Tekil Mesaj gösterimi
Eski 20.04.16, 14:23   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21541
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Nüfus Hareketleri


NÜFUS HARAKETLERİ

Ne garip tecellidir ki, dünya üzerinde bazı ülkeler nüfuslarının çokluğu nedeniyle doğurganlığı önleme, yaşayan gelecek nesillere insanlar ve çokluğu tarafından kirletilmemiş bir çevre bırakmanın önlemi ile çocuk sayısını bire en çok ikiye indirgeyerek aileleri ödüllendiriyor, öbür tarafta mali zenginlikten nasiplenmeyen, ülkelerinde milli gelirde adalet sağlanamayan, sağlıkta, eğitimde, iletişimde sosyal devlet ilkelerinde evrensel kuralların dışında kalan Türkiye gibi idarecileri yoz olan ülkeler, sınırlandırma bir kenara doğurganlığı parasız, mali yardımsız, geri kalmış, aydınlanmadan nasibini almamış özellikle kadınlara 3-5 den aşağı olmamak kaydıyla doğurun vaazlarında bulunuyor..

Ne yazık ki, Türkiye dâhil benzeri ülkelerin, Afrika ve uzak doğudaki bazı ilim irfan, medeni yaşamın öğretilerinden, çağın gerektirdiği her konudaki eğitimden yoksun olan ülkelerin kadınları sınırsız çocuk yapmaya devam ediyor..

Türkiye’de son yıllarda sağlık alanında insanların hayatına sokulan Aile hekimliği Sağlık Ocakları içindeki ünitelerden biri olan, güya ana çocuk sağlığı ile paralel, dün var olup bu gün kullanılmayan aile planlaması birimleri!.. Neden kullanılmaz? Dini vecibeleri yanlış dayatma ile istenmeyen gebeliklerin zorla istenir hale sokulmasının adıdır yasaklanan kürtaj ve hatta doğum kontrol yöntemleri! Bunun için kullanılmaz aile planlaması denen ve adında plan olan ünite!!

Çok çocuk yapma önerisinin altında ve gerisinde olan planların başında, kadını iş ve sosyal yaşamdan alarak eve kapatma hevesleri, kadının yerinin ev kadınlığı olması düşüncesi, ekonomik bağımsızlık ile erkeğe eşit olduğunu kanıtlamayacak kadın tipinin yaratılması, kadın olarak görevlerinin başında çocuk yapmanın, evin ortalığında hizmetçi, mutfağın da aşçı, yatağında aşüfte olmanın ötesinde kadından beklenen bir meziyet bulanmamaktadır.. Kimin anlayışına göre? Elbette Türkiye’yi idare eden sığ ve yoz, irticanın odağı olmakla mâhkum olmuş AKP yöneticilerine göre…

Yaklaşık dünya nüfusu içinde 1,5 milyar olan İslam ülkelerinde 2050 yılına kadar artacak doğurganlık dünya nüfusu içinde hız kesmeden devam edeceği öngörülmekle birlikte, dünya nüfusu içinde sayıları 3,5 milyar civarında olan Hristiyanlar da doğurganlık Müslüman olanlara göre planlı ve az olsa da dine mensubiyetlerini koruyarak sayılarında bir azalma olmayacağı var sayılmaktadır.

Aslında temel insan hakları açısından, insanların hayatını özgürce yaşaması, istenildiği kadar ve fakat sosyal devlet ilkeleri ile desteklenip, aile gelir düzeyi ile bakılabilecek, ısıtılabilecek, sağlıklı ve dengeli beslenecek, tüm evrensel değerleri içeren bilgiler ile eğitim verilecek çocuklar esas olmalıdır.

Bir başka sorun ise hiç hesapta yokken savaş, açlık, kıtlık ve hatta hastalık nedeniyle bir ülkeden veya birkaç ülkeden göç eden ilticacıların çoğunlukta olduğu insanların Türkiye’de yaşandığı gibi şehirlerine boca edilmesidir. 300-400 bin insanın bir çırpıda boca edilen şehirleri ne hale getireceğini şehir plancıları ve sosyal planlamacılar çok iyi bilirler..

Dünyada gelişmiş veya gelişmemiş zengin fakir tüm ülkelerin başına getirilecek idarecilerin bilmeleri gereken, bünyelerine nazil olmuş çeşitli sebeplerle göç etmiş olanları, asimile etmeden, ama çağın gereklerine uyan bir eğitim sistemi ile dünyaya yararlı ve üretken kılmak için çok paraların yanında çok planlar istediğidir..

Türkiye gibi idarecileri ve idareleri yanlış, politika ve idareleri ile idaresinde olduğu ülkenin savaş, kıtlık, hastalık, ile karşı karşıya kalabileceğini takdir edemeyen basiret yoksunları, teknolojik yeniliklere açık olarak ülkelerinin çağdaş ve müreffeh bir yapıya kavuşturulması asli görevleri olması gerektiği bilincinden yoksundurlar..

Hükümetlere idarelere ne zaman sosyal tepkiler oluşur, akıl ve mantıktan sapıldığında, idarecilerin şahsi fikriyat ve dini inançlarının ülkenin milli değerlerinin yerine konmaya çalışıldığında, hukuk üstünlüğünün kişi üstünlüğü ile eş değer olduğunda, kanun hakimiyeti kişi ve polis hakimiyetine endeksli olduğunda, Türkiye’de olduğu gibi siyasi ayaklanmalar, mitingler, gösteriler, eleştiriler eksik olmayacak idarede olanlarda rahat yüzü göremeyeceklerdir..

Bir başka rahatsızlık; idare olanların çalmak, çalınmasına çanak tutmak, komisyon almak, devlet malından rant yaratıp yandaşlarla üleşmek, dinde günah, yasalarca yasak olan ne varsa yapmak, anayasal suç işlemek, nüfusunu ve yetkilerini yanlış ve çıkar odaklarının emrine sunmak daima hep görüldüğü gibi sosyal patlamalara ve infiâlê neden olur..

Siyasi ihtiras emele ve amaca ulaşmak için takiyye ile birleşince ortaya vurgun, soygun, yalan, talan, fesat, nefret, kin, yasaklar, yolsuzluklar, yokluklar çıkarmış! Bu cümleden hareketle galiba biz bilmeden Türkiye’nin son yıllarını iki cümleye sığdırmış olarak anlatmaya çalışmışız gibi…

20.04.2016
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
7 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.