Tekil Mesaj gösterimi
Eski 25.03.16, 09:54   #5
Fuzuli
Üye

Fuzuli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 22
Konular: 3
Mesajlar: 92
Ettiği Teşekkür: 283
Aldığı Teşekkür: 477
Rep Derecesi : Fuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerdeFuzuli Karimasını arttırmak için doğru yerde
Ruh Halim: Arastirmaci
Standart Cevap: Terörizm | Tanımı | Amacı

Konu için çok teşekkür ederim , şüphesiz çok faydalı olduğunu/olacağını düşünüyorum.Terörizmin ve terör örgütlerinin temel amaçları ; insanları yıldırmak , korkutmak ve yıpratmaktır. Ki bu unsurları da Ankara'da sivil ve emniyet-askeri personele yapılan terör faaliyetlinde ve sonrasında görmekteyiz.

3713 sayılı kanuna göre;
Madde 1- (Değişik Birinci Fıkra:19.07.2003/25173-4928/20 md.) Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasî, hukukî, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunun'da terörizmin tanımı yapılmıştır fakat bu tanım sadece bizim ülkemiz için geçerlidir . Ünlü sosyolog Anthony Giddens'a\e göre Terörizm'in dünya üzerinde tüm devletler tarafından kabul edilmiş bir tanımı yoktur . Çünkü terör kavramı Netenyahu'ya göre başka , Recep Tayyip Erdoğan'a göre başka , Obama'ya göre ise bambaşkadır . Bunun en temel nedenlerinden bir tanenesi ise , militan olarak gördüğümüz kimselerin bir devlete veya bir terör örgütüne göre '' bir özgürlük savaşçısı olması , bir kahraman olması ve bir islam savaşcısı olmasıdır '' . Bu konunun varyasyonlarını dünya üzerinde birçok ülkede görmemiz mevcuttur. Örneğin : Pkk , İşid vb.

Lütfen aşağıda paylaşacağım bir alıntıyı'da mutlaka okuyunuz ;

Türkiye canlı bombaların hain saldırıları sonucu onlarca sivil kayıp verdikten sonra sosyal medyada başlatılan "Sivillerin öldürülmesine karşıyız" sloganına emekli albaydan müthiş bir cevap geldi.
Sosyal medyada hızla yayılan "Sivillerin öldürülmesine karşıyız" sloganına emekli albaydan müthiş bir cevap geldi. Asker ve polislerin de terör saldırılarında hayatlarını kaybettiğine dikkat çeken albay, zorlu hayat şartlarına dikkat çekerek hümanistce gözüken bu sloganın aslında teröristlerin işine yaradığını söyleyek şunları yazdı...
İşte eskisozluk.com'da paylaşılan o yazı:
"Sivillerin öldürülmesine karşıyız!
Sokaktaki insanından başbakanına, cahilinden aydınına, Türkünden Kürdüne kadar her kesimin kullandığı hatta kızımın dahi paylaştığı moda deyim: "Sivillerin öldürülmesine karşıyız"
Azıcık Türkçe biliyorsanız bunun anlamı çok nettir; "Asker, polis öldürülmesine karşı değiliz"
Tabii bu askerler, baba değildir, yaşama hakları yoktur, sırf üniforma giydiği için insan bile değildir aslında. 14 yaşında evinden annesinin kucağından ayrılıp askeri okula gitmiş olmanın bir cezası olmalıdır elbet.
14 yaş… Daha siz elinizi sıcak sudan soğuk suya değdirmezken yatılı okul hayatının, içtimaların, sabahın 06.00'sından sonra hafta sonu bile uyuyamamanın, derdinizde başınızı yaslayacağınız hiç kimse olmayışının, siz üniversiteye gitme yaşındayken hatta giderken bile yatak yapmaz iken hergün 15 dk. yatak düzeltmenin, dolapta ayakkabı boyası yanlış yerde diye ceza almanın, mayo ile sürünmenin, siz hergün dışarda cebinizde para Starbucks'da kahve içerken haftada birgün okul dışına çıkabilmenin, 15 defa evinizi taşımanın, çocuğunuzdan uzak kalıp ilgilenememenizin, sevginizi gösterememenizin, sizin adını dahi duymadığınız yerlerde görev yapmanın, annenizi ölmeden önce son bir kez görememiş olmanızın bir karşılığı olmalıdır elbet.
Evet, buldum; "Sivillerin öldürülmesine karşıyız". Yani demem o ki; "Asker öldürülebilir!"
-35 derecede dağda yatan, günlerce aylarca evine gidemeyen, köydeki şehirdeki vatandaşı ailesi huzur içinde otursun diye elinde silah görev yapan, yeni doğan çocuğunu aylar sonra görebilen, ıslanan, donan, yaralanan, ölen, yanında en yakın arkadaşı veya askerinin ayağının kolunun koptuğunu gören, devletin ulaşamadığı en ücra yerdeki okulu onaran, yemeğini veren, öğretmenini koruyan, yılan sokan köylü çocuğu devletin helikopteri ile hastaneye nakleden, köyü terörist basmasın diye arazide sabaha kadar bekleyen, yakalanan teröriste dahi elindeki yemeğini, montunu veren asker, son çare olarak silahını kullanmak için eğitilmiştir. Ne Kürt diye, ne de başka bir sebeple öldürmeye programlanmamıştır. Terörist veya düşman bile olsa karşısındaki öncelikli görevi öldürmek değildir. O da bir insandır sizin gibi. Robot değil, duygusuz, ruhsuz değil. ya kendini, ya vatandaşı, ya da Anayasa başta olmak üzere kanunun verdiği yetkiyi kullanmak için öldürebilir elbette. Savaş sanatını ülkesini, devletini korumak için öğrenen askerin, bunu ama ideal haline getirip ama sadece ailesinin geçimini sağlamak için yapıyor olması da çok fark etmez aslında.
Bu söylemi savunan PKK'lıları, teröristleri ve destekçilerini anlamak mümkündür. Asıl sorun terörü desteklemeyen hatta terörle mücadele görevi olanların, insan hakları savunucularının dahi bu fikri ifade etmeleridir. Hayvanın, bitkinin, teröristin dahi yaşama hakkı var iken, subay, astsubayın, polisin yaşama hakkını tartışan bu kesimin cahilliği, dar bakış açısını anlamak ise mümkün değildir.
Bazı sözde hümanist, olaya sadece insan hakları, demokrasi, devlete karşı çıkma mantığıyla bakan okumuş yazmış kitle ise tam bir ikilem içindedir.
Hergün devletin imkanlarını, yolunu, elektriğini, otobüsünü, doğalgazını, metrosunu kullanıp, devletten maaş alan babasının parasını yiyip, o parayla eylem yerine giden, devletin hastanesinde muayene olan, devletin okulunda okuyan, sonra da devlete terörist diyen, devletin üniformalı memuruna ölümü hak görenler keşke devletin hatalarını askerin ölmesine üzülmeyecek noktaya getirmeden düşünebilselerdi; Olayın basit bir terör meselesi olmadığını, sadece Türk-Kürt meselesi ile sınırlı olmadığını, Kürt devleti kurulsa bile bu sorunun bitmeyeceğini, keşke içlerindeki o insancıl duyguyu daha güzel ifade edip, benim ölen terörist de olsa üzüldüğüm kadar üzülebilseydiniz ölen askere, polise. Keşke benim de sivillerin öldürülmesine karşı olduğum kadar siz de askerin/polisin öldürülmesine karşı olabilseydiniz…"

Saygı ve sevgilerimle ...
__________________

Söylesem tesiri yok, sussam gönül râzı değil. Fuzuli
Fuzuli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Fuzuli'in Mesajına Teşekkür Etti.