Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.01.16, 23:02   #1
CeMKaN
«.. Sıla Yolcusu..»

CeMKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 945
Mesajlar: 8,719
Ettiği Teşekkür: 80053
Aldığı Teşekkür: 37301
Rep Derecesi : CeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Bitkin
Standart İttihatçılara Atılan İftira | Sabetayistlik


İttihat ve Terakki Cemiyeti, Türk devrim tarihinin çok önemli bir basamağı olan 1908 Hürriyet Devrimi’ni gerçekleştiren ve Kemalist Devrim’in önünü açan bir fedailer örgütüdür.

İttihat ve Terakki Cemiyeti, Türk devrim tarihinin çok önemli bir basamağı olan 1908 Hürriyet Devrimi’ni gerçekleştiren ve Kemalist Devrim’in önünü açan bir fedailer örgütüdür. Herşeyden önce antiemperyalisttir, devrimcidir. Türk milleti, İttihat ve Terakki yönetiminde Birinci Dünya Savaşı’nda emperyalizme karşı büyük bir vatan savaşı vermiştir. Bu da ilerleyen yıllarda dünya devrimlerine ışık tutmuştur. Bu sebeptendir ki İttihatçılar, çok ciddi şekilde emperyalistlerin karşı propagandasına maruz kalmışlardır.

Bu karşı propaganda, II.Meşrutiyet’in hemen sonrasında İngiltere tarafından başlatılmıştır. Avrupa’da süregelen Yahudi ve mason karşıtlığını İttihat ve Terakki üzerine çekerek cemiyeti bu yöndeki saldırıların hedefi durumuna getirmiştir. (1)


Aslında bu şekilde hedef haline getirilmesindeki sebep, İttihat ve Terakki’nin daha 1902 yılından itibaren Selanik’te masonik Carbonari Teşkilatı’nda örgütlenmesiydi. İttihatçılar, II. Abdülhamit’in jurnalcilerine yakalanmamak ve örgütü sağlam temeller üzerine kurmak için bu tarzı izlemişti. Çünkü mason teşkilatlarının kendi işleyişleriyle ilgili uyguladıkları sistem, jurnalcilerin bu teşkilatların içine sızmasını engelliyordu.


İşte İttihatçıların örgütlenmede izledikleri bu yöntem, ilerleyen yıllarda hedef tahtasına oturtmuştu. Dönemin İngiltere büyükelçisi Gerard Lowther ve elçiliğin baştercümanı Gerald Fitzmaurice’in birlikte hazırladıkları raporlarda İttihat ve Terakki’den “Yahudi İttihat ve Terakki Komitesi” olarak bahsediliyordu. Yine bu raporlara göre Jöntürkler Yahudi masonluğunun etkisinde olup Fransız Devrimi’ni taklit ediyordu. Bu durum İngiliz çıkarlarıyla çatışıyordu.(2) Hatta Rauf Orbay da hatıralarında, Fitzmaurice’in Meşrutiyet’in ilanından hemen sonra dönemin Şeyhülislamı Musa Kazım Efendi’nin mason olduğunu iddia ettiğini söylüyor. (3)


İttihatçıların Yahudilerle hiç mi ilişkisi yoktu? Elbette vardı. Ancak bu tarihsel koşullar gereği gerçekleşen bir işbirliğiydi. Selanik Yahudileri (dönmeler, Sabetayistler), Osmanlı topraklarının Yunanlar veya Bulgarlar tarafından olası işgali durumunda kaderlerinin kötü olacağını biliyorlardı. Hıristiyanların yönetiminde semitizme gelecek saldırılara karşı Osmanlı’nın geleneksel adalet güvencesini tercih ediyorlardı. Bu sebepten dolayı da İttihatçılara yakınlaşmışlardı.(4) Hatta Emmauel Karasu ve Munis Tekinalp (Mois Kohen) gibi isimler de İttihat ve Terakki üyeleriydiler. Bunlardan Munis Tekinlap, ilerleyen yıllarda Türk Devriminin önemli teorisyenlerinden biri olmuş ve Kemalizm isminde de bir kitap yazmıştır.


İngilizlerin yürüttüğü karşı propaganda sadece Osmanlı topraklarında değil Mısır ve Hindistan gibi ülkelerde de gerçekleştiriliyordu. Ancak bu karşı propagandanın amacı çok açık ve nettir. Bir devrimle Türk siyaset hayatına giren ve antiemperyalist politikalar uygulayan İttihat ve Terakki’yi etkisiz hale getirmek. Geçmişte emperyalistlerin kullandığı bu argümanları bugün ülkemizdeki karşı devrimciler ve İttihat ve Terakki düşmanları da dile getirmektedir. Hatta Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanikli bir Yahudi dönme olduğunu da söylemektedirler. Ancak Mehmet Ali Öz’ün yaptığı arşiv çalışmalarına göre Atatürk’ün Yahudilikle uzaktan yakından ilgisi olmadığı ortaya konulmuştur.(5) Üstelik bununla yetinmeyip 31 Mart gerici ayaklanmasını bastıran Hareket Ordusu’nda 800 Yahudi’nin olduğu iddia eden ve operasyonu bunlara bağlamaya çalışan ilerici aydınlarımız da mevcut. Gerçeklikten uzak bu iddialar ülkemiz üzerinde bölücü emelleri olan emperyalist devletlerin ekmeğine yağ sürmektedir. Bugün devrim için verilen mücadelenin önüne taş koymaktır. Her dönemde önemli örgüt ve iktidarların hataları mevcut olduğu gibi İttihat ve Terakki de elbette hataları olan bir örgüttür. Ancak ona atılan iftiralar ve yalanlar, hatalarının fazlasıyla önüne geçmektedir. Fakat bu durum İttihat ve Terakki’nin devrimci ve antiemperyalist olduğu, Düvel-i Muazzama’ya karşı bir vatan savaşı verdiği ve ileri dönemlerde gerçekleşen devrimlere ışık tuttuğu gerçeğini örtemez. Kadir Mısıroğlu, Mustafa Armağan gibi kendini tarihçi zanneden karşı devrimcilerin görevi zaten İttihat ve Terakki ve Türk Devrimlerine saldırmaktır. Ancak devrimci mücadeleye yakın aydınlarımızın da karşı devrimcilerin attığı iftiralara adeta uydururcasına destek vermesi aslında tarihi doğru okuyamadıklarının işaretidir. Tarih, yalnızca geçmişte yaşanılanları anlatıldığı bir alan değildir. Tarih bugün için vardır. Ondan dersler çıkararak onu geleceğimizi belirlemede faydalı bir araç haline getirmeliyiz. Bu da tarihi doğru okumaktan geçer. Atatürk’ün de dediği gibi “Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmasa ortaya çıkan durum vahim bir hal alır”.


Dipnotlar:
1. Hepkon, Haluk, Fransız Devrimi ve Komplo Teorileri, Kaynak Yayınları, s.119.
2. age, s.120.
3. age, s.121,122
4. Ahmad, Faroz, İttihatçılıktan Kemalizme, Kaynak Yayınları, Eylül 2011, 6.Basım, s.125
5.Yalçın Küçük ve Selanik


Kaynak
__________________

CeMKaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz CeMKaN'in Mesajına Teşekkür Etti.