Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.02.16, 20:54   #1
CeMKaN
«.. Sıla Yolcusu..»

CeMKaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Nov 2011
Konular: 945
Mesajlar: 8,719
Ettiği Teşekkür: 80053
Aldığı Teşekkür: 37301
Rep Derecesi : CeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardırCeMKaN şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Bitkin
Standart Cumhuriyet’in Bilinmeyen Yüzü: Dersimli Diyap Ağa

"Türkiye’de uzun yıllardır tartışma konusu olan Dersim İsyanı hakkında, kahramanlaştırılmaya çalışılan Seyit Rıza’dan başka ağa tanınmaması bu olayın propagandasının nasıl sistemli bir şekilde yürütüldüğünü gözler önüne seriyor. "


Türkiye’de uzun yıllardır tartışma konusu olan Dersim İsyanı hakkında, kahramanlaştırılmaya çalışılan Seyit Rıza’dan başka ağa tanınmaması bu olayın propagandasının nasıl sistemli bir şekilde yürütüldüğünü gözler önüne seriyor. İnciraltı Tarih Cemiyeti olarak tarihi gerçekleri ortaya koymayı görev biliriz. Bu yazımızda Tunceli’nin gizlenmeye çalışılan gerçek ifadesi Diyap Ağa’yı inceleyeceğiz.
Diyap Ağa, 1831 tarihinde Çemişgezek’in Eğerek köyünde doğmuştur. Alevilikte çok önemli bir kol olan Sarı Saltukların Ferhat Uşağı aşiretinden olduğu bilinir. Milli Mücadele başladığı zaman Mustafa Kemal’e tam destek vermiş ve ilk mecliste Dersim mebusu olarak yer almıştır. Diyap Ağa’nın meclise giriş hikayesini kendisinden dinleyelim:
“Gâvur Anadolu’yu sardı. Hepimizi bir düşünce aldı. Din ve diyanet, ırz ve namus, Türklük tehlikeye düştü. İşittik ki Erzurum taraflarında can kurtaran bir Paşa çıkmış. Meclis kuracakmış. Onu hep gözledik. Öğrendim ki bu Paşa’nın adı Mustafa Kemal imiş. Onun büyük yüzünü görmeğe can attım. Fakat o zaman olmadı. Sonra Sivas’a oradan da Ankara’ya gelmiş. Bu zaman bizden iki mebus istedi. Herkes korktu, ihtiyar halimle vatanı kurtaranların yanına koşmayı, hatta başımı bile vermeyi göze aldım. Bana ‘gitme ölürsün’ dediler. ‘Zaten herkes mahvoluyor, varam, gidem, onlara ulaşam, hep beraber ölek...’ dedim.” (1)
Diyap Ağa, Koçgiri İsyanı’nın daha geniş kitlelere yayılmaması için bölgeye gönderilen Nasihat Heyeti’nin içinde bulunmuş ve halka Mustafa Kemal’le olan yakınlığından da bahsederek, isteklerinin yeni meclis tarafından karşılanacağını, içinde bulunulan dönemin hassasiyetlerinden dolayı biraz sabırlı olmalarını ve “Kürtçülere” aldanarak herhangi bir isyana girişmemelerini telkin ediyordu. Diyap Ağa’nın gayretleriye Dersim’den Koçgiri isyanına büyük bir destek sağlanamamıştır. (2)
Diyap Ağa mecliste az söz alırdı ama etkili konuşurdu. Yunanlılar’ın Ankara yakınlarındaki Polatlı’ya kadar ilerlemesi üzerine meclis genel kurulunda, meclisin Kayseri’ye taşınması söz konusu olmuş, Diyap Ağa kürsüye çıkarak, “Biz buraya kaçmaya gelmedik, düşmanla savaşmak için geldik. Bir yere kıpırdamayız. Meclisin ayrılması millete korku yayar, burada kalıyoruz ve kalacağız.” şeklinde çok etkili bir konuşma yapmıştır.
Bu dönemde Mustafa Kemal, Diyap Ağa ile görüşmelerinin birinde, “Şayet Ankara’dan çıkarak Dersim’e gelsem, mücadelemizi başa çıkarmak için yüksek dağlarınız ve büyük mağaralarınız var mıdır?” sorusunu yöneltmiş ve Diyap Ağa’dan, “Dersim’in dağları hepimize yeter.” cevabını almıştır.
Yine doğumunun yüzüncü yılında yaptığı röportajda gazetecinin “Okuma yazma bilir misin?” sorusuna “Mebus olanda bilmezdim. Allah Büyük Gazi’ye ömür versin, yeni harflerle öğrendim” cevabını vermiştir. Diyap Ağa’nın Harf Devrimi (1928) yıllarında 76 yaşında olması da dikkate değer bir diğer noktadır. (3)
Cumhuriyetçiler olarak Kemalist devrimin üzerine atılan suçları temizlemekten kendi güzelliklerinin farkına varmaya fırsat bulamıyoruz çoğu zaman. Dersim İsyanı’nı topyekün bir halk ayaklanması olarak gösterenler 29 aşiretten sadece 6’sının bu isyana iştirak ettiğini bilmiyor mu sizce? Ya da Seyit Rıza’nın heykellerini Tunceli’ye dikenler, kimbilir belki de Koçgiri İsyanı’nda Nasihat Heyeti’nde bulunan Diyap Ağa’yı bile tanımıyor, tanımak istemiyor. Ayrılıkçı güçler milletimizdeki etnik ve inançsal farklılıkları kaşıyor ve toplumun birleştirici unsurlarını göz ardı etmemizi istiyor. Kurtuluş Savaşı’mıza destek vermiş Diyap Ağa’ları tanımak ve Seyit Rıza’yı Tunceli’in temsili olarak gösteren sistemin gözüne sokmak da biz vatansever gençliğe düşüyor.

DİPNOT:
Enver Behnan, “İlk Millet Meclisinin Yüz Yaşındaki Mebusu Anlatıyor”, Yeni Gün, 27 Temmuz 1931.
Yıldız Celal, Kronolojik Dersim Tarihi, s.43
Kağan Gökalp, Dersimli Diyap Ağa, Kripto, s.179

Kaynak
__________________

CeMKaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz CeMKaN'in Mesajına Teşekkür Etti.