenir, şiirler okunurmuş
sevgiler üstüne...
Sonra damatlıklar giyilir,
gelinlikler dikilirmiş..
ve aşkların bahçelerinde zirve;

EVLİLİKMİŞ..

Ne bir yar sevdim doyasıya,
ne kimselere yar oldum..
Yalnız şarkıları bildim diyar diyar.
Ne çiçek bahçelerinde gezindim,
ne şarkılar söyledim baharda...
Ne damatlıklar giyindim,
ne gelinlik giyen oldu bana...
Çünkü ben yücelere vurgun,
görünmeze sevdalı, bir yürek taşıdım...
Dediler: "kaf dağında karaya vurmuş"
Umut yüklü gemiler
ve ben yıllarca gözlerimde
kaf dağına sular taşıdım,
umutlar takılı kalmasın diye
iğreti setlerde..

Ve .../ başkaldırdı düşüncelerim,
akıp giden düzenin,
ters yüz olmuş çarklarına
öfkeler kustu eylemlerim...
Konuştukça susturan,
haykırdıkça çıldıran,
Nemrutların soyuna..

Ben kalktım ve sordum:
"Niçin ters dönüyor çarklar?
şu mutlu azınlıkta kim?
Ezenler neden eziyor,
ezilenler niçin suskun?
Niçin ağlıyor analar geceler boyu...?
Babalar niçin zelil?
Şu çocuklar,...Ah..çocuklar..
Yarınsız, umutsuz
toprağım gibi çorak
ağaçlarım gibi kuru, kesme çocuklar
Neden çocukluğu doyasıya yaşayamazlar?..."


Ben kalktım ve sordum.
Sordukça...kurşunlar sıkıldı..
kinler kusuldu.
Sokaklarda sarıldım
evimde basıldım..
Eylüllerde vurgun yeyip,
çarmıhlara asıldım..

ve bir gece bitimi ; bir şafak vakti
ayağımın altından bir tabure çekildi..!

İşte çocukluğum..işte gençliğim..
Hala tersine dönüyor çarklar..
Çiçekler açmıyor bahçelerimde
ve hala..

HER GÜN SONBAHAR!...





SÜLEYMAN KALAYCI
Sunum Gülümsün




__________________
Gülümsün isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Gülümsün'in Mesajına Teşekkür Etti.