Tekil Mesaj gösterimi
Eski 28.04.16, 13:11   #1
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5416
Mesajlar: 24,440
Ettiği Teşekkür: 97375
Aldığı Teşekkür: 135777
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Laiklik Kadındır | Yılmaz Özdil


Laiklik kadındır


Keriman Halis Ece’dir laiklik.
Sabiha Gökçen’dir.
Halet Çambel’dir.
Bahriye Üçok’tur.
Türkan Saylan’dır.
Muazzez İlmiye Çığ’dır.
Suna Kıraç’tır.

*

Laik kelimesi, Yunanca “laikos” sıfatından geliyor. Laikos’lar ruhban sınıfından olmayan, toprak zengini olmayan, tüccar olmayan demekti. Yani, yurttaş haklarına sahip olmayan sıradan halk kitleleriydi. Kadınlar, çocuklar, ırgatlar ve kölelerden oluşuyordu.

*

Monarşiyi yıkan Fransız devrimcileri, kendi laikoslarına… Yani “sans culotte-baldırı çıplak” tabir edilen sıradan halk kitlelerine “eşit yurttaşlık” getirdi. Böylece, ruhban sınıfının tekerine çomak sokulmuş oldu. Kiliselerde derhal karalama kampanyası başlattılar, devrimcileri “dinsiz” yaftasıyla aforoz ettiler.

*

Laikos sıfatı Fransızca’ya laique diye geçti. Türkçe’ye de Fransızca’dan laik diye geçti.

*

Türk devriminin temel taşı laiklik kavramı, Fransızca’dan Türkçe’ye geçerken, dinsizlik iftirasını da beraberinde getirdi. Fransa’daki ruhban sınıfı ne yaptıysa, buradaki ruhban sınıfı, şeyhler-şıhlar-tarikat ağaları da aynısını yaptı. Sıradan insanların “eşit birey” olmalarına karşıyız, herkese hukuken eşit haklar verilirse, bizler bu ahaliyi nasıl sömüreceğiz diyemediler, “laiklik dinsizliktir” dediler. Karalama kampanyasını “din” üzerine oturttular.

*

Laiklik kavramının kökenindeki laikos’ların çoğunluğu kadındı. Adı üstündeydi yani… “Eşit birey” imkanı veren laiklikten en çok faydalanan sınıf, kadınlar oldu.

*

Laikliğin özellikle kadınları özgürleştirmesi, kadınları erkeklerle hukuken eşit hale getirmesi, yobazları çıldırtmıştı. Çünkü, ters orantılıydı… Kadınların toplum içindeki varlığı ne kadar artarsa, ruhbanlar o kadar güç kaybediyordu. Tekkelere zaviyelere, tarikat yuvalarına gelen erkeklere bir şekilde nüfuz ediyorlardı ama, hapsedildiği evinden çıkıp okula gitmeye başlayan kızlara, sosyal hayata karışan kadınlara müdahale edemiyorlardı.

*

Toplumun yarısına, sadece erkeklere hükmetmeye programlıydılar. Toplumun öbür yarısını kontrol edemiyorlardı. Kadınlar özgürlüğe kanat çırpan kuşlar gibi ellerinden avuçlarından kaçıyordu.

*

İşte bu nedenle, Mustafa Kemal vizyonunun, Türk devrim mucizesinin merkezinde “laiklik” ve “kadın” vardı.

*

Ve işte tam bu nedenle, Atatürk düşmanlarının, karşıdevrimcilerin ortak paydasında “din tüccarlığı” ve “laik kadın”a alerji vardır.

*

Habire doğursun, hamileyken sokağa çıkmasın, kahkaha atmasın, parklarda kızlı-erkekli oturmasın, sussun, haddini bilsin filan… Bunları söyleyenlerin ortak özelliği, anti laik olmalarıdır.

*

Yıldız Kenter’dir laiklik.
İdil Biret’tir, Suna Kan’dır.
Leyla Gencer’dir.
Müzeyyen Senar’dır.
Neriman Altındağ Tüfekçi’dir.
Aysel Gürel’dir.
Türkan Şoray’dır, Fatma Girik’tir, Filiz Akın’dır.
Adile Naşit’tir.
Duygu Asena’dır.
Filenin sultanlarıdır.
Potanın perileridir.

*

Laiklik, kadındır.

*

Yobazlığın panzehiri…
Laik kadınlardır.




__________________


Canan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
4 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.