Tekil Mesaj gösterimi
Eski 13.02.16, 13:04   #2
Basakca
Yönetici

Basakca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Aug 2009
Konular: 2209
Mesajlar: 13,401
Ettiği Teşekkür: 85359
Aldığı Teşekkür: 82599
Rep Derecesi : Basakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardırBasakca şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Ruhsuz
Standart Cevap: Bizim Alnımızda Enayi mi Yazıyor? | Yılmaz Özdil

Ben bir şey demiyorum. Sadece gülüyorum.

Bunlar buraya ilk geldiklerinde kendi vatanımızda ikinci sınıf insan muamelesi görmeye başladık. Ne imiş efendim mağdurlar, evleri yurtları yokmuş metrolara metrobüslere ücret vermeden binip dilenmeye gitmeler, hastanelerde bizlerden katkı payı altında ücret alınırken ve de sıralarda beklerken bunlar vip hasta muamelesi görmeleri vs vs....

İstanbul'da Süleymaniye tarafındaki rant alana hepsi koloniler halinde yerleştiler. Süleymaniye Suriyeli'den geçilmiyor. Her köşe başında bir kadın ve çocuk elleri açık dileniyor.

Fotoğrafa çıkmıştık bir cumartesi günü. Gittik gördük hallerini. Çocuklar yıkıntıların çöplüklerin içinde ayaklar çıplak, üste başta yok, kir pas içinde oynaşırlar. Ortalıkta erkek Suriyeli yok. Kadınların kimisinin karnı şiş birde kucaklarında bebelerle kendilerine ev yaptıkları yerlerin kapılarında dikilirler. Baktığın zaman hemen başlıyorlar para ver para ver.... Çocuklar deseniz öyle fotoğrafımı çek para ver. Kimisi de arkadaşların ellerinden tutup bakkala götürüyor cips, şeker vb. şeyler alması için. Bir çocuğa bir şey vermeye gör.
Bir çocuk saniyesi içinde oluyor 20 çocuk.

Birde kendini kollamak durumunda oraları ziyaret edenler. Anında cüzdan gidiyor.

O gün sanırıim yeni bir grup gelmişti otobüslerle. Daha paylaşılmamış kalınacak virane yerler. Sahil kenarında kaldırımların üzerine yerleşmişlerdi. Yaşılısı, genci, kadını, çocuğu.... Kadırımın üzerinde leğen içinde çocuk yıkayanı mı dersiniz, boylu boyuna yere yatıpta göbeğini kaşıya kaşıya uyuyanı mı dersiniz, küçük tüp üzerinde yemek yapanımı dersiniz, çocuğunu emziren kadınları mı dersiniz, önüne bir çaput koyup dilenen çocuklarımı dersiniz... hangi birini anlatayım. Bir yaşlı kadın ile çocuğun fotoğrafını çektim ve yürümeye devam ettim hızlı adımlarla. Arkamdan bir el omuza vuruyor. Bakatığımda zeballah gibi kara bir adam. Daha ben ağzımı açmadan "para ver" dedi ve elini açtı. Hiç cevap vermedim yürümeye devam ettim ama adam peşimde hala para ver diyor. Durdum neden verecekmişim ki dedim. Fotoğraf çektin vereceksin demesiyle bende defol (burada dediğim kelimeyi yazarsam kendimi banlamam lazım) gibilerinden bir şeyler saydım asalağa. Adam "polise veririm" der demez başladı "poliss polissss "diye bağırmaya. O anda bende şafak attı.

Gezdiğimiz yerde güvenlik açısından İstanbul'un en yoğun olduğu bölge adım başı polis ve ekip otosu bulunur. Kaldı ki en yoğun turistin olduğu yerdir.

Adamlar öyle bir gazla buraya geliyor ki, bizler onları bakmaya, yaşatmaya mecburuz zihniyeti taşıyorlar. Dediklerini yapmazsan hemen tehdite başvuruyorlar.

Her gün 100 civarında Suriyeli bebek doğuyor. Oda kamplar da. Kamplardan firar edenler hesapta yok.

Kadınları çocukları gündüz dilendiriyorlar, erkekler paraları alıyor gece kumarda yiyorlar. Kadınların ve çocukların üstleri hirpani, adamları grant tuvalet, jöleli saçlar, sivri burunlu rugan ayakkabılar, deri çeketler... elleri ceplerinde gözetiyorlar. Yıkıntıların arasında son model araçlardan hiç bahsetmeyeceğim. Hatta hatta kendilerine açmış oldukları fırınlardan bile. Bizim ürettiğimiz ekmeği yemiyorlar kendilerine has lavaş gibi bir ekmek tüketiyorlar. Haaa... açmış oldukları bakkal dükkanlarından da hiç bahsetmeyeceğim.

Varın artık gerisini sizler hesap edin. Ecdadımıza yaraşır bir şekilde torunlarımıza miras bırakacağız ya....
__________________
"Ey egosu boyundan büyük insan..
Bir gün ölüp toprak olacaksın. Bir tohum filizlenecek ot olacaksın, bir öküz seni yiyecek ve sıçtığı bok olacaksın.. Yani hep aynı kalacaksın."

Basakca isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz Basakca'in Mesajına Teşekkür Etti.