Tekil Mesaj gösterimi
Eski 04.05.16, 16:38   #1
Canan
Çiçekci kız

Canan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Mar 2011
Konular: 5418
Mesajlar: 24,445
Ettiği Teşekkür: 97377
Aldığı Teşekkür: 135791
Rep Derecesi : Canan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardırCanan şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart İşte Laikliğin Yer Almadığı Dindar Anayasa!. | Uğur Dündar.


İşte laikliğin yer almadığı dindar anayasa!..


“Bizler; adalet, hürriyet, hukukun üstünlüğü, eşitlik, insan hakları, demokrasi, manevi ve milli değerlere bağlı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak, Yüce Allah’ın devletimizi sonsuza kadar koruması dileğiyle bu anayasayı kabul ediyoruz.”

* * *

Başlangıç bölümünden sonra gelen ilk dört maddeyi de şöyle yazmışlar:
1. Madde: (Devletin Şekli)
Türkiye devleti bir cumhuriyettir.
2. Madde: (Cumhuriyetin Niteliği)
Türkiye Cumhuriyeti hak ve adalete, hukukun üstünlüğüne, insan haklarına, halk egemenliğine, kuvvetler ayrılığına bağlı demokratik bir devlettir.
3. Madde: (Devletin Bütünlüğü-Resmi Dili-Milli Marşı-Bayrağı)
Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Resmi dili Türkçedir. Milli marşı İstiklal Marşıdır. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
4.Madde (Egemenlik)
Egemenlik kayıtsız ve şartsız millete aittir.”

* * *

Okuduğunuz Anayasa taslağı, günümüzün Meclis Başkanı İsmail Kahraman’ın başkanlığını yaptığı Birlik Vakfı tarafından hazırlanarak 2012 yılında TBMM Anayasa Komisyonu’na sunuldu.

* * *

Şimdi de mevcut 1982 Anayasası’nın aynı bölümlerine göz atalım ve aradaki siyahla beyaz kadar net farkı birlikte görelim:
“Türk Vatanı ve Milletinin ebedi varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılap ve ilkeleri doğrultusunda…” denilerek devam eden başlangıç bölümünden ilk dört maddeye geçiyorum:
1. Madde: (Devletin Şekli)
Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
2. Madde (Cumhuriyetin Nitelikleri)
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
3. Madde: (Devletin Bütünlüğü, Resmi Dili, Bayrağı, Milli Marşı ve Başkenti)
Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli Marşı “İstiklal Marşı”dır.
Başkenti Ankara”dır.
4.Madde: (Değiştirilemeyecek hükümler)
Anayasanın 1’inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3’üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

* * *

Sevgili okurlarım,
İsmail Kahraman ve arkadaşları, Anayasanın değiştirilemez hükümlerini hiçe sayarak hazırladıkları teklifte Atatürk, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve devrimleri, laiklik, sosyal hukuk devleti gibi sözcük ve kavramlara hiç yer vermiyorlar. (Metnin ilerleyen bölümlerinde ise, laikliği pranga olarak tanımlıyor ve sıkça dini içerikli önerilerde bulunuyorlar.)
Başkentin Ankara olduğunu da yazmıyorlar!
Peki başkentsiz bir devlet olamayacağını bilmiyorlar mı?
Biliyorlar da açıklamak işlerine gelmiyor!
Çünkü iddiaya göre; başkenti, Cumhuriyetin simgesi Ankara’dan alıp, padişahlığın payitahtı İstanbul’a taşımayı, böylece son darbeyi vurmayı planlıyorlar.

* * *

Daha önce de yazdığım gibi adamların niyeti belli:
Karşı devrimi adım adım hedefine götürüyorlar.
Bu nedenle yazdıkları anayasa beni hiç şaşırtmıyor!..
Üzüntüme gelince…
Atatürk’ün kurduğu CHP’yi yönetenler, onun emaneti olan Cumhuriyete hıyanetin belgesi niteliğindeki bu teklifi Meclis’e İsmail Kahraman’ın getirdiğini bilmelerine karşın, onun yönetiminde bir anayasa yapmayı nasıl kabul ettiler?
O masaya nasıl oturdular?
İşte buna çok, ama çok üzülüyorum…


__________________


Canan Şu Anda Forumda.   Alıntı ile Cevapla
3 Üyemiz Canan'in Mesajına Teşekkür Etti.