Konu: Taassup
Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.04.16, 14:16   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21549
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Taassup

TAASSUP




Taassup kelimesini İslami literatürde beyanları bulunanlara göre Peygamber; sinirlilik anlamına gelecek şekilde kullandığı ifade ediliyor.. Günümüzde ise taassup dendiğinde, mütedeyyin olmanın ötesinde biraz daha çağ dışı, bağnaz belli sosyal konularda topluma kapalı, özellikle taassup içindeki kadınları bu günkü Suud’ların malı Arabistan ile İran’da yaşayanlarınkine benzer bir giyimi ve kapalı bir hayat tarzı anlaşılıyor..


Bir başka anlatımla taassup; özellikle dini konular da bir kişinin, kurumun, zümrenin kendi mutlak doğru sandığı, bilimsellikten yoksun dar görüşü düşünceyi ve inançlarını başkalarına kabul ettirmek istemesidir..


Bir başka anlatımla hiç bir doğruya, hiç bir belgeye dayanmayan, mantık ve akıl ile izah edilemeyecek görüşlerin adıdır taassup!


Bir başka anlatımla doğru olmayan bilimsel açıdan doğruluğu tescillenmemiş köhne fikir ve inançların tekelci savunuculuğu ve dayatmacılığıdır.. İnsanoğluna bahşedilmiş olan akıl, fikir, mantık üçlemesini kullanabilme yoksunluğudur.


İşte yukarıdaki tümcenin sonun da vurguladığımız yoksunluğun içinde olanlar, bu gün Türkiye’de siyaseten, toplumsal olarak sahnededir. Her gün gündem taraflarından belirlenmekte aksiyoner olanları ise kabul görmez yaşam biçimleri ve ilkel din anlayışları ile halk üzerinde tahakküm etmektedirler.


İslam kutsal kitabı Kur’an; düşünce, meşveret=müzakere, sabır, sükûnet, mantık ve muhakeme, adil ve adaletli olmaktan birçok ayetlerinde söz eder, doğruluğu kanıtlanmamış Kur’an dışı eğrilerin özellikle dine mal edilmesini İslam dinine şirk koşmak olarak kabul eder.


“Türkiye’de idarede olanların meclislerde meşveret ettikleri, Müslüman geçindikleri halde başkalarının görüş ve düşüncelerine saygı gösterdikleri görülmüş müdür?


Örneğin çok tanınan kaçak kara saray sakini, topluyor onu bunu konuşuyor da konuşuyor, dediğim dedik çaldığım düdük diyor.. Hiç bir kimsenin görüşünü iplemiyor. Ve sonra güya İslam’a göre meşveret edilmiş oluyor.. Son ve bağlayıcı sözü kendisi söylemiş oluyor.. O zaman bu suni meşveret toplantılarına ne gerek var?

Bir idareci düşünün sürekli dinden, ahlaktan, doğruluktan bahseder, talkın verirken salkımı çöpüyle yutarsa, deveyi hamutu ile götürür, minareyi çalarken minareye bile kılıf hazırlarsa, elin ağzı torba değil ki büzesin, bildiğini konuşur ve hatta yayar, belgelerini ortaya koyarsa, bunu yapanlar darbeci, konuşanlar tu kaka olur..


Meydanlarda ağızlardan salyalar akarcasına öfke ve hiddet bitmez, başta muhalefet olmak üzere herkese saydırır, bu davranışını da eleştirenlere, öfke ve hiddet ve celâl de bir sanattır der! Oysa taassup içinde olanların, asabiye neferi olanların, davranışlarında mantık ve muhakeme olmaz! Mantık ve muhakemenin olmadığı yerde hisler duygular galebe çalar.. Hisleri ve duygularını, din ve mezhep anlayışını, öfkesini, taassup içindeki sinirlilik halini işgal ettiği makama yansıtanlar, devlet adamı olamazlar ne dünyada, ne Türkiye’de makbul insanlar sınıfında olamazlar.

09.04.2016
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.