Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.04.16, 00:44   #1
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 833
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Türk Milleti Ayağa Kalk!

AKP 3 darbe ile devleti ele geçirdi.

1- 9 Ekim Yargıtay Kararları ile hukuk kullanılarak Türkiye Ordusu tasfiye edildi.

2- Meclis'te bütçe görüşmelerine Sayıştay denetiminin getirilmemesi kabul edildi.

3- Gezi Olayları'nda fişlemeler işten kovmalar işadamlarına gözdağı vermeler ile devletin en sıradan özgürlüklere karşı hukuk dışı şiddet kullanıldı.

Bu gün Türkiye tek bir kişinin otoriter ve despotik esiri halindedir. "Eğer AKP korkusu ve tezgahı sonlanmazsa, Türkiye Cumhuriyeti can çekişerek tarihten silinecek, Türk milleti bir iç kavga ile hem vatanından hem de varlığından olacaktır. Unutulmamalıdır ki ihanet ve şer odakları ve işbirlikçileri devletin tüm kurumlarını işgal etmiş durumdadır.

Yollara döşenmiş mayınlar patlıyor. Yollar kesiliyor. Arabalar yakılıyor. Memurların evleri taranıyor. Şehirler teslim alınıyor. Askerimiz ve polisimiz şehit ediliyor. Yabancı ülkelerin emrinde bir terör örgütü (PKK) ve onun uzantısı olan, aynı yerden emir alan partileri Türkiye’yi teslim almak için savaş açmış. ülke kan gölüne dönmüş, Sahipsiz, eğlenemeyen, öğrenemeyen Türk insanının her şeyi olmuş durumdaki televizyonlar, hiçbir şey yokmuş gibi davranıyor. Ülkeyi yönetenler öyle davrandığı, devlet televizyonu öyle davrandığı için o televizyonların yöneticileri de öyle davranıyor.

Fransa’da birkaç kişi ölünce yer yerinden oynuyor; dünyanın bütün liderleri Paris’e geçmiş olsun ziyaretine gidiyor. Bizde her gün en az o kadar şehit var; günlük yaşantıya bakıyorsunuz, herkes kendi havasında. Anne moda, baba yemek derdinde, çocuk cep telefonuna gömülmüş, büyükler bu hastalığa ad bulamamış seyirci vaziyetinde. Okul, bilgi yüklü ama cahil merkepler yetiştirmekle meşgul. Devlet, okul süresini uzatıp işsizlik meselesini öteleme çabasında. Merak etmeyi öğretmeyen bir eğitim, öğrenmeyen bir nesil, ülkesinin geleceği bataklıkmış, merak eder mi? Gazeteler bir acayip; millî meselelere hassasiyetleri sıfır noktasında.

Kinden, nefretten, hoşgörüsüzlükten, sevgisizlikten, düşmanlıktan bir ateş çemberi ördüler dört bir yanımıza…

Geleneklerimiz, göreneklerimiz, kültürümüz, folklorumuz, laik Cumhuriyetimiz şeriatçı anlayışa göre yeniden düzenleniyor.

Gülmek yasak, kahkaha atmak yasak… Paylaşmak, bölüşmek, sevmek – sevilmek yasak…

Hamile kadınların sokağa çıkması yasak… Ama babanın öz kızına şehvetle sarılması, şehvetle öpmesi serbest, mubah…

Ama üniversite rektörlerinin evinde çocuk *****su seyretmesi, çocuk *****su depolaması serbest… Üstelik bu profesörün “Çağımızın Ahlak Bunalımı” adlı bir de kitabı var ve onu Ensar Vakfı yayınlamış…

Ayrıca, el ele tutuşup halay çekmek yasak… Hem de zina… Hem de zinaların en büyüğü…

İşte bütün bu utanmazları ve dincileri tanı Türk milleti ayağa kalk, çevrende olup bitenlere bir bak… Ne fırıldaklar dönüyor? Ne dolaplar çevriliyor? Bir gör…

Bir ellerinde Kuran, dillerinde Allah ve peygamber, ne yalanlar söylüyorlar? Bir dinle…

Şu 14 yılda senin masum, saf inancını ve dinini kullanarak, senin oylarınla iktidar olup, zenginliklerine zenginlik kattılar… Yedisinden yetmişine, çoluğundan çocuğuna, atasından babasına, ninesinden dedesine bir elleri yağda, bir elleri balda şimdi.

Onlar, bu dünyada cennetlerini çoktan kurdular…

Televizyonlar, insanımızın kafasını gittikçe daha fazla bulandıran, daha karmaşık, sapık dizilerle daha çok para kazanmak derdinde. Bütün bunların suçu, günahı, vebali bu rezaleti görüp sesini çıkarmayan namuslu, dürüst, milliyetçi, vatansever, eli kalem tutan, ağzı laf yapan insanlarımızda, aydınlarımızdadır. Bir nesil hassasiyetlerini kaybediyor, hatta kaybetti. Bu neslin çocukları hiçbir kaygısı olmayan bir nesil olacaktır.

Kaynağı dışarıdan gelen milyarlarca dolarla olağanüstü bir intizamla yürütülen çok ciddi bir savaşın içerisindeyiz. Bu işlem yüzyıllardır planlı bir şekilde yapılıyor. Adım adım. Tek farkı eskiden iki adım atıp etrafı kolaçan ederken şimdi pervasız bir şekilde koşarak, bizi de önlerine katmış kovalayarak bu işlemi yapıyorlar.

Türk milleti tarihten silinecek, yok olacak, Televizyonlarda İngiliz’in, Alman’ın, İsrail’in, ABD’nin, Fransa’nın sözcülüğüne soyunmuş adi yorumcular “Türk devletine savaş açmış PKK meselesi vardır.” demek yerine Kürt meselesinden, “çözüm”den dem vurabiliyor. Hükümet ise hâlâ elindeki kolluk güçlerini, istihbaratını kullanmıyor, kullanamıyor. Çözüm basiretsizliğinden sonra ne yapacağını bilmez durumda ortada kalmış durumda.

Barış, çözüm gibi konular hep emperyalistlerin bir oyunu oldu ve olacaktır. Bu bilinen bir oyundur ama koca Türk Devletini bu ahmaklığa düşürenler hükûmettedir. Türk milleti toptan öldürülmek, bu topraklardan sürülmek istenmektedir.

Türk milletinin üzerindeki bu ölü toprağını anlamak mümkün değil. Vatanını ve milletini birazcık seven herkes kimliksizleşmeye, kişiliksizleşmeye karşı ayağa kalkmalıdır. Ülkemiz gittikçe Suriyeleşmekte, Afganistanlaşmaktadır. Terör, iç çatışma, sefalet, cehalet, pislik, kaçakçılık üst üste binmektedir. Bunun Müslümanlıkla vs. de ilgisi yoktur. Sonu sömürgecilerin oyuncağı olmak, yok olmaktır.

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye, hiç bu kadar perişan olmamıştı…

Zaman varken, Kafanı devekuşu gibi kuma gömmekten vazgeçip, çevrene bir bak,Seni ve o saf inancını nasıl kullandıklarını bir gör… Yoksa seni ve ülkeni Arabistan’dan, Katar’dan daha kötü yapacaklar… Bilesin

Türk Milleti ayağa kalk!

Cumhuriyetimizi bu hallere düşürenlerden hesabını sor.
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti.