Tekil Mesaj gösterimi
Eski 27.04.16, 02:05   #15
nurideniz34
Uzman Üye

nurideniz34 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2016
Yaş: 68
Konular: 627
Mesajlar: 3,509
Ettiği Teşekkür: 57561
Aldığı Teşekkür: 8138
Rep Derecesi : nurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyornurideniz34 artık herkes tanıyor
Ruh Halim: Cap Canli
Thumbs up Cevap: Atatürk'ün Bursa Gezileri

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Mathematician Mesajı göster
  • Beşinci Gezi (20 Mayıs - 13 Haziran 1926)
Atatürk, 20 Mayıs 1926’da beşinci kez Bursa’ya geldi. 24 gün süren bu konukluğu sırasında, Altıparmak batısındaki “Beylik Bahçe” adıyla anılan alanda ilk stadyumun yapımı için gereken hazırlıklar tamamlanması buyruğunu verdi, bu amaçla 1.000 lira bağışta bulundu. O arada bir yurt turnesine çıkmış bulunan Raşit Rıza tiyatro topluluğunun sahnelediği oyunu izledi ve temsil sonrasında sanatçılara, tiyatronun sanatı Anadolu insanına sevdirmekte özel işlevi olduğunu belirten bir konuşma yaparak şöyle dedi:

“Sizleri çok takdir ederim. Devrimimizde sizin de önemli hizmetleriniz vardır. Şimdiye değin gördüğüm temsiller içinde sizin temsilleriniz gibi düzenli ve sanat değeri yüksek olanını izlememiştim. Sanatınızı meslek kabul ederek kararlı olmanızı, arkadaşlarınızla içten olarak geçinmenizi özellikle salık veririm. Sizin vatana en büyük hizmetiniz, Anadolu’muzu baştanbaşa dolaşıp halkımıza sanatın ne olduğunu anlatmanız olacaktır.”

21 Mayıs 1926 günü Bursa Belediyesi'ni ziyaret anısı. Atatürk'ün sağında, ellerini kavuşturmuş durumdaki Belediye Başkanı Yağcı Cemal Bey, ikisi arasında geride görünen Dr. Şefik Hüsnü Bey (1927'de belediye başkanı), Yağcı Cemal Bey'in sağında Avukat Tevfik Ayçan (Bursa Halkevi'nin kurucu başkanı, 1928-1930 arası belediye başkanı), Cemal Bey'le Tevfik Aycan'ın arasından geride görünen de Avukat Cemil Öz (1934-1937 arası belediye başkanı).


Bu gezinin son günü, Mudanya iskelesine yanaşmış bulunan “Seyyar Sergi” gemisinde incelemede bulundu, öğle yemeğini orada yedikten sonra yurt gezisini sürdürmek üzere ayrıldı.
Bu beşinci gezi, tarihinden de anlaşılacağı üzere “İzmir suikastı” öncesine denk gelmektedir. Aslında suikastçılar, eylemi Bursa’da gerçekleştirmek istiyorlardı. Ancak buna fırsat bulamadılar. Kaldı ki, suikast girişiminin hayli önceden haber alındığı ve önlemlerin buna göre düzenlenmiş olması da olasıdır.



  • Altıncı Gezi (15 Temmuz 1927)
Atatürk, bu tarihte Bursa’ya bir günlük kısa bir gezi yaptı; aynı gün akşamı 20.30’da beraberindekilerle birlikte Mudanya’ya geçti, orada beklemekte olan Ankara gemisi ile İstanbul’a döndü.




  • Yedinci Gezi (1 – 9 Ekim 1927)
Atatürk, dinlenme ve bazı temaslarda bulunmak amacıyla Mudanya yoluyla 1 Ekim 1929’da yedinci kez geldiği Bursa’da sekiz gün kaldı; 9 Ekim’de İstanbul’a döndü.




  • Sekizinci Gezi (27 Ağustos 1928)
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, yazı devrimi hazırlıkları sırasında 27 Ağustos 1928 günü saat 13.00’te Bursa Hükümet konağında bir kısım bürokrat, işadamları ve halktan kişilerle bir sınama toplantısı yaptı. Gösterilen ilgiden ve elde edilen başarıdan memnun kalarak şöyle konuştu:

“Az zaman içinde, kitaplar henüz elinize geçmeden yeni harfleri mükemmelen öğrenmişsiniz, tebrik ederim. Bu ziyaretten ve Bursa halkını pek az bir zaman içinde yeni harflerimizi öğrenmiş görmekten pek memnun ve mütehassısım. Bu mesele işte bundan ibarettir. Şimdi bildiklerinizi herkese öğretiniz.”




  • Dokuzuncu Gezi (21 – 22 Ağustos 1929)
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, 21 Ağustos 1929 sabahı saat 09.00’da Ertuğrul yatıyla Yalova’ya geldi. Bir süre Yalova’da incelemelerde bulundu, saat 14.00’te otomobille Orhangazi’ye hareket etti. Burada da kısa süre halkla görüşen ve dinlenen Cumhurbaşkanı ve beraberindekiler Bursa’ya geçti. Ertesi günü Işıklar Askeri Lisesi’ni ziyaret etti, Silâhlı Kuvvetler tarafından yürütülen Bursa manevralarını izledi. Daha sonra Mudanya üzerinden 17.30’da İstanbul’a hareket etti.



  • Onuncu Gezi (4 – 5 Ocak 1931)
23 Aralık 1930 günü Menemen’de laik düzene başkaldırma girişiminde bulunan bir grup yobaz, kendilerine engel olmak isteyen Öğretmen Yedeksubay Mustafa Fehmi Kubilay’la Hasan ve Şevki adlı iki bekçiyi şehit etmişlerdi. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, Trakya’yı kapsayan yurt gezisini keserek İstanbul’a dönmüş ve olaya şiddetle tepki göstermişti. Bu kapsamda Bursa’ya da bir ziyaret yaparak gerici davranışlar konusunda ilgililerin dikkatini çekti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, 5 Ocak 1931 günü Cumhuriyet Halk Fırkası binasından çıkarken. Sağında CHP Genel Sekreteri Recep Peker, solunda ise Kılıç Ali Bey.





  • On Birinci Gezi (7 Ağustos 1931)
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, 7 Ağustos 1931 günü Bursa’ya bir günlük bir gezi yaptı, Uludağ’da incelemelerde bulundu.




  • On İkinci Gezi (17 – 19 Ocak 1933)
Atatürk, bu tarihler arasında bir kez daha Bursa’yı ziyaret etti. Denetlemelerde bulundu. Yapılmakta olan Çelik Palas Oteli inşaatını gezdi. Bu arada ezanın Türkçe okunması ile ilgili gelişmelerle ilgilendi.




  • On Üçüncü Gezi (5 – 7 Şubat 1933)
1 Şubat’ta Bursa’da Ulu Cami’de öğle namazı sırasında Ezan’ın Türkçe okunmasına karşı çıkan bir grup, önce Evkaf müdürlüğünü, ardından Vilâyeti basmaya kalkıştı. Bu olay üzerine İzmir’de bulunan Atatürk 5 Şubat günü yeniden
Bursa’ya geldi. Olayları inceledi; 6 Şubat gecesi, Çekirge yolundaki Köşk’te bir grup gazeteci ve aydının katıldığı yemekte, Türk gencinin rejimi ve devrimleri koruması konusunda aşağıdaki konuşmayı yaptı:


“Türk genci inkılapların ve rejimin sahip ve bekçisidir. Bunların lüzumuna; doğruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve inkılapları benimsemiştir. Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu, bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır... demeyecektir. Hemen müdahale edecektir. Elle, taşla, sopa ve silâhla, nesi varsa onunla, kendi eserini koruyacaktır.

Polis gelecektir, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz inkılap ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme, onu mahkûm edecektir. Genç, ‘Demek adliyeyi de ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lâzım’ diyecektir.

Onu hapse atacaklar, Kanun yolunda itirazlarını yapmakla beraber, bana, İsmet Paşa’ya, Meclis’e telgraflar yağdırıp haksız (haklı) ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını, kayırılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘Ben inanç ve kana-atimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve amilleri düzeltmek de benim vazifemdir.

İşte benim anladığım Türk genci ve Türk Gençliği...”


Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, 6 Şubat 1933 gecesi bu köşkte, sofrada birlikte olduklarına "Bursa gençliği ne demek? Memlekette parça parça, yer yer gençlik yoktur; Türk gençliği vardır" diye başladığı o ünlü "Bursa Nutku"nu yazdırdı.






  • On Dördüncü Gezi (4 Mayıs 1934)
Yalova’da bulunan Atatürk Bursa’ya bir günlük bir ziyaret yaptı.




  • On Beşinci Gezi (15 – 17 Temmuz 1935)
Atatürk, dinlence amacıyla bulunduğu Yalova’dan 15 Temmuz’da yanındakilerle birlikte İznik’e geldi. Daha sonra Yenişehir üzerinden Bursa’ya geçildi. Bursa’da kaldığı iki buçuk gün boyunca çeşitli yerlerde incelemelerde bulundu, Uludağ’a bir gezi yaptı. 17 Temmuz’da Mudanya üzerinden İstanbul’a gitti.




  • On Altıncı Gezi (6 – 8 Haziran 1936)
Atatürk, manevî kızı pilot Sabiha Gökçen’in Bursa’ya yapacağı uçuş sonrasında onu karşılamak ve öylelikle gençleri ve özellikle kadınları havacılığa özendirmek amacıyla 6 Haziran 1936 günü Bursa’ya geldi. Ertesi günü Sabiha Gökçen saat 16.20’de çift kanatlı uçağıyla Yeşilköy’den havalandı ve 17.00’de Bursa Havaalanı’na alanına indi. Daha sonra Atatürk’ün isteği üzerine, Bursa üzerinde bir uçuş yaptı. Atatürk 8 Haziran’da Bursa’dan ayrıldı.



  • Bursalı Gençlere Söylev (26 Mart 1937)
Bursalı yüksek öğrenim gençliği 26 Mart 1937’de Ankara Halkevi’nde “Uludağ Gecesi” adıyla bir toplantı düzenlemiş ve bu toplantıya Atatürk’le, dönemin Ekonomi Bakanı Celal Bayar’ı da davet etmişlerdi.

Atatürk, yanında Celal Bayar ve Âfet İnan olduğu halde gecenin ilerlemiş saatinde Uludağ Gecesi’ne geldi. Bayar, Atatürk’e, Bursalı gençlerin O’nu yorulmadan izleme kararında olduklarını vurgulayan birkaç söz söyledi. Bunun üzerine Atatürk, bir bakıma vasiyeti niteliğinde olan şu konuşmayı yaptı Bursalı gençlerin Uludağ Gecesi’nde:

“Arkadaşlar!
Bu gece buradaki toplantınızı ve benim hakkımdaki derin duygularınızı Celal Bayar çok güzel ve canlı bir ifade ile bana bildirdi. Bu meyanda dedi ki: Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takibe aht etmişsiniz.

İşte ben bilhassa bu sözden çok duygulandım.

Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmadan ne demek? Yorulmamak olur mu? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada da dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk her insan, her mahlûk için tabii bir halettir
(durumdur). Fakat insanda yorgunluğunu yenecek manevî bir güç vardır ki, işte bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür.

Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlâtları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Ben bu akşam buraya, yalnız bunu size anlatmak için gelmiş bulunuyorum. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize, durmadan, yorulmadan yürüyecektir. Biz de bunu görmekle bahtiyar olacağız.

Şimdi çocuklar eğleniniz.”
............................................

Elinize emeğinize sağlık...
__________________
En büyük zenginlik,
Sıhhat ve afiyette olmaktır...


İstanbul - 0RH pozitif -1949

Balıkçı Reisi: Nuri Deniz
(Kimya ve İşletme müh.)
nurideniz34 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz nurideniz34'in Mesajına Teşekkür Etti.