Tekil Mesaj gösterimi
Eski 09.05.16, 11:25   #3
alamancı
Tam Üye

alamancı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üyelik Tarihi: Oct 2013
Konular: 132
Mesajlar: 239
Ettiği Teşekkür: 234
Aldığı Teşekkür: 833
Rep Derecesi : alamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzelalamancı gerçekten güzel
Ruh Halim: Depresyonda
Standart Cevap: İleri Demokrasi



AKP’nin tabanı ve AKP’ye yakın çevreler “ne yapsan itaatindeyim” tutumuyla AKP'ye oy verirken, Türkiye’nin solu olmadığı için toplumun değişim dönüşüm isteyen kesimleri güçlerini birleştirip AKP'nin karşısına güçlü bir muhalefet çıkartamadı,aksine devamlı iç çekişmeler ve menfaat hesapları ile bölünüp parçalanarak AKP'yi bu günkü durumuna ve Erdoğan'ı da tek adam konumuna getirdiler.
CHP ise o vakte kadar ve günümüze kadar muhalefet biçimini değiştirmedi.muhalefetini soldan değil, AKP’nin sağına geçerek sürdürdü. AKP’nin başlarda söylediği sözü tutmayıp, aslına rücuh ederek gericiliğin batağına sürüklenmesinde diyebiliriz ki belli ölçülerde CHP’nin de payı vardır.
AKP bunu fırsat bildi ve şimdiye kadar toplumu oyalamayı başardı. Zaten ülkede özgürlüklerin gelişmesine, demokratikleşmeye pek de gönüllü olamayan AKP’nin istediği bir gözdü, CHP bu tutumuyla ona iki göz birden vermiş oldu.
Acaba dünyada CHP’den başka, özellikle üst yönetim kadroları ve merkez yapısı statükocu, değişime kapalı ama tabanı değişim ve dönüşüme açık, özgürlüklerden ve demokratikleşemeden yana, sol–sosyal demokrat başka bir parti var mıdır?
Şu an ülkemizin içine düşürüldüğü durum, bu savaş hali, bu çatışmalı hal,giderek bir Ortadoğu ülkesi haline gelmemiz, Suriye ile olan ilişkiler başta olmak üzere dış politikada ülkemizin geleceğini tehlikeye sokacak gelişmeler ve daha pek çok alandaki istikrarsızlık konularında CHP’nin günahı hiç de az değil.
Aslına bakılacak olursa CHP’nin bu konularda ciddi, somut, sahiden tutarlı politikaları hiç olmadı. AKP’ye alternatif olamadı.
17-25 Aralık olayları, devletin hükümet eliyle soyulması bu kadar olmamalıydı. Cumhuriyet değerlerinin bu kadar ucuza, bu kadar teslimiyet politikalarıyla elden çıkmamalıydı. Toplumun geleceksizleştirilmesine ve korkuya teslim olmasına bu kadar kolay izin verilmemeliydi.
Ülkeyi karanlık götürürken CHP sağın sularına yelken açmakla meşguldü.
Bugün toplumun %50’den fazlası hırsızlıkları, yolsuzlukları, hukuksuzlukları onaylar hale geldi.
Bir ölçüde ceberut devlet politikalarının devamını sağlamak isteyen, tek tipçi, inkârcı, ötekileştirici tedavülden kalkması gereken devlet politikalarına CHP’de yeşil ışık yakmış oldu. Gösterdiği geri muhalefet biçimiyle, yangının altına odun atarken yakalandı. Halkın ezici çoğunluğu yoksul, hatta açlık sınırına yakın. İşsizlik hat safhada! Kimse kendini güvende ve iyi hissetmiyor. AKP eliyle devletin malı deniz olmuş gidiyor. Bu gün halkın çok büyük bölümü AKP’den kurtulmayı aklından geçiriyor belki ama CHP bu konuda kimseye güven vermiyor. Oylarının %25’te çakılıp kalmasının sebebi budur.
Bütün bu konularda “AKP’ye yüklenmek, onun halk düşmanı, geleceğimizi çalan politikalarını eleştirmek ve deşifre etmek varken niye CHP’yi suçluyorsunuz” demek elbette çok kolay. Ama mesele başka. Ülke bu hale geldi. Hak ihlalleri, hukuksuzluk, yalan, talan ve ortada bir korku imparatorluğu. Elbette birileri soracak bütün bunlar olurken CHP nerdeydi, AKP meydanı neden bu kadar boş buldu?
__________________
alamancı isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
alamancı'in Mesajına Teşekkür Etti