Tekil Mesaj gösterimi
Eski 07.05.16, 13:29   #5
alkanaga
Uzman Üye

alkanaga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Sep 2015
Konular: 102
Mesajlar: 1,698
Ettiği Teşekkür: 4231
Aldığı Teşekkür: 6221
Rep Derecesi : alkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardıralkanaga şöhret ötesinde bir itibarı vardır
Ruh Halim: none
Standart Cevap: Solculuk ve Türkiye


Acaba, Sol Nedir?
Normal hayat içerisinde de insanların düşüncesini düz bir çizgi olarak düşünürsek, o çizgi üzerindeki düşünceler birbirlerinin ya sağında ya da solunda kalacaktır. Aslında sağ ve sol kavramlarına böyle bir şablon üzerinden değerlendirmek gereklidir.



Sol kutbu daha iyi anlayabilmek için toplumsal tabakalaşmalara bakmak gereklidir. Toplum içerisinde gariban, orta halli, durumu iyi ve durumu çok iyi gibi belli tabakalara ayırdığımızı düşünün. Sosyolojik açıdan sağcılık Yukarı sınıf, Ortacılık Orta sınıf, Solculuk ise aşağı (ezilen) sınıf ile özdeşleştirilir ama ne var ki, Türkiye de sol, bir kitle hareketi olamamıştır. Bunun en büyük sebeplerinden biri feodal yapı içerisinde alt sınıf kişilerin bir vatandaşlık olgusu geliştiremeyip, dinsel veya geleneksel etkenlerle bidatçı bir kültüre sahip olmasıdır.



İdeolojik olarak sağcılık ta solculukta Devrimcidir. Her ikisi de bulunulan ortamın değiştirilmesini isterler. Fakat sağcılıkta ki devrim anlayışı daima “karşı devrimcilik” tir. Sol’un devrimciliği rasyonellik içerdiğinden dolayı bir evrensellik taşır.



19 yy. boyunca ortaya çıkan liberal burjuva hegemonyası sağcı ve solcu eleştirmelere maruz kalmıştır. Bu yüzyıl içerisinde “Marksçılığın” ortaya çıkışına kadar birçok sol hareket “sosyalist” denen bir grup adı altında toplanıyordu. Bunların arasında şiddet yanlıların olduğu kadar genel de ütopyacı tipler daha fazlaydı (2). Sol un o zamanki amacı zaten el değiştirmiş olan egemenliğini toplumun en kalabalık ama en az mutlu olan kitlesine vermek idi. Ama sosyalistler bunun üzerinde olan en büyük engelin kapitalist rejim olduğunu gördüler. Bu yüzden solcular, özel mülkiyeti kaldırmayı içeren ekonomik bir politikaya ağırlık verdiler. Bütün halklara siyasal vatandaşlık hakkı sağlanmalı ve ekonomik vatandaşlık hakkı verilmeliydi.
Alman tarih felsefesinin de yardımıyla Almanya da Karl Marks, toplumsal ve ekonomik bazı çözümlemelerde bulunmuş ve bunu “emek-değer”, ve “artık- değer” temeli üzerine oturtmuştur. Maksist solculuk anlayışında bu iki öğe sınıf mücadelesinin ve maddeciliğin özünü oluşturur.
Kısaca toplumlarda üretim güçleri üretimsel ilişkileri doğurur ve bu ilişkiler toplumsal iklimleri (hukuki-siyasi vs) ve toplumsal hiyerarşiyi (alt-üst) belirler. Bazen bu ilişkiler gelişirken siyasi ve hukuki devrimler olur, üst yapı da temele uygun olarak değişir (umarım sıkıcı olmuyorum, aslınsa uzun yazmayı sevmem).




Marksçı teoride sosyalist dönemi bir sınıf diktatörlüğüdür. Kapitalist burjuvanın yerini alacak sosyalist proleterler, “iyi topluma” geçişi sağlayacaktır. İyi toplum her şeyin kişilerin gereksinimine göre paylaştırılacak olması ve kişilerin kendi emeğinin üzerinden yabancılaşmanın sona ereceği bir durumdur. Marksçılar için solculuk, işçi sınıfının yararınadır ve en çok onlar kapitalizm tarafından sömürüldüğü için devrim onların sırtına yüklenmiştir (Maoculukta feodal düzende olan toplumlar için bu durum çiftçilerdedir).
__________________
Sevmekten asla vazgeçmeyin. Sevgisiz bir hayat amaçsız, anlamsız olur. Alkanaga
alkanaga isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
8 Üyemiz alkanaga'in Mesajına Teşekkür Etti.