Tekil Mesaj gösterimi
Eski 06.05.16, 15:03   #32
LaLe
Ne Mutlu Türküm Diyene

LaLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Jan 2009
Konular: 2490
Mesajlar: 21,832
Ettiği Teşekkür: 88528
Aldığı Teşekkür: 127782
Rep Derecesi : LaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardırLaLe şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: Huzurlu
Standart Cevap: Canan Karatay: Çaya Şeker Yerine Tereyağı Koyun

Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Rosebud Mesajı göster
meğine tereyağı sürer yerdi ve kalpten de ölmedi.
Diyeceğim o ki; evet bence de çaya koymak iğrenç ama Canan Karatay'ın düşünce yapısını çok iyi bildiğim için sanıyorum halâ devam etmekte olan bu algıyı kırmak adına çarpıcı bir sunum yapıyor Canan hoca.
@Rosebud tebrikler Canan Hoca'nın vermek istediği mesaj sana gerektiği gibi ulaşmış. Bazen bir konu üzerine dikkat çekmek için insanların kafasını karıştıracak cümleler kurmak çok yerinde oluyor. Tıpkı bu haberde gazetecilerin konu içinde yazan bir cümleyi başlık yapıp, hepimizin bu konuda buluşması gibi...

Canan hoca da kendine has uslubuyla insanlarımızın gözlerini açmak için espirili yorumlarının arasına gerçekleri çok güzel sıkıştırabiliyor.

Ufakken yemek konusunda fazlaca mızmız bir çocuk idim. Annem sabahları bana kahvaltı yaptırırken bir kase içine ılınmış çay, tereyağ, peynir, ekmek ve şeker koyardı, bunun adına da Papara derdi ve sonra da bana bir güzel yedirirdi. Tereyağını sevmeyen bir çocuk olarak (o zamanlar sevmezdim), ben o tereyağlı çay karışımını bir güzel yerdim ve çok da hoşuma giderdi. İnanın bugün hala ara ara yaparım onu.

Kaldı ki İngilizler çaylarına süt koyarlar. Tereyağ neden yapılıyor? Yada kahveye krema konulur. Tereyağının bir önceki aşaması krema değil mi?

Tekrar Canan Hoca'ya dönecek olursak, yorumların bazılarına bakıp üzülmemek mümkün değil.

Arkadaşlar, Canan Hoca İstanbul Bilim Üniversitesi'nde bir zamanlar rektörlük yapmış. Kardiyoloji Ana Bilim Dalları öğretim üyesi olmuş. Kendisi kalp ve iç hastalıkları profesörü, yani boru değil. Ne dediğini anlamıyorum diyen bazı arkadaşların bu dallarda bilgileri yoksa, sahiden de onu anlamaları mümkün olmaz.

Doktorluktan doçentliğe geçip sonrasında profesörlüğe geçmek için hangi aşamalardan geçilmesi gerektiğini, ilgili bilim alanlarında kaç sene çalışılması gerektiğini, ve çalışmaları ile ilgili uluslararası kaç, ülke içinde kaç yayın yapması gerektiğini burada sıralamama gerek yok, google bu konuda size yeteri kadar bilgi verir.

Karşınızda ben gibi yolun başında olan biri yok arkadaşlar, bir profesör var. Eleştirirken dalga geçer gibi değil, kendimize yakışır şekilde eleştirelim lütfen.


Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi Banemin Mesajı göster
.
Anladığım kadarıyla çaya tereyeğı koyma işini herkes bir şekilde çözmüş ve olumlu veya olumsuz bir seyler söylemekte.

Ben alıntıda koyulaştırdığım yere takıldım ve hala çözemedim. Becerebilirsem bunu denemek istiyorum. Önerilerinizi bekliyorum.

Sevgili @Banemin, sana önerim şu; haberin çıktığı gazeteyi arayıp ayrıntılı bilgi alman
LaLe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
6 Üyemiz LaLe'in Mesajına Teşekkür Etti.