Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.01.16, 23:05   #14
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 834
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Cevap: AKP Hükümeti, Hala, Meşru mudur?


"Dökme su ile değirmen dönmez"
AKP iktidarı ı3 senedir ülkeyi özelleştirmelerden elde edilen gelirler,Amerika,Suudi Arabistan ve Katar Emirliklerinin yardımı ile yönetmiş,halka ekonominin rayında olduğunu ve her şeyin günlük güneşlik olduğunu empoze etmiştir,ancak işin aslı böyle değildir.

Türkiye, krize doğru gidiyor. Çünkü, gelişmekte olan ülkeler arasında en kırılgan ülke konumunu sürdürüyor.

Borçlanma, dış ticaret açığı ve cari açık... Elbette bu üç öğenin ortaya çıkardığı yıkım ve çürüme çöküş yaşanınca bütün çıplaklığıyla görülecek.

Çöküş sürecine girilmesi pek uzakta değildir.

AKP bu gün (milletten ne kadar gizlemeye çalışsa da) tam anlamı ile köşeye sıkışmış durumdadır.

Türkiye toplumu artık kronikleşmiş bir vakadır. Kronik vakalarda vucüt içindeki hastalığı kendi parçası olarak kabul eder ve onu yaşatmaya çalışır , yani artık tedaviye cevap vermez olur. Tam tersine ilaca karşı savunma geliştirir.
Bu durumdan kurtulmanın tek yolu,hastalıklı organları ameliyat etmektir,AKP'nin 13 senedir yasama,yürütme,yargı organlarına bulaştırdığı virüsleri temizlemesi için her şeyi sil baştan yapıp 2002 yılındaki şartlara geri dönmesi,şeriat yönetimi ile ortaçağ kurallarını,yobazlara taviz vermeden ortadan kaldırıp,bunun yerine Atatürk ilke ve ınkılapları doğrultusında Türkiyenin yönetimini yeniden yapılandırması lazımdır.
AKP'nin 13 senedir sürdürdüğü deneme-yanılma yöntemi hiçbir konuda başarılı olamamış, ülkeyi bölünmenin parçalanmanın ve uçurumun eşiğine getirmiştir.AKP yöneticilerinin artık akıllarını başlarına toplayıp ham hayallerden (vakit çok geç olmadan) keskin bir dönüş yapmaları lazımdır.

AKP iktidarına kadar 129 milyar dolar olan dış borç stoku, 12 yıl içinde 402 milyar do­lara çıktı. AKP iktidarında Türk ekonomisi deyince akılda kalan üç temel öğe, borçlan­ma, dış ticaret açığı ve cari açık olacak. Elbette bu üç öğenin ortaya
çıkardığı yıkım ve çürüme çöküş yaşanınca bütün çıplaklığıyla görülecek.

Hane halkı kullanılabilir gelir içinde toplam borcun payı 2002’de yüzde 3.4’ken 2013’te 55.2’ye yükseldi. Yani 2002’de 100 liranın 3.4 lirasını borçluyken, bugün 100 liralık gelirinin 55.2 lirası kadar borçlu.

İktidar büyüme rakam­larında halkı yanıltıyor. 10 yılda 3 kat büyüdük sözü içinde enflas­yonu da barındıran aldatmacalı bir hesaptır. 2003- 2013 arasında büyüme oranı 3 kat değil, toplam sadece 0.60’tır.
Bu güne kadar banka kredileri ile ev-otomobil alıp,kredi kartları ile alışveriş yaparak suni bir refah seviyesi gören vatandaş bunu AKP'ye borçlu olduğunu ve bu durumun uzun yıllar devam edeceğini zannetmektedirler.

Ödenmeyen kredi kartı borç toplamı 2002’de 222 milyon lirayken, 25 kat artarak 5,8 milyar liraya ulaştı.

Kredi kartı borcunu ödemeyenlerin kart harcamalarının yüzde 60’ının gıda, ısınma ve iletişim gibi zorunlu yaşamsal kalemlere yaptığını belirten Deniz, “Vatandaş aç oturamayacağına göre, mecburen kartına yüklenerek yaşamını devam ettiriyor. Problem, vatandaşın kartı bilinçsiz kullanmasında değil, yanlış ekonomi politikası izlemesinden kaynaklanıyor.”

Millet bir banka borcunu başka bankadan çektiği nakit avans ve kredilerle kapatıyor.
Ancak emeklilerin böyle bir sorunu yok,bankalar borcundan dolayı emeklilerin maaşına haciz koyamıyor,bankalar da tahsil edemedikleri alacaklarını kapatmak için çeşitli isimlerle borcunu ödeyen vatandaşlardan çıkartma yoluna giriyor.
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.