Tekil Mesaj gösterimi
Eski 16.04.16, 21:47   #2
Dilaver
Moderator

Dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2012
Konular: 413
Mesajlar: 3,680
Ettiği Teşekkür: 18753
Aldığı Teşekkür: 20030
Rep Derecesi : Dilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardırDilaver şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Uykucu
Standart Cevap: Türkiye'nin NATO'ya Girişi



1950 Seçimleri ile hükümeti devralan Demokrat Parti, Türkiye’nin NATO’ya girmesini ülkedeki demokratik rejimin devamlılığı adına bir zorunluluk olarak görüyordu ve bunu ülkenin iç politikası haline getirmişlerdi.


Menderes, Kore Türk Tugayı'nın teftiş ederken



Demokrat Parti iktidara geldikten kısa bir süre sonra patlak veren Kore Savaşı, NATO’ya girmek için gereken bir fırsat ya da diğer bir deyişle ödenmesi gereken bir bedeldi. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in şu demecinden de anlaşılacağı gibi “NATO’ya kabul edilmemize de köprü olabilir” ibaresi Türkiye’nin adım adım savaşa sürüklendiğini gösteriyordu.
Türkiye'de bu süreç devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yaptığı açıklamada yaşanan saldırıların barışı bozucu yönde seyrettiği ve barışın tesis edilmesi için Birleşmiş Milletler ordusunun kurulması gerektiğini kararlaştırmıştır.
Türkiye bu isteğe kayıtsız kalmamış ve 4500 kişiden oluşan Şimal Yıldızı isimli tugayını Kore de kurulan Birleşmiş Milletler ordusu emrine vermiştir.

Beklenildiği gibi ödenmesi gereken bedel ödenmiş, Kore Savaşı Türkiye’nin NATO’ya giriş yolundaki engelleri birer birer kaldırmıştır. Kore Savaşı tüm hızıyla devam ederken, 20 Eylül 1951’de Ottowa’da gerçekleşen NATO Konferansı’nda, ABD’nin teklifi üzerine Türkiye ve Yunanistan’ın NATO’ya üyeliği masaya yatırılmıştır. Kısa bir süre içinde 12 NATO ülkesinin onayıyla 1952 yılında Türkiye ve Yunanistan bu örgüte kabul edilmiştir.


Kore Savaşı’nın yani Türkiye’nin NATO’ya girmek için ödediği en büyük bedel;

  • 721 şehit
  • 175 kayıp
  • 2147 yaralı
  • 234 esir
  • 346 hasta ile sonuçlanmıştır.

Bunların yanı sıra 1954 yılından itibaren, Amerika’nın NATO çatısı altında Türkiye sınırları içinde üs kurmasına ve asker bulundurmasına izin verilmiştir.

1960’lı yıllarda bu üslerin sayısı 100′ ü geçmiştir.

1922 yılında Kurtuluş Savaşı’yla kovduğumuz emperyalizm, bu dönemdem sonra Türkiye’yi yeniden sarmaya başlamıştır.
....


Türkiye'nin NATO üyeliği, Stalin'in 5 Mart 1953 de ölümünden sonra Sovyetleri daha da rahatsız etmiştir.

Bu sebeple, yeni Sovyet liderliği, 30 Mayıs 1953 de yaptığı bir açıklamada, Türkiye'den toprak talebinde bulunmaktan ve Boğazların ortak savunması hakkındaki görüşlerinden vazgeçtiklerini ifade etmişlerdir.

Mamafih, bu bildiriden, Boğazlarda üs isteklerinden vazgeçip geçmedikleri de kesinlikle anlaşılamamıştır. Bu sebeple, Yeni Sovyet liderliğinin Türkiye hakkındaki bu yeni tutumu, Türkiye'de bir güven duygusu yaratmaktan çok uzak kalmıştır.

Derlemedir

Fotoğraf

Sayın ''Mustafa KaanGüneş''e ayrıca teşekkür ederim.
__________________

Tanrılar, erkeklerin ''balıkta'' geçirdiği zamanı ömründen saymaz. (Babil Atasözü)
Dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
5 Üyemiz Dilaver'in Mesajına Teşekkür Etti.