Tekil Mesaj gösterimi
Eski 24.04.16, 19:19   #50
Mediter
Uzman Üye

Mediter - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Apr 2012
Konular: 295
Mesajlar: 2,410
Ettiği Teşekkür: 34734
Aldığı Teşekkür: 14818
Rep Derecesi : Mediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardırMediter şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Elhamdülillah Laikiz... / Can Dündar

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Aristo Mesajı göster


Ben senin kadar detaylı ve örneklendire örneklendire yazamıyorum maalesef. Benim tarzım güm diye vur ve devam et tarzı. Senin gibi detaylandırıcı ve daha ikna edici olabilmeyi isterdim ama o yanımı yitirdim son zamanlarda...
Sevgili @Aristo,
İster, (benim gibi) örneklendire örneklendire, isterse (senin gibi) ''güm'' diye yazalım;
Şartlandırılmış bireyler, araştırmadan, soruşturmadan, yargılamadan, kendilerine anlatılan masallar ile, kendi kafalarından ekledikleri hayallere, biat ediyorlar, inanıyorlar.

Gerçekleri gözlerine soksan da görmüyorlar, görmezden geliyorlar.

Öylesine kavram ve inanç kargaşası içindeler ki, savunduklarıyla, yaşamlarının, dindarlıkları ile (!) yaşam şekillerinin çelişkiler yumağı olduğunun, neyi savunduklarının, tuttukları yolun sonunun nereye gittiğinin ayırdında değiller.
(@Cem1907'ye de yazmıştım) Bu çelişki yurtdışında uzun yıllar kalanlarda daha çok gözleniyor.
Şöyle ki, Avrupa'da yaşamanın etkisiyle,'' insan hakları, demokrasi, evrensellik, hoşgörü, insan, hayvan ve doğa sevgisi'' gibi çağdaş kişilikler geliştiren bireyler,
''Dini, dili ve milliyeti'' farklı yabancı bir ülkede yaşamanın etkisiyle, yaşadığı ülke vatandaşlarının, dinlerine bağlılığı ve milliyetçiliği (etkiye-tepki) psikolojisi yaratıyor ve ''ırkçılığa'' varan milliyetçilik, ''yobazlığa'' varan dincilik söylemleri geliştiriyor.
Örneklemek gerekirse;
Bir kilise veya sinagog gören (İslami kurallardan uzak yaşamlı bir Müslüman bir aileye mensup genç) farklı olmanın etkisiyle, (kendisi hiç camiye ayak basmamış olsa da) Cami'nin savunuculuğunu yapıyor.
Aynı durum, milliyetçilik ve ırkçılık kavramlarında da gözleniyor, içinde yaşadığı toplumdaki milliyetçi ve ırkçılar, kendi ırklarını , bayraklarını savunca, ırkçılıktan uzak evrensel değerlerle yetişmiş genç kendi ırkının ve bayrağının savunuculuğuna başlayarak (ırkçılığa varan) Milliyetçiliğe ve (yobazlığa varan) dindarlığa sürükleniyor.


Bir çokları da, savundukları milliyetçiliğin , ırkçılıktan uzak olduğu iddiasında bulunuyorlar. Oysa bu kişiler (bizler) söylemlerimize, sloganlarımıza dikkat edersek, ne denli ırkçılığa batmış, sürüklenmiş olduğumuzu görürüz.
Örneğin:
Dünya'nın herhangi bir yerindeki etnik kargaşa nedeniyle. ''Bilmem neredeki soydaşlarımız, katlediliyor!'' feryatlarının atıldığını (attığımızı) duymuşuzdur.
''Irkçı'' sözcüğünün , soğukluğundan ve insanlık dışılığından kaçınılmak için söylenen ''Soydaş'' sözcüğü, ''ırktaş'' sözlüğü ile aynı anlamı taşıdığına bile dikkat etmeden, savunmak istediği, destek olmak istediği topluluğu (salt insan oldukları için değil) soydaş (ırkdaş) olduğu için korur duruma düşerek, (etnik kökene göre farklı tepkiler göstererek) insani değerlerden uzaklaşıyor.
Yabancı bir milliyettin ve dinin etkisinde yıllardır yaşamanın oluşturduğu ''etkiye, tepki'' şartlanması nedeniyle de, körü körüne din ve milliyet savunmasına geçerek, (milletinde veya dininde gördüğü) akla, mantığa ve insanlığa sığmayan uygulamaları, ya görmezden geliyor veya inkar yoluna giriyor.


Oysa, DEMOKRASİ (Demokratlık), MİLLİYETÇİLİK ve DİNDARLIK, bir arada olamayacak kadar birbirine zıt kavramlardır.
DEMOKRASİ: Demokratlık, çağdaş olmak, tüm insanlara eşit mesafede durmayı gerektirirken,
MİLLİYETÇİLİK: Sadece kendi ülkesini ve milletini (ırkını) üstün tutar.
DİNDARLIK: Dindar kişi de, kendi dininden (ümmetinden) olanı üstün tutar, çünkü dini bunu emreder.
Bu birbirine zıt akımları benimsemiş bu bireyler , (zaman zaman) ''çağdaşlıkla, milliyetçilikle, dindarlıkla'' çelişen, arabeks (Altı Şişhane, üstü Tophane) davranışlar sergiliyor.

Bu durum bana bir fıkrayı anımsatıyor.
Bir genç berbere girmiş ;
-Usta, bir sakal traşı olak! Demiş.
Berber gence bakmış ve:
-Sular kesik, sabunu köpürtecek kadar bile su yok, daha sonra gelebilir misiniz? Demiş.
Genç:
Babo, biz Erzurumluyak, susuz da traş oluruz! Diye böbürlenmiş
Berber:
-Suratın kanar, çok canın yanar, dediyse de dinletememiş.
Berber, daha usturayı çeker çekmez, her sakal kılının kesiğinden kan sızmaya başlamış. Gencin de gözlerinden yaş gelmiş ve genç berberin eline yapışmış:
-Dur babo, Erzurumluyak dediysek, içinden değiliz, demiş, arkasına bile bakmadan berberden kaçmış.


Günümüzde de,
( Bazıları) Atatürkçü olduklarını iddia ediyorlar (sanıyorlar); ama Atatürk'ün devrimlerini bile özümsememişler, kabullenmemişler , fakat (onlara sorarsanız) çok da Atatürkçüler (!) (Nasıl Atatürkçülükse)
Bazıları ise, Kuran'dan ,ayetlerden ''bi haber'', dini emirlere ve kurallara uymamaktalar ve çağdaş yaşamın gerektirdiği tüm olanakları kullanarak din dışı yaşıyorlar ve bu yaşamlarına dinin izin verdiğini sanırlarken,

diğer taraftan da, ''Dinlerine çok bağlı olduklarını'' söyleyerek sofuluk taslıyor ve (hiç bilmedikleri, uygulamadıkları) İslam konusunda ulema kesiliyorlar.
Bu durumları bana (Allah'ın verdiği cinsiyeti değiştirdikleri için) Allah'a karşı geldikleri varsayılarak, katledilmeleri vacip olan (bir takım kişilerin) ''Ezan'' veya ''mevlüt'' okuyarak ne denli Müslüman olduklarını gösterme çabasına benzetiyorum.
(İslami açıdan) Hem Allah'ın verdiği cinsiyeti kabul etmeyip değiştireceksin, hem de koyu Müslüman'mışcasına dini dilinden düşürmeyeceksin, bu tavır ancak bizdeki ''arabeks'' yaşamda gözlenecek bir davranıştır.

Bu çelişkili yaşam ve söylemler ( ister istemez) Hz Muhammet'in (Ahir zamanın yaklaştığının belirtisi olarak) söylediği iddia edilen:
''Ahir zaman yaklaşınca, camiler dolup taşacak, ama içlerinde mümin olmayacak!'' hadisini hatırlatıyor.

Bu söz günümüze şöyle adapte edilebilir:
''Her yer Atatürkçü dolacak ama içlerinde (Atatürk'ün devrimlerini, eserlerini özümsemiş) gerçek Atatürkçü bulunmayacak...''

''Herkes, Müslüman olduğunu iddia edecek ama içlerinde Müslümanlığın gerektirdiği gibi yaşayan, dini emirleri bilen, dini emirlere uyan olmayacak...''


Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Aristo Mesajı göster
Belki @Mediter bir daha foruma gelir ya da gelmez.. Bilmiyorum.

Ancak havadan sudan bahsetmiyor. Hatta hadislere falan da gitmek yerine Kuran' ın kendisinden alıntılar yapıyor.

Sevgili @Aristo, değişik zamanlarda, değişik sebeplerle Forum Gerçek'ten uzak kaldığım dönemler oldu.
Bu kez uzak kalışımın nedeni, 2015 Yılının EN'lerini Seçiyoruz
konusunda yazdığım gibi,

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster
Atatürkçü çizgide, devrimciliktir. Bunu yapabilmenin yollarından birisi de Forum Gerçek’tir.
Bu nedenle Forum Gerçek benim için çok özel ve önemlidir , (her ne olursa olsun) Forum Gerçek gibi (harika) bir sitenin zarar görmesini hiç istemem ve (elimden geldiğince de) izin vermem.
Örnek olarak şöyle söyleyebilirim; Forum Gerçek’in kurucusu ve yürüten ReaL ile bir sürtüşmem, anlaşmazlığım olsa dahi, Forum Gerçek’i ReaL’den ve kendi gururumdan üstün tutarım ve Forum Gerçek’in etkilenmesini ve zarar görmesini engellemeye çalışırım.

forum ileri gelenlerinin tartışmasının Forum Gerçek'e zarar vereceğine inandığım ve @ReaL ile bir bilek güreşine girmemin Forum Gerçek'i olumsuz etkileyeceğine inandığım içindi.

Zaman zaman ''Laik Atatürkçüler bile, bu kafadaysa'' daha fazla uğraşmanın, yırtınmanın, kendi yaşamını tehlikeye atmanın ne gereği var?'' teslimiyetçiliğine düşmemden de kaynaklanıyordu.
Ama daha sonra da, özel ve güzel bir sebep de, forumdan uzak durmama sebep oldu.
Madem ki bu konu açıldı, konunun üzerinden de epey zaman geçtiğine göre, @ReaL'e de (kırmadan, dökmeden) o konuda yanıt vermem gerekir.


Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Tntcool Mesajı göster

Atatürkçüyümdür veya değilimdir. Ben kendimi herhangi bir etiket içine sokmayı pek sevmem. Atatürkçü olmak da ille senin bahsettiğin (Atatürk ile ilgili) şeyleri özümsemek değildir.

Sevgili @Tntcool,
Benim bahsettiğim şeyler, Atatürk'ün Sosyal ve Medeni alanlarda yaptığı , dini ayetlerle çelişen devrimleriydi.

Evet Atatürkçülük, tam da bunları (Atatürk İlke ve Devrimlerini) özümsemektir ve sende , Atatürkçülükten eser görülmüyor.

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mediter Mesajı göster

Kuran'da ,

Maide Suresi 38. Ayet; ''Hırsızlık yapanların ellerini kesin'' derken :
Bakara Suresi 178. Ayet: ''Kısasa kısas, ölüme-ölüm veya anlaşılırsa diyet (kan parası ödenirse) affedilir' derken:
Kim medeni kanunu çıkararak bu cezaların uygulanmasını engelledi veya kaldırdı? ATATÜRK

Nur Suresi 31. ayet''Kadınların örtünmesi gerektiğini söylerken''
Kılık Kıyafet devrimi yaparak, çarşaf peçeyi kim kaldırdı, kadını köle olmaktan kim çıkardı: ATATÜRK


Nisa Suresi 34. Ayet ''Erkek kadından üstündür, gerekirse erkek karısını dövebilir'' derken,
Nisa Suresi 11. ayet ''Kadın ,erkek kardeşin yarısı kadar miras alır''derken,
Bakara Suresi 282. ayet ''Bir erkek şahit karşılığı, iki kadın şahit bulun'' derken,
Nisa suresi 3. ayet ''Erkek, 2-3-4 eşle evlenebilir'' derken
Kim bu yasaları kaldırarak, kadına eşit haklar verdi? ATATÜRK

Eski Arapça (Kuran) Harfleri kim kaldırdı: ATATÜRK
(Müslümanların başkanı demek olan) Halifeliği kim kaldırdı: ATATÜRK
Kim bu ülke, şeyhler, dervişler ülkesi olamaz demişti: ATATÜRK
Din eğitimi verilen)Tekke ve Zaviyeler ile türbeleri kim kapattırdı: ATATÜRK
Okullardan din eğitimini kim kaldırdı:ATATÜRK
Laiklik ilkesini getirerek, devletin, dine (İslamiyete) destek olmamasını, yaymamasını, karışmamasını kim sağladı: ATATÜRK
Laiklik ilkesi sayesinde, kim tüm inançlar arasında eşit mesafede durarak, her türlü inançtan olanları veya inançsızları (barış ve kardeşlik, vatandaşlık duygularıyla) bir araya getirerek kim bölünmez bir ülke yaratmıştı:ATATÜRK


Atatürk'ün eylemlerine bak ve çevrendeki en dindar kişiye git sor, ''Bu Atatürk devrimleri, ilkeleri İslamiyet'e uygun mu?'' diye..

Kısacası, Atatürk'ün Müslümanlığı (dini inancı veya inançsızlığı) İlkelerine ve devrimlerine yansımıştır.Sadece kendisini ilgilendirmez, Tüm Atatürkçüler de, Atatürkçü olduğu iddiasında olanlar da benimsemek zorundadır.

Cumhuriyeti'ni din devletine dönüştürebilmek amacıyla) Osmanlı dernekleri ve spor kulüpleri açık açık kurulup, Atatürk'ün ilke ve devrimleri ayaklar altına alınıp, Atatürk'ün adı bile ders kitaplarından çıkarılmaya başlanmışken dinciliğin mi? Atatürkçülüğün mü ağır basıyor?
Dindar yanın ağır basıyorsa; NASIL ATATÜRKÇÜSÜN?
Atatürkçü yanın ağır basıyorsa, NASIL DİNDARSIN?



Ben yukarıdaki Atatürk devrimleri ile Ayetler arasındaki çelişkiyi örnek vermiştim.
Sana da açıkça sordum ama ''Tıs'' yanıt yok.
Tekrar soruyorum:
''Allah'ın ayetlerine mi uyalım?
Yoksa, Atatürk devrimlerine mi uyalım?
Yanıt ver ki (biz saflar) safımızı belirleyelim.
Çünkü AKP safını belirlemiş ve Atatürk İlkelerini bir bir yok edip ayetlere uyduruyor.
Çabuk yanıt ver ki, (dini ayetlere uymayan) Atatürk devrimlerini ve ilkelerini savunarak Atatürkçülüğe devam mı edelim,
Yoksa AKP saflarında yer alıp, Atatürk'ün devrim ve ilkelerini rafa kaldırıp , yaşamın tüm alanlarına dini kuralları yaymaya destek mi verelim?

Atatürk'ün devrimlerini kabul etmeden, özümsemeden Atatürkçü nasıl olunuyor, benim anlamam mümkün değil.
Dini inancın olduğunu söylediğine göre:
(Yukarıdaki) Atatürk devrimlerini hatalı mı buluyorsun?

Ayetlere mi uyalım?
Yoksa,
(Kıyamete kadar) Tüm zamanlar için gönderildiği iddia edilen ayetler çağımıza uymuyor da, Atatürk doğru mu yapmış, Atatürk devrimlerine mi uyalım?
Neyse, çift kişiliğinle (laik-Müslüman) bir karar verince bize de bildirirsin. (Umarım)
Ama, Nasrettin Hoca'nın karısına söylediği gibi: ''Sen de haklısın, sen de!'' deme.

İki zıt akım da doğru olamaz çünkü.



Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Asena Mesajı göster
@Mediter yine bana atıfta bulunmuşsun
Ben senin gibi herkesin yazdığını din sanmıyorum. Senin uydurduğunu iddia etmedim; bir türlü anlayamadığım şey:Allah'ı ilkokul mezunu insanların yazdığı kitaplarla kıyaslayıp dini yargılıyorsun.

Bu din tartışmaları baydı artık

Ben senin inancınla alay ediyormuyum? Sende yokluğa inanıyorsun sonuçta. İnandığın bir şey var. Varlık veya yokluk



Sevgili @Asena,
Lütfen olmayan din bilginizle, dini konularda yazmayınız.
Ben yazdığım dini konularda hiç bir zaman bir başkasının kitabından veya kendi kafamdan şeyler yazmadım.

Ben sadece Kuran ayetlerini ve Ünlü İslam alimlerini çevirilerinin linklerini verdim. Ayetleri ve çevirilere ben hiç dokunmadım, yorumlamadım.
Öncelikle, benim verdiğim linklerde 40'a yakın İslam aliminin çevirisi var. Ve ayetlerin tercümesini yapanlar Türkiye'nin ve İslam aleminin (gelmiş-geçmiş)en derin alimleridir.
Küçücük bir din bilgisi olan bile onların, ayetlerin çevirisini yapanların eşsiz İslam alimler olduğunu bilir ve ne çevrilerine ne de kendilerine (ilkokul mezunu iftirası ile) dil uzatır.
Üstelik benim verdiğim linklerdeki onların kitapları değil, Kuran'dır, Kuran ayetleridir.
O alimler ki, içlerinde ''Elmalılı Hamdi Yazır, Abdulbaki Gökpınarlı'' gibi İslam alimleri de vardır.

Bunları tanımıyor olmanız, sizin dininizi ne kadar çok bildiğinizi belli ediyor (!)
Ben hiç bir yorumum da, inanlarla alay etmedim, aksine gerçek inananlara ve inancına uygun yaşayanlara sonsuz saygı duyduğumu söyledim.
Aksine, İslam alimleriyle ve Kuran ayetleriyle alay eden sizsiniz.

Ben size (Cennet'i anlatan) Nebe Suresi 33. Ayet in 40'a yakın İslam aliminin (İçlerinde sizin okumamı istediğiniz Yaşar Nuri Öztürk'te var) çevirisini veriyorum.
Siz ''sapıklık'' diyorsunuz.
Siz hem inançlı olduğunuzu söyleyip, hem de Allah'ın ayetine, nasıl ''Sapıklık'' dersiniz?

Bu nasıl Müslümanlık?
Ayetlerdeki emirler ve tasvirler, sizin yaşantınıza ve hayallediğiniz İslam'a uymuyor diye tüm dünyanın saygı duyduğu İslam alimlerine ve çevirilerine dil uzatmak, inanmamak niye?
İnanın bunca yıldır, dini konular üzerinde, okurum, araştırırım, yazarım ilk defa sizin gibi (Din alimlerinin Kuran çevirilerine inanmayan) birisini gördüm.
Olacak şey değil.
Hem ''Müslüman'ım!'' diyeceksin, hem de hiç bir dini kişilik veya kurumun açıklamalarına, fetvalarına inanmayacaksın.
Eğer bu ayetlerde anlatılanlar, din adamlarınca gazetelerde açıklanan fetvalar ,sizin kafanızdakine uymadıysa, siz yeni bir kitap yazın bari...


Çünkü İslam ve ayetleri budur, başka bir İslam ve ayetleri yok..
Lütfen, şimdiye kadar kulaktan dolma bilgilerinizi bir kenara bırakın hemen bir Kuran tercümesi alarak okuyun.
Din tartışmalarının seni baydığını yazmışsın.
Bilginizin olmadığı bir konuda tartışmaya çalışmanızın abesliği bir tarafa, madem ki bu konular sizi bayıyor;
Ya bu konulardan uzak durun veya bilenlerden feyz alın derim.
Kişiliğinize saygı duymam nedeniyle sizi kırmak üzmek istemiyorum. Daha önce tartıştığımız Müzik Cinsel Arzuları Tahrik ediyorsa Günahtır konusunda (yine) bilmediğiniz İslam konusunda ahkam kesip, İslam alimlerini yanlış çeviri yapmakla, beni de İnançlılarla alay etmekle suçlayınca, size: ''zehir zemberek'' bir yanıt yazmıştım.


Fakat bir süre sonra, (''egom'' yüzünden sizin gibi saf ve temiz birisini kırmamın yanlış olacağını düşünerek) @ReaL'den rica edip sana yanıtımı sildirdim.
Ama görüyorum ki, yine bilmediğiniz bir konu da, beni de @Aristo'yu da bilmemekle suçlamaya devam ediyorsunuz.
Sizler ne kadar dini konularda konuşmaktan, tartışmaktan kaçsanız da, Türkiye'de önümüzdeki (belki de) 100 yıl, din konusunun konuşulacağı, tartışılacağı , (daha da kötüsü) çarpışılacağı (belki de iç savaşa bile yol açacak) bir dönem olacak.
Bu nedenle az bile konuşuluyor, konuşulmasında ve tartışılmasında (çok) geç bile kalınmıştır.
Günümüzdeki AKP'nin temsil ettiği gerici saltanatının (çoğunluğunun) temeli,

1980 askeri darbesiyle, ortaokullara konan zorunlu din dersleri ile her ilde-ilçede açılan İmam Hatip Liseleri'dir.
Buralardan yetiştirilenler, ülkedeki kilit noktalara yerleştirilerek, Laik, demokratik, Atatürk Cumhuriyeti'ni kendilerine belletilen din (şeriat) devletine dönüştürme gayretlerinin sonucudur.
Eğer , (geçmişte) ortaokullarda okutulan hafta bir ders zorunlu din dersi ve her ilde veya ilçede açılmış birer İmam Hatip Lisesi'nin (25-30 yılda) Türkiye'yi bu hale getirdiğini kabul edersek,
günümüzde (askeri okullar da dahil) her okulun İmam Hatip'e dönüştürüldüğünü, gerek ders müfredatlarının değiştirilmesi, gerekse de öğretmen alım kriterlerinin değiştirilmesi nedeniyle okullara doldurulan (hoca-mürit) öğretmenlerle (!) tüm okullar, İmam Hatip'ten de öte, Kuran Kurslarına döndürülmesinin (gelecekte) getireceği sonucu bilmek, tahmin etmek zor olmasa gerek.
Eğitimde yapılan her değişikliğin sonuçları, 20-30 yıl sonra görülür. Bu gün ki AKP iktidarı ve çevremizdeki olumsuzluklar 30 yıl önceki eğitimdeki (laikliğe aykırı) yatırımların sonucudur.
AKP ne yapmaya çalışıyor sanıyorsun?
Niçin Osmanlı Ocakları açılıp durur?
Niçin tüm okullara (Kuran ve din dersleri konarak) İmam Hatip'e çevrilir?
Niçin başkanlık sistemi istenir?
Niçin (yobaz) Arap mültecileri ülkeye doldurulur?
Niçin Suudi Arabistan ve Katar (gibi) çağdışı yönetimlerle kol kola olur?
Niçin Atatürk devrimleri ve laiklik yok edilir ve Atatürk'ün adı, Caddelerden, sokaklardan, statlardan silinir, hatta ders kitaplarından bile çıkarılmaya başlanır?
Sence nasıl bir yönetime doğru yol alıştır?



Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Rosebud Mesajı göster
Sevgili Mediter ve Aristo, konunun felsefesini o derece mükemmel bir şekilde ortaya koymuşsunuz ki, bana söyleyecek pek bir şey kalmamış, tabii Can Dündar'ı da unutmamak gerek.

Son olarak söylemek istediğim; Atatürk ve Müslümanlık arasında yapılacak bir tercihin aslında, medeniyet yani Atatürk'ün deyimiyle çağdaş uygarlık yolu ve çağ dışılık arasında yapılacağıdır.

Yerden göğe haklısın @Rosebud;
Türkiye'de yaşayan (sözde) Atatürkçü ve çağdaş yaşamlıların, gerçek Atatürkçülüğü anlayıp benimsemelerini beklemekten başka çıkar bir yol yok.
Uyanacaklarına dair bir belirti de yok.
Asıl tehlikeye (sessiz ve derinden) yol alırken, PKK çatışması, Sünnet çocuğuna kuş uçurtmaktır.
HDP baraj altı kalsın, AKP , (yapılcak bir erken seçimle) Anayasayı değiştirebilecek çoğunluğu tek başına veya MHP oylarıyla alsın ve rejim değişikliği fiilende gerçekleşsin, o zaman gerçek yüzler ortaya çıkacak ama artık çok geç olacak çok geç...
__________________
Mediter isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz Mediter'in Mesajına Teşekkür Etti.