Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.02.16, 14:06   #1
alkanaga
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart İslam Öncesi Arap Yarımadası

İslam Öncesi Arap Yarımadası



islâmiyetin çıkışı sırasında Arapların genel olarak dini putperestlik idi. Fakat Yarımada, Kızıldeniz ve Basra Körfezi vasıtasıyla Habeşistan'a ve İran'a, kuzeyden ise Mezopotamya ve Suriye bölgelerine komşu olduğu için, bu memleketlerdeki dinlerin sınır bölgelerinden Arap Yarımadasının içerisine doğru sızıntı hâlinde girdiği gerçek bir olaydır. Bu cümleden anlaşılacağı gibi Bahreyn, Oman, Yemen, Necran bölgelerin de Mecusilik, Hristiyanlık, Mûsevîlik sayılabileceği gibi, ayrıca Hristiyanlığın Yakübilik ve Nestûrilik şekli de burada kendine taraftar bulabilmiştir. Kâbe'nin en önemli putu Hub el, Kureyş kabilesinin putu idi. Savaş a gidecek olan bir kimse, başını tıraş ettirip onu ziyaret ederdi. Saç tıraş ettirmek bugün bile birçok tarikat içerisinde “Dünya malından geçmek” manasındadır (Selmân- Farisi, İslam Peygamberi Muhammed Peygamber’ in saçlarını tıraş etmesi sebebiyle berberlerin piri sayılmıştır. ). Özellikle Kalenderi dervişler başlarını “Cavlaki” kestirirlerdi. Hubel adlı put, diğer bazı arap kabileleri için ise “El İlah” olarak anılırdı.



Kâbe her ne kadar putperest Araplar' ın müştereken kutsal tanıdığı bir yer olmuşsa da bundan gayri, Yarımadanın başka başka yerlerinde yüz kadar tapınak daha vardı ve onların da etrafı tavaf edilir, kurbanlar kesilir, bunlara hediyeler sunulurdu. Bununla beraber Kâbe daima en üstün yeri alır ve Araplar buranın Hazreti İbrahim'in mescidi olduğunu tasdik ederlerdi. Ayrıca Uzza tapınağı, gene Kureyşlilerin Mekke dışında, Batın- ı Nahle ' deki kutsal yerlerinden biriydi ve bakımı Süleym kabilesine aitti. Sakif kabilesinin Tâircle Lât , Rebia kabilesinin Rıda', Himyeriler'in San'a' da Risâm adında birer tapınakları mevcuttur.
Araplar cinlere de inanır, bunları Allah'ın kızları sayarlardı. Bu inançta Arabistan ikliminin ve coğrafi durumunun tesirleri olsa gerektir. Cinler hayır ve şer işledikleri için onlara hürmet ve ibadet gerekirdi. Bunlar ekseriya bir taşın veya ağacın içini mesken tuttuklarından, o ağaç veya taş a ibadet edilirdi. Bu işlerde tabii ki müneccim ve kâhinlerin elindeydi ( Dozy, Tarih-i islâmiyet, İst. 1908 ,sf:16).

Aynı zamanda Arabistan içerisinde komşularından sızmış olan dinler de mevcuttur;

a. Sâbiilik: Sâbiilik birbirinden farklı iki mezhebe ayrılmıştır : 1) Mandeenler yahut Subbalar, 2) Harran Sâbiileri. Birincisi Mezopotamya'da Musevilik ve Hristiyanlıkla karışmış bir mezheptir. İkincisi ise, Bâbil dininden etkilenmiş olan ay ve yıldızları kutsal tanımış , putperestliğe yakın bir mezheptir ve uzun zaman İslam hâkimiyeti altında devam etmiştir.

b. Mecusilik: Mecusiliğin bir adı da Zerdüştilik' dir. Kurucusu Zerdüşt Maveraünnehr' de veya Harezm'de doğmuş dinini gene bu bölgede yaymaya devam etmiştir. Mecusiliğin Avesta adlı din kitabına Pehlevi dilinde bir şerh yazılmıştır. Bu iki kitaba birden "Zend- Avesta" denmiş ve Mecusiler'in mukaddes kitabını teşkil etmiştir.

c. Musevilik: Musevilik herkesin en eski monoteist dinlerdendir. Himyer, Kinâne , Hâris bin K â'b kabilelerinin bir kısmı bu Dine mensuptu. Teyma, Hayber, Yesrib, Fedek vahalarının sahipleriydiler.

d. Hristiyanlık: Hristiyanlık Arabistan'a iki ana yoldan girmeye muvaffak olmuştu. Bunlardan birincisi, kuzeyden Suriye, ikincisi güneyden Habeşistan'dan Kızıldeniz vasıtasıyla Yemen'e ulaşan yoldur.


Kaynaklar
ÜÇOK B.,Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları, İslamdan Dönenler ve Yalancı Peygamberler, 1967
Dozy, Tarih-i islâmiyet, İst. 1908
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
10 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.