Tekil Mesaj gösterimi
Eski 29.04.16, 12:32   #1
Mustafa Akten
Abdülmelik Hankendi

Mustafa Akten - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2013
Yaş: 74
Konular: 532
Mesajlar: 2,782
Ettiği Teşekkür: 21549
Aldığı Teşekkür: 11270
Rep Derecesi : Mustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardırMustafa Akten şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Yalniz
Standart Hürriyet Nedir?

HÜRRİYET NEDİR?
Bir hürriyet tarifi ile başlayarak, hürriyet denilen, içi boş olmayan insan yaşamında aş, ekmek, su, hava kadar elzem olan bir yaşam biçiminden söz edelim hürriyet!! Hürriyet dendiğinde birine veya birilerine biat etmeden bağımsız, en kötü koşullarda dahi hürriyeti engelleyici baskılara, yıldırmalara, ezalara, cefalara, cezalara boyun eğmeden yaşama, baskılardan bunalıp teslimiyetçi olmama durumunun kendisidir hürriyet!
*Eğer idamesini istediğiniz milli manevi ülküleriniz, idealleriniz, ilkeleriniz varsa ihtiyacınız olan hürriyettir!
*Eğer sulandırıldığına inandığınız milli manevi değerleriniz varsa doğru olanların devamı için mücadele, mücadele için ihtiyacınız olan hürriyettir!
Eğer mal, mülk edinme, eleştirme, okuma, okunacakların sınırsız kotasız, konuşacakların kişilik haklarına zarar vermeden eleştiri mahiyetinde kotasız, sınırsız, icazetsiz olmasını isterseniz ihtiyacınız olan hürriyettir!

Hürriyetler şüphesiz sınırsız değildir.. İnsan yaşamını belirleyen kurallar içinde, günümüz deyimi ile medeni kanunlar çerçevesinde birinin hürriyetinin başlayıp bittiği yerde, bir başkasının hürriyetinin başlayacağı, kanunlarla tanzim edilmese dahi, eski deyimle “adab-ı muaşeret”, günümüz deyimi ile görgü kuralları ile pekişmiş toplum yaşamlarına girmiştir.

Kişiden kişiye, toplumdan topluma yapılan hakaretler kişilik hakları ihlâlidir.. Sürekli hakaretlere maruz kalanlar ise, idareci ise konumunu, dilini, uygulamalarını, düzeyli, düzenli ve dürüst, yasalara uygun hale getirmek zorundadır..
İstisnai hal ve hareketlerden dolayı hakaret almak başkadır, toplumun gözü önünde olup, eleştiri sınırları aşılarak tatmin olma duygusu ile hakaretlere maruz kalmak başkadır.. İdari konumda olanlar, idare edilenlere kendisini eleştirdikleri için hakaret etme hürriyetini bulamazlar…

İnsan yaşamında, seçerken, seçilirken, eş, iş, konut, mekan, çevre, sosyal çevre seçerken inanılan bir takım değer yargılarına göre hareket edilir.. Bireysel değer yargıları yanında toplumun değer yargılarının varlığı hürriyetler adına asla göz ardı edilmez. Edilirse anarşi ve toplum yaşamında hürriyet yerine kaos yaşanır..


Hür ve hürriyet içinde yaşayan toplum bireyleri, idari olarak belirlenmiş katı ve faşizan, otoriter, totaliter uygulama ve yönetim tarzına daima hürriyetler adına haklı olarak karşı çıkar, haklı olarak bireysel ve toplumsal tepki koyarlar.. Önemli olan gelişmiş, medeni, aydınlığa yüzü dönük toplumlarda bu algıyı yaratmak kolaydır da, kaderci anlayışı kendine yaşam felsefesi yapan toplum bireylerine anlatmanın zorluğudur. Tıpkı Türkiye ve adına İslam ülkeleri denilen insanlara hürriyetin fazileti ve güzelliğinin anlatılamadığındaki zorluklar gibi…!!



29.04.2016
Mustafa AKTEN
__________________
Mustafa Akten isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
2 Üyemiz Mustafa Akten'in Mesajına Teşekkür Etti.