Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.01.16, 01:50   #2
Suzim
Müdavim

Suzim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2015
Konular: 1199
Mesajlar: 6,725
Ettiği Teşekkür: 15582
Aldığı Teşekkür: 21872
Rep Derecesi : Suzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardırSuzim şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: HAMDİBEY; Duvardaki Muhasebe Defteri

Köye Adını Veren “Köprülülü Hamdi Bey” Hakkında…






Köyün günümüzdeki adı Hamdibey. Bu ismi Balkan Savaşları’nın yıkım dolu günlerinin hemen ardından Demirköy’de kaymakamlık yapmış olan Köprülülü Hamdi Bey’den alıyor. Hamdi Bey Trakya ve Kuzey Ege kasabalarındaki mülki idare amirliği görevlerinin yanında, gözüpek atılgan bir asker, Atatürk’ün “Nutuk” adlı eserinde övdüğü Kuvayi Milliye’nin öncü isimlerinden ve aziz şehididir.
Ne yazık ki onun yörede kaymakamlık yapmış bir kişilik olduğundan gayrı göğüs kabartan hikayesini bilenlerin sayısı çok azdır. Hal böyle olunca; dilerseniz onun ismiyle şanlanmış bu köyün hikayesini Köprülülü Hamdi Bey’in hayat hikayesiyle harmanlayarak zamanın kapısını bir daha çalalım.








Hamdi Bey ismiyle birlikte anılan Köprülülü lakabını 1886 yılında doğduğu Makedonya’nın Köprülü kazasından almıştır. Babası Kolağası İbrahim Bey’i çok erken yaşlarda kaybedince ona dayısı Celalettin Bey kol kanat gerer.
Balkanların çalkantı içinde olduğu yıllar onun hayat servünenini şekilendirecektir. İlköğretimini Köprülü’de orta öğretimini ise Üsküp İdadisi’nde tamamlar. İstanbul Mülkiye Mektebi ise onun yöneticilik yıllarını şekillendirecektir. Tarih II. Meşrutiyet yıllarını 1910’u göstermektedir. Ünvanlarını gurur vesilesi olarak vatan aşkıyla çarpan göğsüne nakşederken yolu İhtiyat Zabıt Mektebi’nden geçecek ve Asteğmen Rütbesi ile askeri bir unvan alarak adını tarihe kaydettirecek yolun yapı taşlarını döşeyecek, kimliğini pekiştirecektir.
Mülkiyeli kimliğiyle ilk memuriyet yeri Kosova Maiyet Memurluğu görevidir. Derken Balkan Savaşı patlar ve Balkanlar bir anda yangın yerine döner. Zaman, Rumeli hızla düşerken vatan için silah kuşanma zamanıdır. Sırplara karşı Kumanova cephesinde çarpışır. Bu bölgede görevli Vardar Ordusu’nun bozulması ile maiyetindeki 200 kadar silahlı kuvvetle, Edirne’de bir başka Balkan Savaşı destanı yazan Edirne Müdafii Enver Paşa kuvvetlerine katılır.
Tarihin gördüğü en şanlı direnişlerden biri olan Edirne Müdafaası sonrası Edirne düşse de Bulgar kuvvetlerinden geri alınması çok uzun sürmeyecek, birkaç ay sonra patlak verecek olan II. Balkan Harbi’ne denk düşecektir.
Bu yıllarda Edirne Polis Müdürlüğü İdari Kısım Amirliği’nde görev yapan Köprülülü Hamdi Bey’in yolu Edirne’yle adını duyuran ve şehirde iki dönem valilik yapan Hacı Adil Bey’le kesişir. Burada yeri gelmişken Hacı Adil Bey’le ilgili de kısa bilgiler vermiş olalım.
Hacı Adil Bey 1913 Memduh Şevket Paşa Hükümeti’nde içişleri bakanlığı, 1918 Mebuslar Meclisi’nde başkanlık yapmış değerli bir devlet adamıdır. Bu iki dönem arasında yürüttüğü Edirne Valiliği yıllarında Trakya’nın ve Edirne’nin abad olması için yararlılıklar göstermiş bir yönetici olarak karşımıza çıkan Hacı Adil Bey’i bilenler en çok da Meriç Köprüsü’nün Karaağaç’a değen ayaklarının ucunda inşaa ettirdiği çok zarif bir meydan çeşmesi olan ve kendi ismiyle anılan Hacı Adil Bey Çeşmesi ile bilirler. Lüleburgaz’a düşman işgalinden kurtuluş anısına hediye ettiği Zafer Çeşmesi’ni bilenlerin sayısı ise, Demirköy’e uzanan orman içi yolların onun döneminde yapıldığını bilenler kadar azdır. İnşaa ettirdiği o yolların Köprülülü Hamdi Bey ile yüreklerinde taşıyacakları hazin bir acıya ev sahipliği yapacağını ise ona ancak zaman gösterecektir. Evlat acısı…
Maiyeti ile birlikte Demirköy’e atadığı kaymakam Hamdi Bey’i ziyaret eden Hacı Adil Bey yörede bir dizi incelemelerde bulunur. Edirne’ye dönüş yolunda Bulgar çetecilere karşı yanına koruma vermek isteyen Kaöprülülü Hamdi Bey’in teklifini kabul etmeyince, kendisine bizzat Hamdi Bey eşlik edecektir.
Istranca Ormanları’nın zorlu bir kesiminde kafile Bulgar komitacıların baskınına uğrar. Baskında Hamdi Bey bizzat çarpışsa da cansiperane gayretleri Vali Hacı Adile Bey’in oğlunun şehit edilmesine yetmeyecektir. Bu mevki günümüzde bile Vali Bayırı adıyla bu hazin acıyı bize fısıldamaktadır. Köprülülü Hamdi Bey bu acının intikamını yöredeki komitacıları bizzat bulup cezalandırarak yerde bırakmayacaktır.
Onun hikayesinin devamını M.Haluk Saygı'nın Köprülülü Hamdi Bey hakkındaki notlarından takip edelim.
1915’te Malkara, 1916 yılında Keşan’da Trakya kaymakamlıklarına getirilen Hamdi Bey, 1917 yılında suyun karşı tarafında Edremit’te kaymakamlık görevini ifa eder. Kendisinden önceki kaymakam Hicabi Bey tarafından kurulan Dar’ül Eytam Cemiyeti’nin çabalarına omuz vererek şehit çocuklarına kol kanat gerecek ve 105 çocuğun bu yurtlarda barınmasına önayak olacaktır.
Ayrıca 28 Nisan 1918 yılında Edremit İdman Yurdu'nu kurmuştur. İlçede gazete çıkarılmasına ve basımevinin kurulmasına öncülük etmiştir. İmar planı yaptırmış, kanalizasyon işini ele almış, eğitimle ve öğretimle ilgilenmiş ve idadide (lisede) ders vermiştir. Dar-ül-eytam'a gelir yaratmak için Edremit İdman Yurdu'nu düzenlediği müsamerelere çok büyük katkılar sağlamıştır.








Edremit'in İtalyanlara verileceği söylentilerinin yayılması üzerine, Köprülülü Hamdi Bey'in öncülüğünde konak önünde düzenlenen protesto mitinginden sonra Edremit'in ileri gelenleri Hamdi Beyin de içinde bulunduğu bir örgüt kurarlar. Bu çalışmalar Hürriyet İtilaf Partisi İlçe Teşkilatının gözünden kaçmaz girişimlerinin sonucu 5 Nisan 1919 yılında görevden alınır. Hürriyet İtilaf Partisi’nin Edremit’in ileri gelenlerini tutuklama kararı, Balıkesir Mutasarrıfı Hilmi Bey’in gayretleriyle sonuçsuz kalır.
Burhaniye Kuva-yi Milliye Komutanlığını bir süre yürüten Köprülülü Hamdi Bey daha sonra Balıkesir Heyeti Merkezi üyeliğine getirilmiştir. Bu arada Türk Ulusu sadece Yunan Ordusu ile değil yerli Rumlarla ve onun işbirlikçileri vatan hainleriylede uğraşmak zorunda kalmıştır.
Kuva-yi Milliye hareketi, Balıkesir Merkez üyesi Köprülülü Hamdi Bey’e ve arkadaşlarma Akbaş Cephaneliği’ni basma görevi verir. Mondoros Mütarekesi ertesinde Fransızlar’ın korumasına verilen ve Türkler’den toplanan silahlardan oluşan cephaneliği, akılcı ve yağdan kıl çeker gibi Çanakkale Boğazı’nın Rumeli yakasından Anadolu yakasına geçirmeyi başarır. Cephaneliği Kuvayi Milliye’cilere ulaştırmasının ardından Biga'ya çekilir.
İstanbul hükümeti işbirlikçisi Aznavur Ahmet ve onun işbirlikçisi “Gavur İmam” lakaplı imam Fevzi kuvvetlerinin Biga'yı işgalleri üzerine Yenice'ye buradan da İnova köyüne geçer. Köprülülü Hamdi Bey, bu işbirlikçi hain çetenin bir grup adamı tarafından ele geçirilerek Biga'ya doğru yola çıkarılır. Yolda eziyetler çekecek, işkenceler görecek, hayatı gurur abideleriyle dolu bu yüksek şahsiyeti küçük düşürmek için üst başı soyularak bir atın ardına bağlanarak dere tepe yol aldırılacaktır. 17 Şubat 1920 günü vücudunda yaşadığı işkencenin derin izlerini şehadetinin Allah’a şükür edercesine delili olarak taşıyarak hayata gözlerini yumacaktır.
Aziz şehidimiz ve arkadaşlarının naaşları beş gün sokak ortasında kalmış, Biga'ya gelen 14. Kolordu Komutanı Yusuf İzzeddin Paşa, Köprülülü Hamdi Bey ve diğer şehitlerin cenazelerini hükümet konağı yanmdaki cami bahçesine gömdürmüştür. Uğruna büyük fedakarlıklar yapılarak ele geçirilen cephanelerde aznavur ve diğer gericilerin eline geçmemesi için Dramalı Rıza Bey tarafından 21 Şubat 1920 günü imha edilmek zorunda kalınmıştır.
Biga, düşman işgalinden kurtarıldıktan sonra bir alay komutanı Köprülülü Hamdi Bey ve aynı dava uğruna şehit olan Yüzbaşı Kani ve İlçe Jandarma Komutanı İsmail Hakkı Bey’in mezarlarını bugünkü yerine, Namazgah mevkiinde bulunan Çanakkale Şehitleri’nin gömüldüğü şehitliğe nakletmiştir.

Trakya Gezi Rehberi
__________________
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
Suzim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla